22 Temmuz 2004 01:00

Boşa giden emekler

Fethin 550. Yılında İstanbul Şiirleri-Yazıları adlı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kitaplaştırılan çalışma iyi niyetle, masraftan kaçınmadan kötü iş çıkarmanın örneği...

Paylaş
Proje güzeldi, Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye Edebiyatçılar Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile birlikte İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği, Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı, Beyaz Sanat Derneği, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın da yer aldığı İstanbul 1. Edebiyat Buluşması'na katılacaktı. "Fethin 550. yılı anısına" 550 yazarın katılması düşünülen bu buluşmaya çağrılanlar el yazılarıyla bir şiir ya da yazı vereceklerdi İstanbul Vakfı'na. Bu yazılar/şiirler de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Dairesi'nce kitaplaştırılacaktı. Oyunbozan, uzlaşma bilmez kimliğimizden sıyrılıp kabul ettik. Gazetelerde buluşmayı okuyanlar Lale Müldür'ün protesto edilişini, onun da bir algılama bozukluğuyla bu protestoyu "laiklere" yüklediğini anımsayacaktır. Neyse oldu bir kaza dedik. Arkadaşımızın rahatsızlığına bağladık olayı. Kurumlarımızla gerçeği anlatmaya çalıştık. Asıl protestocular da "Biz böyle bir frenk kokulu şiiri hem de uzun uzun dinleyemedik" demedi. Söz uçar yazı kalır inancıyla kitabı bekledik. Geçenlerde kitap çıkageldi (Daha doğrusu almak için çağrıldık). Yaldızlı, ciltli alamet bir şey. Sayfa numarası olmadığı için kaç sayfa olduğunu bilemiyorum. Sanırım 900 sayfaya yakın. Her sayfa gravürlü. Birileri 550 kişiyle yetinmeyip yerli yabancı İstanbul için bütün yazanları toparlamış. Eh bu da iyi. Kaynak göstermişler (İzin alıp almadıkları kuşkulu ya...Mesela Nâzım Hikmet'in, Can Yücel'in, Ömer Faruk Toprak'ın, A. Kadir'in, Cemal Süreya'nın vb. yayıncısı ya da ailesinden, İlhan Berk'in kendisinden..... neyse)

Özen sıfır Ama kitaba her bakımdan özen sıfır. Bir ikisini sıralayalım : Kitapta yer alan yazar/ şair listesi (içindekiler) yok, yazı/şiir sıralamasının mantığı, düzeni bellisiz, çağlar, yıllar karmakarışık, alfabetik sıralama da söz konusu değil; el yazısının kullanımından vazgeçilmediği için parça bölük konmuş. El yazısı olmayanlarla uyum yok. Biyografiler baştan savma makaslanmış, kim kimdir nedir necidir ne yapar anlaşılmıyor, Sabahattin Ali, Edip Ayel gibi kimilerinin biyografisi de yok. Kimilerinin el yazısı var, biyografisi yok. Mesela el yazısıyla Vedat Günyol imzalı bir metin var, matbaa harfleriyle Vedat Günyol Akdağ yazılmış kimdir merak ettim. Cevdet Kudret'e de nedense vazgeçtiği "Solok" soyadı eklenmiş. Yabancı yazarların (H.C.Andersen, M. Butor, H. Mervill, J.D. Pasos, G.Flaubert, J.Pardoe, Chateubriand, L. Martine, P. Loti vb.) metinlerinin ne kaynağı ne çevirmeni var. Tarık Günersel'in şiiri yanlış dizilince yanına bir de doğru metni koymuşlar (nedenini anlayamadım).

İkinci Mahmud'un güncel şiiri! En gülüncü İkinci Mahmud'un şiiri Türkçeye çevrilmiş olarak konmuş, aslı yok. Bilmeyen de bu yenilikçi padişahı "Gönlüm çok istekli ey servi endamlım/ Yarın Çamlıca'ya gidelim canım efendim" diye anlaşılır bir dille (ama biraz takur tukur) yazardı sanacak. (Hele divan edebiyatı mazmunlarını bilmeyenler "Geri çevirme bu sözümü levend padişahım" dizesini görünce, bu şiiri Mahmud şehzadeyken zamanının padişahına, mesela amcası Üçüncü Selim'e yazdı diye anlayabilecek)... Divan Edebiyatının ozanlarınıysa (Latifi, Hevai, Baki vb.) çevirisiz anlaşılmaz bir dilde ama bu şairlere ayrılan bol bulamaç yerlere anlam çevirisi konmamış.. Üstelik Baki'nin yaşam öyküsünde dil ya da yazar/şair belirtilmeden "çeviriler yaptı" denmiş. Derdimiz eski edebiyatı öğretmek sevdirmekse, bu böyle mi yapılır? Bari bir bilene (bana değil) soraydınız. 550 yılda bir, ayrı kutuplar anlayışlar bir araya geldik, ortak kitap özensizlikten, bir ucube olmuş. Üstelik Rauf Tamer kitabın başlarına konan yazısında "Kendilerine ilerici diyen kesimler, fetih kutlamalarına katılmıyor, hatta küçümsüyor. Asıl yobazlık bu" diye bir övgü/sövgü döktürmüş, kitabı hazırlayanlar da "Aman başka bir şey yazın, kırk yılın başı birlikte bir etkinlikteydik" dememişler. (Oh olsun uzlaşmaz tavrını sürdürseydin ya ... diyemiyorum örgütlerime.) Editör kurulu mu : Ali Mete (İstanbul Vakfı), Bestami Yazgan (İLESAM), Bekir Soysal, Ahmet Kot (Türkiye Yazarlar Birliği), Mehmet Nuri Yardım (Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı), Ali Haydar Haksal, Abdurrahman Şen (Beyaz Sanat Derneği), Hasan Akay. İyi niyetle, masraftan kaçınmadan kötü iş çıkarmanın örneği bir kitap. Üç bin tane basılmış üstelik.

ÖNCEKİ HABER

Erdoğan herkese dava açtı

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa