26 Temmuz 2004 01:00

Treni özelleştirme politikaları devirdi

AKP Hükümeti'nin demiryolları ile ilgili hiçbir somut ve işe yarar yatırım yapmadığını belirten BTS Genel Başkanı Fehmi Kütan, özelleştirme politikalarının sürdürülmesi halinde faciaların arkasının kesilmeyeceğini vurguladı.

Paylaş
Hızlandırılmış tren kazası demiryolları ile ilgili gerçekleri de daha anlaşılır hale getirdi. AKP Hükümeti olayla ilgili hiçbir suçu kabul etmeye dursun, asıl suçlunun daha önceki hükümetler döneminde sürdürülen ancak AKP Hükümeti döneminde daha da ağırlaştırılan özelleştirme ve "yeniden yapılandırma" adı altında demiryollarını tamamen piyasa koşularına terketmeyi hedefleyen politikaları olduğu aşikâr. Demiryollarında örgütlü KESKR'e bağlı Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) Genel Başkanı Fehmi Kütan, bu politikalar ile TCDD'ye ait fabrikaların bilinçli bir şekilde çalıştırılmadığını, işlevsiz bırakıldığını söyledi. Yerli ve yabancı sermayenin ekmeğine yağ sürmek adına yeterli teknoloji olmasına rağmen, ray, vagon üretimi yapılmadığı gibi bunların yıllardır satın da alınmayarak, özelleştirmelerin alt yapılarının hazırlandığını vurgulayan Kütan, tren kazası ve nedenlerine ilişkin sorularımızı yanıtladı.

AKP Hükümeti gerçekten demiryollarının modernizasyonu için birşeyler yaptı mı? Genel bütçe içinde geçen dönemlere göre ayrılan pay artırıldı, ancak bu, AKP Hükümeti'nin demiryollarına çok önemli bir yatırım yaptığını göstermez. Anlamlı bir yatırım yapılması için Türkiye'nin ulusal ve uluslararası ihtiyaçlarına cevap verecek, dünyadaki yeni teknolojilere uyumlu projeler gündeme getirilmesi gerekir. İhtiyaç olup olmadığına, günümüz teknolojisine uyumlu olup olmadığına bakılmadan projelere girişildi. Yapılacak hatlar üzerinde sadece yük, yolcu trenleri mi işleyecek, bunlar bile dikkate alınmadı. Tüm bu söylediklerimiz dikkate alınsaydı gerçekten demiryolları için bir şeyler yapıldığı söylenebilirdi. Ancak böyle bir şey sözkonusu değil. AKP ulaştırma modlarını iç politika malzemesi yaptı sadece. Son dönemde Avrupa'da ve dünyada tren yollarının öne çıkması Türkiye'ye de yansıdı. İşte bunun da etkisi ile AKP demiryollarını tamamen bir iç politika malzemesi olarak kullandı.

Hükümet göz mü boyadı yani? Yabancı sermayenin istekleri doğrultusunda 1995'den bu yana bir "yeniden yapılanma" hayata geçirilmeye çalışılıyor. "Yeniden yapılanma", AKP Hükümeti döneminde epeyce hızlandırıldı. TCDD'ye ait fabrikalar işlevsiz hale getirildi, hastaneler kapatıldı. Taşınmaz mallar, birilerine devredilmeye çalışılıyor. İşte tüm bunları örtbas etmeye çalışıyor AKP Hükümeti. Öte yandan, evet tamamen popülist, göz boyama politikaları bunlar. Mevcut demiryollarına neredeyse hiç yatırım yapılmadı. Uzun bir süredir, demiryolları ray alımı yapamıyor. Birçok hat üzerinde, toprağın üzerinde trenler gidip geliyor. En önemlisi de personel alınmıyor. Hatta mevcut personel sayısının azaltılması isteniyor. Bununla birlikte TCDD'nin faaliyet alanı daraltılıyor. Gerçekten demiryollarının sorunlarını çözüp, demiryollarını istenilen noktaya getirecek hiçbir yatırım yapılmamıştır.

Demiryollarında kullanılan malzemelerle ilgili de çeşitli tartışmalar var. Kullanılan raylar Türkiye'de mi üretiliyor? Karabük Demirçelik üretim yapacak bilgi birikimine sahip. Ancak, bilerek, Karabük Demirçelik Fabrikası'na yatırım yapılmadı. Küçük teknolojik değişiklikler, yenilikler yapılması gerekiyordu ray üretimi yapabilmesi için. Bu yüzden de ray üretimini hiç yapmadı. Nedeni açıklanmadı ancak, ray ithalatı da yapılmadı. Yani kısaca raylar değiştirilmedi. Ray üretimi, birkaç ülkede, İngiltere, Fransa kökenli çokuluslu şirketlerin denetiminde yapılıyor. Burada da soru işaretleri var zaten. Amaç tamamen bu şirketlerin kârına kâr katmak. Kazalarda raylarda nasıl bir sorun ortaya çıkıyor? Şimdi raylar olabildiğince uzun yerleştirilmeye çalışılıyor. Aradaki boşluklar da zaten kaynak ile birleştiriliyor. Kaynak yapılan bölgeler, mevsimsel değişimlerle genleşir. Genleşmenin bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Çok hızlı seyreden trenlerde sağa, sola savrulmalara, trenin raydan çıkmasına neden olur. Bu da tren kazasına tabii ki... Bu tren kazasının da bu nedenden dolayı olduğunu düşünüyoruz. O hat üzerindeki raylar önceden değiştirildi mi? O hat üzerinde hepsi değiştirilmedi. Yolun bakımı yapıldı. Bahsettiğim genleşmeden dolayı bakımın mutlaka haziran ayında yapılması gerekiyordu. Ancak, bakım kışın yapıldı. Ve raylarda yaz ayında genleşme olması kaçınılmaz. Genleşme nedeniyle uzama gerçekleşiyor, fazla bölgelerin alınması gerekiyor. Ama bu yapılmadı. Önlemek mümkün mü? Bunu önlemek mümkün. Günlük kontroller yapılıp, bu genleşmenin izlenmesi ve ona göre tedbir alınması gerekiyor. Önceden Türkiye'deki tüm demiryollarında istasyonlardaki bekçiler tarafından yaya olarak hatlar üzerinde gidilerek günlük kontroller yapılıyordu. "Yeniden yapılanma" nedeniyle personel azaltımına gidildi. Bu görevi yapan personel yok artık. Ne oluyor, ancak bir kaza olunca ya da makinist tesadüfen görürse, bu tip sorunlarla ilgili tedbir alma yoluna gidiliyor. İş tamamen şansa, kadere, kısmete bırakılmış durumda. Vagon sanayi de özelleştirilmeye çalışılıyor. Şimdi ne durumda? Türkiye'de demiryollarının ihtiyaçlarını karşılayacak, Adapazarı Türkiye Vagon Sanayi, Eskişehir Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi, Sivas Demiryolu Makinaları Sanayi'ine ait fabrikalarda binlerce işçi var, teknoloji var, ancak buralarda bilinçli bir şekilde uzun zamandır üretim neredeyse durdurulmuş durumda. Mevcut vagon fabrikalarının yanında yerli ve yabancı sermaye ortaklığı ile yeni fabrikalar kurulmaya çalışılıyor. Yani aynı araziye firmalar gelip fabrika kuruyor, TCDD yönetimi ile anlaşmalı tabi. TCDD yönetiminin bazı uluslararası firmalarla görüştüğünü; Adapazarı ile ile ilgili Hyundai ile görüşme yapıldığını biliyoruz. Diğer fabrikaların da yabancı talipleri olduğunu biliyoruz. TCDD üretimi ve sanayisi ile bütünlüklü bir kurum. Bu kurum parça parça satılmaya çalışılıyor. Peki ikinci proje ne durumda? İstanbul-Ankara arasındaki diğer proje de devam ediyor. Eskişehir- İnönü-Ankara arası ihale edildi. Alarko Holding ihaleyi aldı. Orası da devam ediyor. Yaklaşık 1 milyar 200 milyon Euro değerinde bir proje. Mevcut hızlandırılmıştan biraz daha hızlı bir tren. Bu projenin birçok handikapı var. Çok sağlıklı işleyen bir proje değil. Yani bazı hatlar üzerinde gerekliliği tartışılır.


BÖYLE GİDERSE KAZALAR ARTAR Özelleştirmeler bu şekilde devam ederse sonuç ne olur? Türkiye'de yürütülen özelleştirmeler, genelde özelleştirilen alanların birilerine peşkeş çekilmesine dayanıyor. AKP Hükümeti döneminde de bu değişmedi. Demiryollarının özelleştirildiği, Almanya'da, İngiltere'de ciddi kazalar yaşandı. Kâra dayalı, bir taşımacılığın öne çıkarılıp, özelleştirmenin yapıldığı yerlerde sonuç hep aynı oldu. Şirketler kârı ön plana çıkarıp, bakım, yenileme işlerine önem vermediler, personele daha fazla iş yaptırma yoluna gittiler. Bu da çok vahim sonuçlara neden oldu. Teknolojik açıdan Türkiye'den çok üstün ülkelerde bunlar yaşandı ise Türkiye'de mevcut yapı ile bu alanı özel ellere bırakmanın sonucu tam facia olacaktır.


SERMAYE İSTEDİ DEMİRYOLU GERİDE KALDI Cumhuriyet'ten sonra tamamen demiryollarına karşı bir ihmal var... Cumhuriyet dönemiyle birlikte demiryolları devletleştirildi. Cumhuriyet dönemi ile birlikte hatlar ağa dönüştürüldü. Mevcut hatların çoğu zaten o dönemden kalma. Marshall Planı çerçevesinde karayolu ağırlıklı bir ulaştırma politikası öne çıkarıldı. Karayollarında kullanılan kum, çakıl ve diğer malzemeler ithal edilmeye başlandı, ithalatı yapan şirketlerin de etkisi ile tamamen karayollarına ağırlık verildi. Petrol ve otomotiv şirketlerinin, uluslararası sermayenin istemleri doğrultusunda demiryolları tamamen geri bırakıldı.

ÖNCEKİ HABER

Kerry'nin adaylığı resmileşiyor

SONRAKİ HABER

The 'new system' in education or the latest version of instilling youth with AKP ideology

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa