Düğmeye asker mi bastı?

Düğmeye asker mi bastı?

Orgeneral Büyükanıt, belediye başkanlarını 'linç girişimi'ne teşekkür etti; İçişleri Bakanı 'Gerekeni yapacağız' dedi.

Diyarbakır Hevsel Bahçeleri'nde düzenlenen operasyonda öldürülen M. Sait Özgün'ün ailesini ziyaret ettiği için hedefe konulan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve alt kademe belediye başkanlarına yönelik karalama kampanyası sürüyor. Medya tarafından aynı anda başlatılan "infaz kampanyası"ndan iki gün sonra konuşan Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanan 1. Ordu Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, belediye başkanlarını eleştirdi.

Medyaya teşekkür! İstanbul Valiliği'ne veda ziyaretinde soruları yanıtlayan Orgeneral Büyükanıt, "Bunu tartışmak bile yersiz. Güvenlik görevlisini katleden, şehit eden bir insana taziye ziyaretinde bulunmak çok çirkin" dedi. Daha önce de bu tür olayların meydana geldiğini hatırlatan Büyükanıt, "Ama bu sefer kamuoyu ve basın çok güzel tepki gösterdi. Güvenlik güçleri adına teşekkür ediyorum" diye konuştu.

DEP'lileri de suçlamıştı Büyükanıt, daha önce de barış ve diyalog çağrıları yapan DEP'li milletvekilleri ve DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ı hedefe koymuştu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Büyükanıt, DEP'lilerin ve Bakırhan'ın suç işlediğini savunarak savcıları göreve çağırmıştı. Büyükanıt'ın açıklamalarından hemen sonra DEP'liler hakkında suç duyurusunda bulunuldu.


AKILLARA MHP'NİN MEKTUBU GELDİ Orgenaral Yaşar Büyükanıt'ın sözleri, MHP'nin 313 genarele gönderdiği "Uyarı yap" mektubunu da akıllara getirdi. Kürtçe yayının başlaması ve DEP'li milletvekillerin serbest bırakılmasından 4 gün sonra 13 Haziran 2004'te gönderilen mektupta şu ifadeler yer alıyordu; "Son günlerde yaşanan gelişmeler Türkiye'nin milli birliğini ve bütünlüğünü hedef alan bazı çevrelerin ülkeyi tehlikeli bir gerginlik ortamına sürüklemek istediklerini göstermektedir. İhanet provaları ve nümayişlerle yeni tahrikler için zemin arayışına girilmiştir... AKP Hükümeti'nin içine düştüğü teslimiyet ve aczden güç ve cesaret alan bu iç ve dış tahriklerin iç bünyemizi kemirmesine ve Türkiye'nin ufkunun karartılmasına asla izin verilmemelidir... AKP iktidarı kendisiyle birlikte Türkiye'yi de bir felakete sürükleyecek bu tehlikeli yolda ısrar ederse bu durumun çok ağır olacak vebalini tarih önünde taşımak durumunda kalacak ve mahşeri vicdanına mahkûm olacaktır. Bölücü terör örgütüne yardım ve yataklıktan mahkûm olan ve PKK bağlantılı faaliyetleri nedeniyle kapatılan bir siyasi partiye mensup eski milletvekillerinin tahliyesi, yeni tahriklerin sahneye konulması için siyasi bir gövde gösterisine dönüştürülmüştür... AKP iktidarına bu konuda hakim olan anlayış, önümüzdeki dönemde Türkiye'yi çok zor günlerin beklediğinin habercisidir. Bölücü terörün, Türkiye'nin AB üyelik sürecini kendi siyasi hedeflerine hizmet edecek bir araç olarak gördüğü, ve siyasi stratejisinin AB'nin Türkiye'den talepleriyle örtüştüğü, kimsenin inkâr edemeyeceği gerçeklerdir... Herkes haddini bilmeli, rüzgâr ekenin fırtına biçeceğini aklından hiç çıkarmamalıdır. Bu vatan sahipsiz değildir..."


AKSU: GEREKENİ YAPACAĞIZ İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, belediye başkanlarının ziyaretinin "kamu vicdanını derinden yaraladığını" savundu. Konuyla ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve olayın çok yönlü soruşturulması için mülkiye müfettişi görevlendirildiğini bildiren Aksu, sorumluların, sergiledikleri davranışların siyasi ve adli yönden sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaklarını kaydetti. Yazılı açıklama yapan Aksu, şöyle devam etti; "Gerekenlerin yapılacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır. Belirtmek istiyorum ki; hep birlikte, içinde bulunduğumuz huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik bütün faaliyetlere tavizsiz karşı koymak zorundayız. Terörle mücadele konusunda, toplumun tüm kesimlerinin ne kadar samimi ve dürüst olduklarını, sadece sözle ve kınama ile değil, teröre karşı aktif tavır ve davranışlarıyla göstermeleri gerekmektedir. Aziz milletimiz, sergilenen bütün bu tavır ve davranışları yakından takip etmekte ve notunu vermektedir. Terör eylemlerine ve teröristlere açık destek verecek mahiyette ve teröristi cesaretlendirici nitelikte davranış sergilenmesini, asla kabul edilir bir durum olarak görmemekteyiz. Türkiye bir hukuk devletidir. Sorumluların, sergiledikleri bu davranışlarından dolayı, bunun siyasi ve adli yönden sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacakları bilinmelidir. Son olarak; devletiyle, vatandaşıyla, siyasi partileriyle sivil toplum kuruluşlarıyla velhasıl bütün bir millet olarak, terör karşısındaki tavrımızı net olarak ortaya koymamız gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum."


DEHAP ve EMEP başkanlara sahip çıktı DEHAP ve EMEP, medya tarafından hedefe konulan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve alt kademe belediye başkanlarına sahip çıktı. Medyanın "provokatif" bir tutum izlediğini ifade eden DEHAP Genel Başkan Yardımcısı Veli Büyükşahin, herkesi sorumlu ve sağduyulu olmaya çağırdı. Büyükşahin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Söz konusu belediye başkanları, 28 Temmuz'da çıkan çatışmada yaralanan polisleri hastanede ziyaret etmiş, yaşamını yitiren bekçinin ailesine de taziyelerini iletmişlerdi. Medyanın, bu gerçeği göz ardı ederek, geleneklerimizde yeri olan bir taziye ziyaretini provokatif dille sunması büyük ihtiyaç duyduğumuz toplumsal barış ve huzur ortamına katkı sunmaz. Belediye başkanlarının, kim olursa olsun, bir aileye taziye ziyaretinde bulunması son derece insani bir tutumdur."

EMEP: Belediye başkanlarının yanındayız EMEP Diyarbakır İl Örgütü de yazılı açıklama yaparak medyanın ve Valiliğin tutumunu kınadı. EMEP'ten yapılan açıklamada, Diyarbakır'da yaklaşık iki hafta süren operasyonun halkta tedirginlik yarattığı ifade edilerek, "Hevsel Bahçeleri'ndeki operasyonlarla başlayan bu süreç Valilik ve il Emniyet Müdürlüğü'nün uygulamaları ile gerginliği tırmandırmıştır. Bu operasyonların sonunda ise Belediye başkanlarına karşı bir infaz kampanyası başlatılmıştır" denildi. "Bizler, Diyarbakır halkının iradesi ile seçilmiş olan belediye başkanlarına karşı, atanmışların başlattığı bu karalama kampanyasını kınıyoruz. Tüm halkımızı bu kampayaya karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz" ifadelerinin yer aldığı açıklamada, Kürt sorununun demokratik bir şekilde çözülmesi istendi.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.