04 Ağustos 2004 01:00

Topraksız köylülerin isyanı

Paylaş
Maraş'ın Pazarcık ilçesine bağlı Nefsidoğanlı köyü Bülbül Değirmeni (Dut Ağacı) mevkiinde bulunan ve 56 yıldır topraksız köylüler tarafından ekilip biçilen hazine arazileri, köylülerin elinden alınmak isteniyor. 345 dönüm arazi için yıllardır devlete kira bedeli (evcimisil) ödediklerini belirten Çatalhöyük, Haraba Obası, Dehliz Burnu ve Kirni köylüleri, arazinin bir toprak ağasına satılmak istendiğini, kendilerinin yıllardır ödedikleri bedelin ve emeğin görmezden gelindiğini ifade ettiler. Bölgede bulunan yaklaşık 1000 dönüm arazinin, 700 dönümünün daha önce satıldığını, kalan 345 dönüm arazinin de, 14 Şubat 1954 tarihinde yapılan bir anlaşma ile kendilerine kiraya verildiğini belirten köylüler, "Bu tarlalar Mal Müdürlüğü'nün kararı ile satılmak isteniyor. Evet, satılsın ama bizlere, yani topraksız köylülere satılsın diyoruz" diye konuştular. Köylülerin, Pazarcık Kaymakamlığı, Mal Müdürlüğü ve Defterdarlık ile yaptıkları görüşmeler sonuçsuz kaldı. Kendilerine verilen makbuza uygun olarak 56 yıldır bu tarlaları ekip biçtiklerini ve devlete kira ödediklerini belirten Hamo Üste, "Şimdi zenginden yana taraf tutuyorlar. Bizi zora sokuyorlar. Adalet yok. Yaşım 85-86. Daha kölelik yapıyorum. Bir avuç mezar yerim bile yok" sözleriyle tepkisini dile getiriyor. Bülbül Değirmeni bölgesinde arazilerin 1 milyar 100 milyon liraya satıldığını ancak Hüseyin Utanç adlı toprak sahibi bir köylülünün araya girerek bu arazileri daha yüksek fiyatlarda satın almak istediğini belirten Üste, "Zaten toprak ağasının toprakları var. Biz buraları 56 yıldır sürüyoruz. Ve bize satılmasını istiyoruz. 56 senedir emek verdik, dişimizle, tırnağımızla buraları temizledik" diye konuştu. "Yaş 86, çoluk çocuk aç" diye kendini tanıtan Hasan Çalışkan da "Biz o kadar kira ödedik devlete başkasına satıyor. Devlete verdiğimiz para ile 100 dönüm arazi alırdık. Kanun bunu nasıl görüyor. İnsanlar sahipsiz mi?" diye sordu. Başlangıçta 1000 dönüm araziyi işlediklerini zamanla bunun 345 dönüme düştüğünü belirten Çalışkan şöyle devam etti: "Her birimiz 8'er dönüm sürüyor. Devlet baba buna çare bulsun. Bu araziyi topraksızlara versin. Biz bu ülkede yaşıyoruz, vergi ödüyoruz, askerlik yapıyoruz. Peki şimdi ne yiyeceğiz? Peki ben Haso ne yiyecek burada" Topraksız köylülerin temsilcisi 76 yaşındaki Hüseyin Perişan da, yıllar önce kadastro memurlarının tapuları tespit ettiğini ancak 'tapudan zorunlu ifraz' ın yapılmadığını öne sürerek "50 sene geçti bu arazi bizim elimizde. Biz de insanız. Nereye gittiysek çare bulamadık. Şimdi gidiyoruz, ifrazını yapmıyorlar" dedi. Perişan, söz konusu topraklarda 400 kişinin geçindiğini hatırlatarak, "Eğer arazimizi alırlarsa bizi sürgün etsinler o zaman" diye konuştu.
'Özür dilenmeli'
DEHAP Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada, 5'inci Munzur Doğa ve Kültür Festivali'nin barış ve kardeşlik mesajlarıyla sona erdiği ve oldukça başarılı geçtiği belirtildi. Açıklamada, festivalin son gününde yaşanan olaylar üzerine Tunceli Emniyet Müdürü Sinan Salman'ın, olay yerine gelen Belediye Başkanı Songül Erol Abdil'e yönelik tutumu "kabul edilemez" olarak değerlendirildi. "Abdil'in gerginliği yatıştırmaya yönelik çabalarına karşılık, güvenliği sağlamakla görevli Emniyet Müdürü trafından tartaklanması ve hakarete uğramasını hukuk devleti ilkesiyle bağdaştırmak mümkün değildir" denilen açıklamada, Abdil'i seçen Tunceli halkının da hakarete uğradığı belirtildi. Açıklamada, "Emniyet müdürünün provakatif tutumunu kınıyor, İçişleri Bakanlığı ve yetkilileri göreve çağırıyoruz" denildi. Öte yandan eylemde gözaltına alınanlardan Murat Kaymaz ve Derya Ulağ tutuklanırken, 13 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
ÖNCEKİ HABER

Çocuk Meclisi'nden barış mesajı

SONRAKİ HABER

İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa