04 Ağustos 2004 01:00

Schröder'in Polonya çıkarması

Varşova ayaklanmasının 60. yıldönümünde Polonya'ya giden Alman Başbakanı Schröder, ayaklanma ile Hitler'i öldürmeye çalışan Nazi subaylarını karşılaştırdı.

Paylaş
Varşova ayaklanmasının 60. yıldönümünde, Polonya'yadaki anma törenlerine ilk kez bir Alman Başbakan katıldı. Ayaklanmanın 50. yıldönümü törenlerine dönemin Cumhurbaşkanı Roman Herzog katılmış ve Polonya halkından "af" dilemişti. Bu yılki 1 Ağustos törenlerine katılan Başbakan Gerhard Schröder ise bir adım daha ileri giderek 20 Temmuz 1944'de Hitler'e suikast düzenleyen bir grup Nazi subayı örnek gösterdi. Schröder, "1944 yılında hem Polonya, hem de Almanya'da, bugün Avrupa Birliği'nin üzerine kurulu olduğu yüce değerlerinin yolunu aydınlatan meşaleler yakıldı" dedi.

Nazi subayları aklama çabası Oysa birçok tarihçinin değişik yapıtlarda ifade ettiği gibi Hitler'i öldürmeye çalışan subaylar, bu eylemlerini faşizm belasına karşı oldukları için değil, "kaybedileceği kesin olan bir savaşın sonuçlarını hafifletmek" için gerçekleştirmişti. Varşova'daki ayaklanma ise, Polonya halkının, ülkeyi faşist işgaldan kurtarmak üzere başlattıkları silahlı bir direnişti.

'Gözümüz yok' Başbakan Schröder, "radikal" çıkışlar yaparak, Almanya'ya güvensizliklerini değişik biçimlerde ifade eden Polonyalıların gönlünü almaya çalıştı. Schröder, "Kimsenin Polonya'da gözü yok. Almanya'da bazı grupların hak taleplerini hiç kimse dikkate almıyor ve bunlar bizden destek bekleyemez" diye konuştu. Savaş suçluları olarak topraklarına ve mal varlıklarına el konularak Polonya'dan sürülen aristokratların ağırlıklı olduğu çevreler, Polonya devletinden tazminat talep ediyor. Federal Almanya Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana bu şovenist gruplara destek veren Alman hükümetleri ise, bu yöndeki politikalarını temelde değiştirmeseler de, en azından açıktan destek veriyor görünmemeye özen gösteriyorlar.

1 Mayıs'ta sınırlar kalkınca... Bu tutum değişikliğinin sebebi, Alman tekellerinin Polonya'daki faaliyetleri. Değişik endüstri kollarında kurulan ortaklıklarla Polonya pazarına giren Alman tekellerinin işi özellikle 1 Mayıs 2004'den itibaren kolaylaştı. Avrupa Birliği'nin 1 Mayıs'ta genişlemesiyle birlikte Alman tekellerinin Doğu Avrupa'ya yayılması daha da hızlandı. Bir taraftan Almanya'daki fabrikaları bu ülkelere taşıyan sermaye, diğer yandan "Doğu Avrupa'ya gideriz" tehdidi ile Almanya'daki işçi haklarını gaspediyor.


Varşova ayaklanması 1 Ağustos 1944'te Varşova halkı, faşist işgale karşı silahlı ayaklanmayı başlatmıştı. İşgalcilere karşı çok sınırlı olanaklarla ayaklanmaya girişen Vatan Ordusu (Armia Krojowa -AK) 63 gün direnmeyi başardı. Direnişi bastıran faşist Alman birlikleri, daha sonra halkı cezalandırmaya başladı. İki aylık direnişin ardından yaklaşık 200 bin Polonya vatandaşı katledildi, 150 bini ise Almanya'ya esir işçi olarak götürüldü. Geri kalanlar ise Hitler'in emriyle Varşova'dan sürüldüler. Sovyet Kızıl Ordusu, Ocak 1945'te Varşova'yı ele geçirdiğinde kentte sadece 10 bine yakın Varşovalı vardı. İkinci Paylaşım Savaşı'nda Polonya halkı, Sovyetler Birliği'nden sonra en fazla kayıp veren halk oldu. 1 Eylül 1939'da Hitler ordusu Polonya'ya saldırarak İkinci Dünya Savaşı'na başlatmıştı. Faşist rejim, en büyük toplama kampını da Polonya topraklarındaki Auschwitz'de kurdu. Bu kampta 6 milyondan fazla insan katledildi.

ÖNCEKİ HABER

İnfazda Türkiye bağlantısı

SONRAKİ HABER

Nurettin Canikli’den Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan’a dava

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa