07 Ağustos 2004 01:00

'AIDS kârlı bir hastalık'

Dünya genelinde 20 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açan AIDS hastalığı hızla yayılıyor. Hastalık Alt Sahra Afrikası, Asya, Latin Amerika ve Karayipler gibi fakir bölgeleri ciddi olarak tehdit ediyor.

Paylaş
Dünya genelinde 20 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açan AIDS hastalığı hızla yayılıyor. Hastalık Alt Sahra Afrikası, Asya, Latin Amerika ve Karaipler gibi fakir olan bölgeleri ciddi olarak tehdit ediyor. Hastalığın yoksullukla parelellik gösterdiğine dikkat çeken AIDS Savaşım Derneği'nden Dr. Nazan Kuzgunkaya, "Ülkeler arasındaki ekonomik uçurum gittikçe derinleşiyor. Derinleştiği sürece de bu hastalıkların önüne geçmek mümkün olmayacaktır" dedi. İlaç tekellerinin AIDS ilacı üretiminden daha fazla kazanmak istediklerini söyleyen Dr. Kuzgunkaya, "Bu nedenle AIDS, aynı zamanda politik bir hastalıktır. İlaç tekelleri, Brezilya gibi AIDS ilacını üreten ve ücretsiz dağıtan ülkeleri ekonomik olarak tehdit etmektedir" diye konuştu. AIDS hastalığı nerelerde yoğun olarak görülüyor? Dünya Sağlık Örgütü'nün raporuna göre AIDS vakaları, Güney Amerika, Afrika, Güneydoğu Asya gibi ülkelerde görülüyor. Kuzey'de ise Eski Sovyet bölgelerinde ve son zamanlarda da Çin'de bir artış var. Ancak gelişmiş ülkelerde tam tersi bir durum var. Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika'da vaka sayıları artmıyor eskiye göre bu hastalık kontrol ediliyor. Ama Afrika bölgesi kaybedilmiş durumda. Neden bu hastalık fakir ülkelerde artıyor? Bu hastalık sosyo ekonomik durumla çok ilgili bir hastalık. Yoksulluk ve cehalet sağlık hizmelerinden yararlanamamayı da beraberinde getiriyor. Bunun dışındaki etkenler ise çok eşlilik, paralı seks, alkol ve maddenin fazla kullanılması. Afrika'da iç savaşlar, ayaklanmalar da fakirliği beraberinde getiriyor. Güney Amarika, Hindistan gibi ülkelerde çok fazla bir nüfus ve ciddi bir fakirlik var. Bu gibi ülkelerde İnsanlar halen insanlık tarihi kadar eski olan verem, sıtma gibi hastalıklarla boğuşuyorlar. Ve dünyada ülkeler arasındaki bu ekonomik uçurum gittikçe derinleşiyor. Derinleştiği sürece de bu hastalıkların önüne geçmek mümkün olmayacak. AIDS'in yaygın olduğu ülkelerde sağlık ve eğitim sisteminin oturması gerekiyor ki bu insanlar hizmetlerden faydalanabilsin ve bu hastalığın önüne geçilebilsin. Bu ülkelerde yaşayan insanlar sağlık sistemine ulaşabiliyor mu? Sağlık sistemleri yeterli mi? Yeterli olsa bu durum ortaya çıkmazdı. Kendi ülkemizden pay biçmek gerekiyor. Bizim ülkemizde AIDS'in az sayıda olması bizim için aslında büyük bir şans. Belki birtakım kültürel özellikler, bunu birazcık önlüyor. Şu anda bizim ülkemizde çok fazla AIDS'li hasta gözükmüyor. Ancak bunu tespit edebilmek için de yeterli test ve hizmet sistemine de sahip değiliz. Onun için de gerçek rakamları bilmiyoruz. Eski Sovyet ülkelerinde salgının gittikçe yaygınlaşması ve Türkiye'nin de bu ülkelerle turistik ve ticari ilişkilerimizin olması bizim için büyük bir risk. Buralarda çalışan pek çok Türk işçi var. Bu işçilerde yavaş yavaş HIV vürisi tespit edilmiş ve birkaç tane Türk işçi Türkiye'ye gönderildi. Aynı sekilde bu ülkelerden ülkemize paralı seks için gelen kadınlar var. Onların ülkelerinde ciddi rakamlarda AIDS olduğuna göre onlarda da olabileceği düşünülüyor. BM'nin bu konudaki girişimlerini yeterli buluyor musunuz? BM'ye üye olan ülkeler ağırlıklı olarak tuzu kuru ülkeler. Amerika, Kanada, Fransa gibi ülkeler. Ateş düştüğü yeri yakar. Afrikada'ki AIDS salgını bu ülkeleri bir derece ilgilendirir. BM Genel Sekreteri Kofi Annan zaten BM'nin AIDS konusunda girişimlerinin başarısız olduğunu ilan etti. AIDS salgını 1980'li yılların başında farkedildi. Aradan 24 yıl geçti. Önünü almak şöyle dursun bu salgın daha da yayıldı. AIDS salgını kasıp kavuruyor. Bazı Afrika ülkeleri var ki şehir nüfusunun yarası bu hastalığı taşıyor. Okullar kapanıyor. Çünkü öğretmenler, öğrenciler hayatını kaybetmişler. Çalışabilecek, hizmet verebilecek genç nüfus hastalıktan kırılıyor. AIDS konusunda araştırmaları olan Jouathan Mann diyor ki "Bir zenciye prezervatif kullan demeden önce ona bir gelecek, bir tas çorba vadetmek zorundasınız". İnsanların öncelikleri çok farklı. Bu insanların açlık, işsizlik, yoksullak gibi öncelikleri var. Bu yüzden AIDS artık onlar için çok bir şey ifade etmiyor. AIDS konusunda sivil toplum örgütlerin varlığı çok önemli. Sivil toplum örgütleri yönetimlerden daha radikal söylemlere sahipler. Geri kalmış ülkelerde sivil toplum örgütleri yok denecek kadar az. Fransa, ABD'yi AIDS'in yoğun olduğu ülkeleri ilaç üretimi konusunda ticari şantaj yapmakla suçladı. Milyonlarca insanın ölmesine neden olan bu hastalık neden ticaretin malzemesi oluyor? Dünyadaki birçok şey aslında politika ürünü. Dünyayı büyük tekellerin yönettiğini herkes biliyor. Dünyadaki büyük ilaç şirketleri de parayı elinde tutan şirketler. Büyük ilaç şirketleri ilacını kendisi üreten ülkelere şu tehditlerde bulunuyor: "Eğer siz bu ilaçları bedava satmaya devam ederseniz ben de araştırmaya geliştirmeye para ayıramam. Böyle olunca da yeni tedavi yöntemleri bulunmaz." Bu bir çeşit aba altından sopa göstermektir. Sonuçta AIDS politik bir hastalık. Patent anlaşmasına uymayan ve AIDS ilacını kendi üreten ülkeler var mı? AIDS hastasının 1 milyon olduğu söylenen Brezilya, patent anlaşmasına uymayarak bu ilaçları kendisi üretme kararı aldı. Ve ürettiği ilacı kendi ülkesindeki insanlara bedava dağıtıyor. Brezilya bu ilaçları bedava dağıtmasına rağmen daha kârlı bir iş yaptıklarını hesaplamışlar. Çünkü AIDS ilacını başka ülkelerden alsalar, ilaç maliyetleri çok fazla olacaktır. Eğer dışardan bu ilacı alsa kişi başına AIDS tedavisinin aylık 1000-1500 dolar maliyeti var. 1 milyon AIDS hastasının olduğu söylenen Brezilya'da insanların bu kadar parayı verip de tedavi olması mümkün değil. Böyle bir salgınla nasıl mücadele edilmesi gerekiyor? Bizim için çok global düşünmek mümkün değil ama en azından gelişmiş ülkelerin bunu çok ciddiye almaları gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde bu hastalığın şu anda olmaması daha sonra olmayacağı anlamına gelmiyor. Geri kalmış ülkelerin bu hastalıktan yok olmasına da göz yumamayız. Duyarlı, ciddi programların yapılıp kaynak aktarılması gerekiyor. Sadece AIDS konusunda bir kaynak aktarmak yeterli değil. Burada yaşayan tüm insanların sağlık hizmetine ulaşması gerekiyor. Zaten geri kalmış ülkelerin geri kalma nedenine baktığınız zaman altından gelişmiş ülkeler çıkıyor. Bütün sağlık hizmetlerine insanların ücretsiz ulaşmaları gerekiyor. Ve insanların eğitilmesi gerekiyor.

ÖNCEKİ HABER

Bu inşaatı DURDURUN

SONRAKİ HABER

Samsun'daki 19 Mayıs töreninde Kılıçdaroğlu ile Bahçeli tokalaşmadı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa