05 Ağustos 2004 01:00

Hak ihlallerinde artış var

Paylaş
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), 2004'ün ilk altı aylık dönemiyle ilgili insan hakları raporunu açıkladı. Raporda, 2004'ün ilk altı aylık döneminde yaşam hakkı ile ilgili hak ihlallerinin 2003'de tüm yıl yaşanan hak ihlallerinden daha fazla olduğuna dikkat çekilerek, Türkiye'de insan hakları konusunda kötüye gidişin devam ettiği belirtildi. Dernek dün düzenlediği basın toplantısı ile 2004'ün ilk ayı için insan hakları raporunu açıkladı. Raporu açıklayan Dernek Genel Başkan Yardımcısı Halit Çelik, ilk altı aylık dönemde özellikle NATO zirvesi nedeniyle artış gösteren gözaltılar yüzünden kişi özgürlüklerine yönelik hak ihlallerinin arttığına dikkat çekti. Çelik, düşünce özgürlüğüne yönelik açılan davalarda artış olduğunu belirterek, özellikle basın organlarına yönelik para cezalarının yüksekliğinin önemli bir problem olarak devam ettiğini söyledi. Çelik, yaşam hakkı ile ilgili hak ihlallerinin 2004 yılının ilk altı ayında 2003 yılının tamamında yaşanandan daha fazla olduğunu dile getirdi. Çeşitli nedenlerle işten çıkarmalarda da geçen yıla göre artış olduğunu vurgulayan Çelik, insan ticareti dolayısıyla gözaltına alınanların sayısının yükseldiğini dile getirdi. Çelik, Türkiye'nin 2004'ün ilk altı ayında sonuçlanan davalar nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 2 milyon 964 bin Euro ödemeye mahkûm edildiğini de hatırlattı.
Kara'nın cezası bozuldu
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Kara'ya 'tehdit' suçlamasıyla verilen 2 yıl 26 günlük mahkûmiyeti bozdu. Basın Konseyi, aynı dava sürerken, Kara'nın "Dava sürüyor, açıklama yapmayın" demesine rağmen, gazeticiye "kınama" cezası vermişti. Kararın bozulduğunu duyuran Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Merkezi, son gelişmeyi şu sözlerle duyurdu: "Datça İdaresi ve ileri gelenleri aleyhinde yaptığı haberlerden dolayı rahatı kaçanların oluşturduğu üçgende sıkıştırılan gazeteci Sinan Kara, hakkında açılan sayısız davalar dolayısıyla iki kez cezaevinde yatmak zorunda kaldı. Hakkını aradığı için 'suçlu' duruma düşürülen Kara aleyhindeki önemli davalardan birini de 'tehdit' suçlamasıyla verilen 2 yıl 26 günlük hapis cezası oluşturuyordu. Çünkü bu davada verdiği ilanın bedelini ödemeyen bir kişi tarafından suçlanıyordu. Datça üçgeni bu suçlamayı kısa sürede paylaşmış, gazeteciyi susturmak için bulunmaz fırsat saymıştı. Dahası gazetecilerin büyük bölümünün tanımadığı Basın Konseyi adlı bir gönüllüler grubu da üçgene dışarıdan dahil olarak gazetecinin "Dava henüz sonuçlanmadı, yargıyı olumsuz etkilemeyin, karar vermeyin, dava sonucunu bekleyin" uyarı ve feryatlarına kulak tıkamış ve Kara hakkında 'kınama' kararı almıştı. Ancak Yargıtay dışarıdan destekli üçgenin yargısını paylaşmadı ve mahkûmiyeti bozdu. Yargıtay Kara'nın 'İlan bedelini almak maksadıyla hareket ettiğini' oysa davada tehdit suçunun oluşmadığı dikkate alınmadan hüküm verildiği sonucuna ulaştı. Ayrıca 'ilan bedelini alamazsa hakkında olumsuz yazılar yazacağı' biçimindeki eyleminin gerçekleşmediğinin de dikkate alınmadığını vurguladı. "Yargıtay bu kararıyla Datça üçgenini kırmıştır, kendisini yalnızca gazetecileri kınamakla görevli sayan bir gönüllü kuruluşa gerekli karşılığı vermiştir. Gazetecileri tutsak almaya çalışan anlayışları reddetmiştir. Kalemleri susturma ve yandaş, besleme basın yaratma heveslilerine set çekmiştir."
ÖNCEKİ HABER

33 kurşun'a yargı süreci

SONRAKİ HABER

Kayseri Büyük Bürüngüz köylüleri siyanürle altın aramaya karşı çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa