31 Temmuz 2004 01:00

'Bir yakınınız o trende olabilirdi'

TCDD, web sitesinde tren kazası ile ilgili olarak vatandaşların görüşleri yayınlıyor. Genel Müdür'ün istifasını isteyen taleplerin de yer aldığı görüşler arasında Ulaştırma Bakanı'na "Belki o trende sizin de bir yakınınız olabilirdi" deniliyor.

Paylaş
TCDD'nin internet sitesinde tren kazasının ardından sansürlenen vatandaş görüşleri açıklandı. Kazanın ardından gelen görüşleri yayınlamayan TCDD, konunun medyada yer alması üzerine sansürü kaldırdı. Sitede açıklanan görüşlerden bazıları şöyle: Erkan Karacan: Keşke hızlandırılmış tren projesinde böyle acele edilmeseydi. Hakan Akbalaban: Kaza yüzünden trenlerden vazgeçecek değilim. Nevzat Aytekin: Otomotiv ve karayolu taşımacılığı lobilerinin istediği oldu. Demiryolları bu kazayı önleyebilirdi ve demiryollarının önü açılabilirdi. Tufan Nazlıcan: Sayın Bakan'ım deneme süresinin yeterli olduğuna gerçekten inanmış mıydınız? Sizin yerinizde olsam inanmazdım. Belki o trende sizin de bir yakınınız olabilirdi. Bunu hiç düşünmediniz mi? Ayşe ... : Genel Müdür istifa etsin. Fatih Açıkalın: Sürekli tren yolculuğu yapan birisi olarak arkanızdayım. Lütfen çalışmalarınıza devam edin. Kaza umarım ders olmuştur. Daha ciddiyetle demiryollarını kalkındırın. Neylan Sarı: Kurumunuzu tamamen suçlu buluyorum. Yeterli altyapı sağlanmadan böyle bir işe kalkışılması resmen cinayete teşebbüstür. Tuğrul Koculu: Kazayla ilgili tüm sorumluluğun TCDD'de ve buna karar veren siyasi iradede olduğunu düşünüyorum. Muhittin Altun: Kimsenin demiryolunun gelişmesini engellemeye hakkı yoktur. Makinistleri günah keçisi yapanları da kınıyorum.


'Bilim yok sayılamaz' Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Sirkeci Garı'nda yaptığı eylemle 'bilim yok sayılarak katliama dönüştürülen hızlandırılmış tren kazasını7 ve sorumlularını protesto etti. 'Vatandaş asla bunu haketmiyor' ve 'Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir' yazılı pankart açan eylemciler adına basına açıklama yapan Dernek Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, "Bundan böyle nükleer santralları, maden işletmelerini, köprüleri, otoyollarını, demiryollarını oluşturmadan, orman alanlarını imara açmadan, gökdelenlere, zehir tüten bacalı fabrikalara vb. onay vermeden, halkın, bilirkişilerin görüş ve onayı alınarak sorumluluklar paylaşılmalıdır" dedi.

78'lilerden suç duyurusu 78'liler İzmir Girişimi, Pamukova'daki tren kazası ile ilgili olarak dün suç duyurusunda bulundu. İzmir Adliyesi önünde bir araya gelen 78'liler adına yapılan açıklamada, "hızlandırılmış tren" faciasında ölen 38 yurttaşın ucuz politikaların, siyasal şovun, çağdışı yönetimin kurbanı oldukları ifade edildi. "Bu 'hızlandırılmış ölüm treninde' 78'li arkadaşlarımızdan Muhammet Arifioğlu ve Serpil Aktuzlu da yaşamlarını yitirdi. Kaza bile diyemeyeceğimiz bu facianın sorumluları kendilerini temize çıkarmak için suçlarını TCDD çalışanlarına yıkmak istemektedirler" denilen açıklamada, facianın sorumlaılarının yargılanması gerektiği belirtildi. Daha sonra adliyeye giren 78'liler Girişimi üyeleri suç duyurusu dilekçelerini verdiler.


AKP'den çağrıya destek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında dün bir toplantı yapan AKP yönetimi, Meclis'in olağanüstü toplanmasına destek vermeyi kararlaştırdı. Erdoğan, İran gezisi dönüşünde uçakta yaptığı açıklamada 4 ağustosta Meclis'in olağanüstü toplanmasına destek vereceklerini belirterek, "CHP'nin bu talebine karşı değiliz" demişti. Erdoğan, AKP milletvekilleriyle bu konuyu görüşerek bir açıklama yapacaklarının da sinyalini vermişti.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Tren kazası ve demiryolları gerçeği - 2Celal Beşiktepe - Jeoloji Mühendisi Demiryollarına yatırım yapılmasını savunan ve 1976'da yapımına başlanan hızlı tren hattında mühendis olarak 2 yılı aşkın çalışmış biri olarak sorulması gereken sorunun şu olduğunu düşünüyorum: Ankara-İstanbul arası mevcut demiryolu hattında, projede öngörülen iyileştirmelerin hiçbiri yapılmadan, proje verilerini bile göz ardı ederek, demiryolu üzerinde hızlandırılmış tren kararını kimler vermiştir? Kazanın asıl suçluları onlardır.


Kaza 'geliyorum' dedi Türkiye'de 400 bin km. karayoluna karşılık sadece 8607 km demiryolu vardır. Çağdışı bırakılan demiryollarında trenlerin ticari hızı 40-50 km civarındadır. Demiryollarının yüzde 98'i tek hatlıdır. Çeken, çekilen araçlar ve altyapı bakımından demiryolları standartların çok gerisindedir. Bu standartları geliştirmek amacıyla devreye sokulan "Ankara-İstanbul Arası Mevcut Demiryolunun İyileştirilmesi Projesi"nin TCDD tarafından tespit edilen verilerine bir göz atalım. Mevcut durum ve altyapı verileri şöyle tespit edilmiştir: -Toplam kurp (viraj) sayısı 619 adet, 306 adedi standart dışı (250-500 metre yarıçaplı kurp) -Kurbların uzunluğu yaklaşık 187 km, toplam uzunluğun yüzde 33'ü -Standart dışı kurbların uzunluğu yaklaşık 79 km, toplam uzunluğun yüzde 14'ü. TCDD tarafından hazırlanan Ankara-İstanbul Projesinde, "1. Etap Kapsamında Yapılacak İşler" şöyle tanımlanmaktadır: -Yarıçapı 250m-1000m arasındaki toplam 147 adet kurp yarıçapı 3500 metrenin üzerine çıkarılacaktır -Toplam 448 km üstyapının yenilenmesi (36 km'si istasyon yollarının yenilenmesi) - 97 adet makasın oynar göbekli makasla değiştirilmesi - Hattın ihatasının yapılması - Hemzemin geçitlerin alt ve üst geçitlere dönüştürülmesi.



STANDART DIŞI Görüldüğü gibi, TCCD tarafından hazırlanan iyileştirme projesinde mevcut durumda standart dışı kurbların uzunluğunun 79 km, yani toplam uzunluğun yüzde 14'ü olduğu belirtilerek projenin 1. etap kapsamında yapılacak ana iş kalemlerinde de bu kurbların yarıçaplarının 3500 metrenin üzerine çıkarılacağı belirtilmiştir. Bu şekilde hızın 250 km/saatin üzerine çıkacağı doğrudur ancak bu kez de eğimler yüksek olacağı için yolculuk süresinin iddia edildiği gibi 4 saat 10 dakikaya indirilmesi teknik olarak mümkün değildir.

Ayrıca Ankara-İstanbul güzergâ hı yük taşımacılığında önemli bir koridordur. Eğimlerin yüksek olması halinde minumum hızın 60n km/saat olması gerekecektir. Bu durumda yük trenlerinin nasıl geçeceğine dair bir öngörüde bulunulmamıştır. Kuşkusuz, seyahat süresini etkileyen faktörler sadece kurblar değildir. Diğer faktörler olan bakım düzeni, raylar ve makaslara hiç değinilmemiştir. Örneğin sadece makasları değiştirmek bile önemli ölçüde zaman kısaltabilecek bir unsurdur. Projenin ihale süreci ve gerçekleştirilen ihale ciddi kuşkular uyandırmıştır. 1999 yılı Aralık ayında Ankara-İstanbul hattının iyileştirilmesi, altyapı, üstyapı, çift hatta çıkarılması, elektirifikasyon, sinyalizasyon vb. dahil olmak üzere 265 milyon dolar bedelle ihaleye çıkarılmış, ancak bu ihale sonuçlanmamıştır. "Projenin Gelişimi"ni ve ihale sürecini de TCDD'nin hazırladığı belgelerden okuyalım: -DPT ve Hazine müşteşarlıklarından gerekli izinler alındıktan sonra projenin yüzde 100 dış kredili yapımı için 17.09.1999 tarihinde uluslararası ihaleye çıkılmış ve 28.04.2000 tarihinde teklifler alınmıştır. - Altı konsorsiyumun teklif verdiği ihalenin değerlendirme çalışmaları kısa sürede tamamlanarak 437.173.423 Euro bedelle ihaleyi kazanan konsorsiyumla 23.11.2000 tarihinde ticari sözleşme imzalanmış ve kredi antlaşmasının yapılması için 07.12.2000 tarihinde Hazine Müsteşarlığı'na gönderilmiştir. - Projenin fizibilite etütleri ihale bedeline göre 2001 yılında yeniden hazırlanıp DPT tarafından değerlendirilmiş ve Yüksek Planlama Kurulu'nun 22.06.2001 tarih ve 2001/31 sayılı kararı ile uygun görülerek yatırım programında gerekli revize yapılmıştır. - İspanya hükümet kredisi İspanyol Bakanlar Kurulu'nca 17 Ocak 2003 tarihinde onaylanmış; DPT Müsteşarlığı'ndan gerekli izinler alınmış ve TC Hazine Müsteşarlığı'nda işlemler tamamlanmak üzeredir.



İHALE ALARKO'YA VERİLDİ Bu işlemlerden sonra, TCDD belgelerine göre, "Alsim-Alarko San. ve Tes. T.A.Ş, Obsrascon Huarte Lain S.A. (OHL) A Group Guinovart Obras Y Services Hispano S.A (İspanya) konsorsiyumu" ile sözleşme imzalanmıştır. Projenin 1. etabı kapsamında dış borçlanmayla ödenecek bedelle, mevcut yolun toplam 236 km çift hatlı elektrikli demiryoluna dönüştürülmesi öngörülmüştür. Bu durumda birim maliyet km başına 1.85 milyon Euro olmaktadır. Oysa bu standartlarda bir yolun yeniden yapım maliyetinin bu fiyatın altında olduğu kabul edilmektedir. Böylece projenin 1. etabı kapsamında yapılacak iyileştirme çalışması, yeni demiryolu yapımından daha fazlaya malolmaktadır. Projenin sözleşmesiyle ilgili de birçok soru işareti vardır. Sözleşmeye temel olan ihale dosyası böylesine önemli bir proje için yeterli değildir. İhalede işin uygulama projesi ihaleyi alan konsorsiyum tarafından yapılacaktır. Oysa böylesine önemli projelerde önce işin uygulama projelerinin hazırlanması ve daha sonra ihaleye çıkarılması tercih edilmektedir. Ankara-İstanbul arası mevcut demiryolunun iyileştirilmesi projesine ve vazgeçilen hızlı tren hattına ilişkin bu anlatımlardan sonra asıl sormak istediğimiz soruya geliyoruz. Demiryollarına yatırım yapılmasını savunan ve 1976'da yapımına başlanan hızlı tren hattında mühendis olarak 2 yılı aşkın çalışmış biri olarak, mevcut hattın iyileştirilmesi projesinin yeni Ankara- İstanbul hattının seçeneği olamayacağına, sözleşmenin kamu yararını gözetmeyen hükümler taşıdığına, bu hususlara karşın, mevcut hattın iyileştirilmesi gerektiğine inanan biri olarak, sorulması gereken soru: Ankara-İstanbul arası mevcut demiryolu hattında, projede öngörülen iyileştirmelerin hiçbiri yapılmadan, proje verilerini bile göz ardı ederek, demiryolu üzerinde hızlandırılmış tren kararını kimler vermiştir? Kazanın asıl suçluları onlardır. Sorgulanması ve ortaya çıkarılması gerekenler onlardır. Her gün meydana gelen trafik kazalarında günde ortalama 25-35 insanın kaza anında ve sonrasında yaşamını yitirdiği, bir o kadarının da yaralandığı ve sakat kaldığı bir ülkede, tren kazasını demiryollarını daha da köreltmek için kullanmak isteyen çevrelerin oyunlarına gelinmemelidir. Otomotiv, petrol ve petro-kimya tekellerinin insanlığa ödettiği bedeller daha da ağırdır. Toplu ulaşımı ve taşımacılığı, demiryolu ve denizyolu ağırlıklı, tüm sistemleri bir bütün olarak ele alan, koordine eden, uzun vadeli ulaşım politikalarının acilen uygulamaya konulması tek çözümdür.

(BİTTİ)

ÖNCEKİ HABER

Kamuya yatırım yapılmıyor

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa