23 Temmuz 2004 01:00

Ölüme cevapsız çağrı!

"Korku sineması" denilince artık akla ilk önce Japonya geliyor. Bu ülkenin usta sinemacılarının kendilerine özgü gelenekleri, inançlarıyla teknolojik- ekonomik gelişmeleri harmanlayıp 'modern zaman' korkularını başarıyla gerçekleştirdikleri söylenebilir.

Paylaş
"Korku sineması" denilince artık akla ilk önce Japonya geliyor. Bu ülkenin usta sinemacılarının kendilerine özgü gelenekleri, inançlarıyla teknolojik- ekonomik gelişmeleri harmanlayıp 'modern zaman' korkularını başarıyla gerçekleştirdikleri söylenebilir. Üstelik Japon korku filmleri çeşitlilik de içeriyor, bol kanlı olanından tüyler ürpertici olanına kadar, hatta midelerin kalktığı yapımlara kadar birçok film bu çeşitliliğin içinde yer alıyor. Halen gösterimi devam eden "Ölüm Provası"nın yönetmeni Takashi Miike de bu yönetmenlerden biri. Miike'nin geçtiğimiz yıl çektiği "Cevapsız Arama" ise bugün gösterimde.

Merak uyandırıyor Japonlara özgü bir lokanta. Kahramanımız Nakamura Yumi üniversiteden bir grup arkadaşıyla yemek yiyor. Ama hepsinin elinde birer cep telefonu var. Derken, bu gruptan Yoko'nun cep telefonuna cevapsız bir çağrı bırakılır. Çağrı üç gün sonrasından ve telefonun sahibinden gelmektedir. Üç gün sonra çağrının bırakıldığı saatte Yoko, feci bir şekilde ölünce gruptan başka birisinin cep telefonuna da cevapsız bir çağrı bırakılır. Her kurban hangi saatte öleceğini bilmesine rağmen sonunu değiştiremez. Tek dostu Natsumi canlı yayında milyonların gözü önünde öldürülünce Yumi'nin cep telefonu çalmaya başlar. Yumi, Yamashita Horoshi adında, kızkardeşini benzer olaylar çemberi içerisinde kaybetmiş olan yalnız bir cenaze müdürüyle tanışıyor ve ikili Yumi'nin ölüm saatini kadar bu olayın esrarengizliğini çözmeye çalışıyorlar. Yönetmen Miike, günümüzün en sevilen oyuncağı cep telefonu üzerine bir tekno-korku hikâyesi çekmek istemiş. Açık söylemek gerekirse, bunu filmin başlarında da başarıyor. Cep telefonundan gelen mesajların insanların kaderlerini nasıl belirleyeceği üzerine kafa yormaya başlıyorsunuz. Bu durum, özellikle final için sabırsızlığa neden oluyor. Miike'nin zaman zaman sokaklarda dolaştırdığı kamerası ise Japon halkının cep telefonuna olan ilgisini de seyirciden esirgemiyor. Bu bir bakıma, cevapsız çağrıyı bırakan kişinin bilinemezliğine de bir gönderme. Üstelik cep telefonunun Ortaçağ'da kan ya da büyü yoluyla gezinen lanetin bir sonraki durağını belirlemek için kullanılması, günümüzün hızlı yaşanan dünyası için oldukça anlamlı.

Final hayal kırıklığı Miike cep telefonunun esrarı üzerinde finale kadar başarıyla taşıdığı filmini ne yazık ki tatmin edici bir sonla bitirememiş. Yumi'nin esrarı çözmek için gittiği eski hastaneye kadar olan bölümde, hem merak hem de tedirginlik üretmeyi başaran yönetmenin; sonlara doğru 'biçimci' bir gerilime sürüklenerek eski nuramalara başvurduğu görülüyor. Duvarlarda yürüyen insanlar, dirilen ölüler vs. Üstelik, filme ilham veren cep telefonu bir anda başrolden figüranlığa düşüyor ki, tam bir hayal kırıklığı. Ama hayal kırıklığı bununla da sona ermiyor. Çok yakın bir geçmişte Hideo Nakata'nın "Karanlık Sular" filmiyle hemen hemen aynı bir final yapıyor. Bütün bu korkunun, gerilimin ve intikam duygusunun "Karanlık Sular"daki nedenlerle aynı olduğunu görmek de yeni bir hayal kırıklığı. Yine de her şeye rağmen bu bir gerilim filmi ve fazla mantık aramanın anlamı yok ve film artık bitti dediğiniz, kalkmaya hazırlandığınız anda ekrana düşen kısa bölüm ise son darbeyi oluşturuyor. Yine de bu bir gerilim filmi. Fazla mantık aramaya gerek yok! Cevapsız Arama, Orijinal Adı: Chakushin ari, Yönetmen: Takashi Miike, Oyuncular: Kou Shibasaki, Shinichi Tsutsumi, Kazue Fukiishi, Renji Ishibashi, Senaryo: Miwako Daira, Yasushi Akimoto (kitap), Müzik: Koji Endo, Yapım: 2003, Japonya, Tür: Korku, Süre: 112 dk, Dağıtım: Pinema

ÖNCEKİ HABER

Munzur için hazırlıklar tamam

SONRAKİ HABER

EMO ve Haber-Sen: Deneyimli kadrolar TRT’den tasfiye ediliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa