IMF bunu hep yapıyor

IMF bunu hep yapıyor

Ekonomi iyi gidiyormuş, ama cari açığa dikkatmiş... Cari açığı büyüten iyi gidiyor, büyüyor diye olumladığınız gidişattır.

Çok değil, üç yıl önce, yani 2000 yılı başında, "sabit kur çıpası" ile dezenflasyon programı uygulatmaya kalkan ve düşük tutulan kur sonucu ithalatı, ardından cari açığı patlatıp sıcak parayı kaçırtan ve Türkiye'nin dehşetli küçülmesine, krizine yol açan, sonra da zeytinyağı misali, "tedbirli davranmadınız, haydi şimdi de dalgalı kur uygulayın" diyen IMF, üç yıl sonra aynı filmi başa sarıp oynatan Türkiye'nin doludizgin yuvarlandığı çukura aynı pişkinlikle yorum getiriyor: "Ekonomi iyi gidiyor ancak cari açığa dikkat..." Evet, IMF, bunu hep yapıyor. Ekonominin bütününün durumunu gözardı edip, madalyonun iki yüzünün de madalyona ait olduğunu umursamayıp, yanlış reçetelerine hep kılıflar buluyor ve evet, zeytinyağı gibi üste çıkıyor...

IMF raporu Türkiye'nin genel ekonomik durumunun IMF İcra Direktörleri Kurulu'nca 30 Temmuz tarihinde ele alınmasının ardından hazırlanan rapor, Fon tarafından yayınlandı. Raporda, Türk hükümetinin uyguladığı mali politikalar ve enflasyonun düşürülmesi çabaları övülerek, bu yılki yüzde 12'lik enflasyon hedefine ulaşılmasının ve büyüme oranının yüzde 5'i aşmasının beklendiği vurgulanmış. Ankara'nın sıkı mali politikaları sayesinde faiz dışı bütçe fazlası hedefinin aşıldığına dikkat çekilirken, Türkiye'nin cari açık konusunu yakından izlemesi tavsiye edilmiş ve şöyle denilmiş; "Yurtiçi talep hızla artmaya başladı ve sonuç olarak cari açık genişliyor. Kamu borçlarının yüksek boyutu, vadelerin kısalığı ve döviz kompozisyonu ayrıca önemli bir zafiyet kaynağı. Orta vadede hükümetin esas sınavı, sürdürülebilir büyüme ve düşük enflasyon hedeflerine ulaşılmasını sağlayacak politikaların uygulanmasıdır. Hükümetin Meclis'te güçlü bir çoğunluğa sahip olması ve 3 yıl daha yeni seçimlere gerek bulunmaması bu başarıya ulaşmak için gereken zorlu yapısal reformların uygulanması için görülmemiş bir fırsat yaratıyor." Ekonomi iyi gidiyormuş, ama cari açığa dikkatmiş... İyi gidiyor, büyüyor diye olumladığınız gidişattır ki, cari açığı büyütüyor. Bunu görmeyecek ne var?

İthalatla büyüme Ekonomi, ancak ve ancak, ithalatla büyüyor. Üretim artan ölçüde ithal girdi ile yapılıyor. İhracat bile ithal girdilerin işlenmesiyle yapılıyor. Birçok sektör "net ithalatçı" durumunda. Yani ithalat yükü, ihracata katkısından fazla hale geldi. İthalatı "sıcak para" finanse ediyor. Sıcak para girişini sürekli kılmak için döviz düşük, faiz yüksek tutuluyor. Düşük döviz ithalatı daha cazip kılıyor. Büyüyen üretim ihracatın yanı sıra iç pazara da sürüldü. Talep olsun diye tüketici kredileri, kredi kartları durmadan kışkırtıldı. Ucuza ihracat ve kışkırtılmış iç talep ile büyüyen ekonominin ithalat talebi de katlandı. Dış açığı daraltmaya turizm vs. gelirler yetmeyince cari açık öngörülerin çok üzerine tırmanıyor ve nasıl fren tutacağını da kimse bilmiyor. Son çare, tüketici kredi faizlerini yükseltmek. Bakalım işe yarayacak mı? Dalgalı kurun kendiliğinden ithalatı yavaşlatacağı bekleniyordu. IMF'nin sabit kur çuvallaması gibi, dalgalı kur iddiası da iflas etti. İthalat, kur artışı filan dinlemiyor ve de dalgalı kurdan çekinmiyor. Cari açıktaki tehlikeli açılmaya bir önlem bulunamazsa, o gidiş tehlike çıtasını gördüğü an, ekonominizi finanse eden sıcak para da tüyer. Böylece TL'den dövize dönüş hızlanır. Döviz kuru öngöremediğiniz büyüklükte fırlar ve bir sürü kırılgan şey tuz buz olur. Gidiş de o gidiş değil midir?

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.