18 Temmuz 2004 01:00

Buzuki'nin yedi rengi

Orhan Osman, ilk albümü 'Devr-i Alem'le selamlamıştı dinleyenleri. O albümde, müziğiyle dünyanın pek çok coğrafyasının izini sürmüştük.

Paylaş
İlkokul çağındaki çocuk, komşu ağabeylerinden gördüğü Buzuki adlı bir enstrümanı kendi kendine yapmaya girişiyor. Birgün iyiden iyiye kopmaz bağ kurduğu enstrümanı tutup çuvalın içine yerleştirip Gümülcüne'deki okulunun yolunu tutuyor. "Onunla giremezsin" diye paparayı yeyince her şeyden vazgeçip, gelecekte isminin dahi o enstrümanla anılmasının tohumunu atacak ilk cümleyi sarf ediyor : "O giremezse ben de.." Birçok virtüözün hayatındaki çocukluk yıllarına dair benzer kavşaklardan biri Buzuki Orhan Osman'ınki... O yıllardan kalan hemen her şeyi tek kumbarada -buzukisinde- biriktirmiş Orhan. Zaten o birikimin ürünleriyle uluslararası platformlarda, buzukinin adının geçtiği her mecrada boy göstermekte. Orhan Osman şimdilerde her yerden topladığı renkleri tek albümde biribirine ekliyor ve dinleyenlerinin karşısına sapasağlam bir projeyle "Gökkuşağı" ile yeniden çıkıyor... Buzukisine da soruyor albüm kapağında "Ne oldu Buzuki yoruldun mu?/Daha gidecek çok yolumuz var"...

Gökkuşağı'nın her rengi Orhan Osman, ilk albümü 'Devr-i Alem'le selamlamıştı dinleyenleri. O albümde, müziğiyle dünyanın pek çok coğrafyasının izini sürmüştük. Osman, şimdi 'Gökkuşağı' isimli yeni albümüyle yoluna devam ediyor. Aradan geçen zamanda yurtiçinde ve dışında verdiği sayısız konserle müziğini çok sayıda insanla paylaşan sanatçı bu albümde de kalitesini bozmuyor. Sanatçı gözbebeği buzukide ustalığını kendi tekniğiyle gösteriyor. 'Gökkuşağı'nın renklerinde o yumuşacık geçişler bu kez renkler yerine notalarla karşımıza çıkıyor. Orhan Osman, müziğini çok sesli olarak tanımlarken, ezgileri yaptığı aranjmanlarla kendi müziğine dönüştürüyor. Asıl tutkusu olan buzukisinin yanında kültürlere damgasını vurmuş farklı enstrümanları başarıyla kullanmayı ihmal etmiyor. Yeni Dünya Müzik'ten çıkan albümünde müzikseverlerin karşına çıkan 'Gökkuşağı' heyecan dolu. 'Gökkuşağı'nın her rengi Osman'ın albümünde de ruh bulmuş. Mistik etkisiyle bir müezzin sesi bir anda caza uzanabiliyor. Örneğin açılış parçası 'Dostlar Bizim Halaya' da ünlü Koçani Orkestrası Orhan'la birlikte insanları dansa davet ediyor. Makedon Koçani Orkestrası, gypsy müziğini dünya müzik listelerine taşıyan tanınmış bir grup. Orta Anadolu'nun insanlarının vazgeçilmezi 'Farfara' "farklı" düzenlemesiyle Orhan Osman'ın albümünde yer buluyor. 'Tadımlık Swing' isimli parçada Yıldız İbrahimova etkileyici sesi ve yorumuyla katılıyor Orhan Osman'ın albümüne.

Her renkten demlenen Gökkuşağı projesinin kendi hayatı açısından bazı göndermelerine dikkat çekiyor sanatçı; "Ben 14 yaşındayken başladı bütün olan bitenler. İlk yolculuğuma çıktığımda ilk durağım Bulgaristan olmuştu, daha sonra oradan birçok yere gittim. 18 yaşına kadar hayatım sürekli çeşitli ülkelerde dolaşarak ve çeşitli müzisyenlerle çalışarak geçti. Kendimi en çok geliştirdiğim yıllar oldu tüm bunlar" diyerek albümünün hemen hepsinden demlediğini ifade ediyor. "Ben kendim Batı Trakyalıyım bu kültürde yetişmiş biriyim bir de farklı kültürlerin müziklerini dinlemeyi çalmayı da çok seviyorum" vurgusuyla da vazgeçemediği Balkan tadının nedenlerini anlatıyor.

Halka götürmek gerek Orhan Osman'ın ismi Balkan müziğinin geçtiği hemen her mecrada geçiyor. O mecranın içinde neler yok ki, 4 kıtanın bilinen birçok ülkesi bahsedilen. Ancak bunlarla yetinmeyip bugüne kadar yapamadığını yapmak istiyor sanatçı. Adana'ya, Diyarbakır'a Hakkâri'ye Manisa'ya... kendi ülkesinde tanıtmak istiyor müziğini. "Benim için çok önemli" diye üstüne basa basa söyleyip organisasyon şirketlerini eleştiriyor; "Organizasyoncular pop rock işlere, starlara ediyorlar"... Bu noktada söylecekleri bitmiyor Orhan Osman'ın "Ben pavyonda da çaldım Cemal Reşit Rey'de de çaldım. Taksim Meydanı'nda cümbüş çalan adamı gördüm geçenlerde çıkardım buzukiyi sokak ortasında ona eşlik ettim. Bakkala gidiyorum, taksiye biniyorum enstrümanı soruyorlar çıkarıyorum başlıyorum çalmaya. Benim amacım insanlara müzik yapmak. Böyle organizasyonlar yapılsa da her yere gidebilsem. Mısır'a kadar gidiyoruz, kendi memleketimizde niye dolaşamayalım!"


Buzuki eğlenceye meze yapılıyor Renkli gecelerde tabak kırıp buzuki dinleyenlerden de hayli şikâyetçi Orhan Osman. "Buzukinin taverna şeklinde algılanmasından şikâyetçiyim, en büyük problemim bu. Yanlış kavranan bir tüketim kültürü bu. İnsanların buzukiyi sadece sirtaki olarak algılamasını istemiyorum. Tabii ki insanların eğlenmesini istiyoruz. Eskiden orta yaş grupları dinliyordu bizi, şimdi gençler de dinliyor. Buna elbette seviniyoruz. Ama sadece buna kilitlenemez bu enstrüman"

ÖNCEKİ HABER

Seyyar satıcılar eylemde

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: Ahmet Hakan'ın savunma mekanizması geliştirmesi üzdü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa