15 Temmuz 2004 21:00

Tasarı silah oldu

Yasa tasarılarının AKP'nin elinde nasıl bir silaha dönüştüğünün bir örneği, sağlık alanında yaşandı.

Paylaş
Yasa tasarılarının AKP'nin elinde nasıl bir silaha dönüştüğünün bir örneği, sağlık alanında yaşandı. Maliye Bakanı'na Sağlık Bakanlığı'nın taşınmazlarını satma yetkisi veren tasarının görüşülmesi sırasında AKP'lilerin verdiği, "Aile hekimliği pilot uygulaması" önergesi, işleme konmayınca, önerge hemen tasarıya dönüştürülerek, Ankara'da olmayan Başbakan'ın da imzası ile hemen Meclise sunuldu. CHP'li Yılmaz Ateş başkanlığındaki Meclis Genel Kurulu'da görüşülen yürürlük ve yürütme ile üç maddelik tasar Maliye Bakanlığı'na, Sağlık Bakanlığı'na tahsisli hazine mülkiyetindeki taşınmazlar ile Sağlık Bakanlığı kullanımındaki diğer taşınmazlardan gerekli görülenlerin, mülkiyetinin hazineye bedelsiz devrinden sonra, üstelik 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Yasa'sı uygulanmaksızın satma yetkisi verildi. Satıştan elde edileceği belirtilen 1.5-2 katrilyonluk gelir ise bütçeye aktarılacak.

Bağışlar satılamayacak Tasarıya CHP'li Mevlüt Aslanoğlu'nun önergesi ile Sağlık Bakanlığı'na yapılan bağışların bu kapsam dışında tutulması ve bu bağışların kullanılmaması halinde sahibine iade edilmesi kabul edildi. AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz ise AKP Hükümeti'nin "Sağlıkta Dönüşüm" programlarının önemli bir parçası olan Aile Hekimliği konusunda, Sağlık Bakanlığı'nın, pilot olarak belirleyeceği illerde Aile Hekimliği uygulaması başlatılmasına ilişkin önerge verdi. Tasarıya bir madde eklenmesi şeklinde olan ve bu uygulamada personel çalıştırmayı da getiren önerge CHP'li Ateş tarafından "ilgisi olmadığı" gerekçesiyle işleme alınmadı. Önergenin reddedilmesinden birkaç saat sonra, aynı konu tasarı olarak Meclis'e sunuldu. Üstelik de Ankara dışında olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bütün bakanların imzası hazır olarak. Tek maddeden oluşan, ancak uzun bir metin olan tasarı, AKP'nin "Sağlıkta Dönüşüm" programının iki önemli ayağı olan Aile Hekimliği ve Genel Sağlık Sigortası'na ilişkin düzenlemeler yapılana kadar, Sağlık Bakanı'nın belirleyeceği pilot illerde Aile Hekimliği'nin uygulanmasını getiriyor.

Personele ilişkin düzenleme Tasarıya göre, Sağlık Bakanlığı, kamu personeli uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanlarını sözleşmeli olarak çalıştıracak. Kamu personelinden eleman temin edilememesi halinde, Sağlık Bakanlığı, personelini bu hizmetler için görevlendirebilecek. İhtiyaç halinde, Türkiye'de mesleğini icra etmeye yetkili, kamu görevlisi olmayan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanları; sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.

Katkı payı alınacak Hazine'ye ait taşınmazlardan aile sağlığı merkezi olarak kullanılması uygun görülenler, Maliye Bakanlığı'nca aile hekimine kiraya verilebilecek. Aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde kişilerin aile hekimine kaydı yapılacak. Bakanlıkça belirlenen süre sonunda kişiler aile hekimlerini değiştirebilecekler. Her bir aile hekimi için en az bin, en fazla 4 bin kişi kayıtlı olacak. Aile hekimliği hizmetleri ücretsiz verilecek. Ancak, acil ve zorunlu haller dışında, hangi sosyal güvenlik kuruluşuna bağıl olursa olsun aile hekiminin sevki olmadan sağlık kurum ve kuruluşlarına gidenlerden katkı payı alınacak.


UNAKITAN'IN DEDİĞİ OLDU Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan arasında tartışmaya yol açan tasarı Unakıtan'ın istediği şekilde yasalaştı. "Özel Gelir ve Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi" adı altındaki 34 maddelik bu yasa ile 3.7 katrilyonluk bir gelirin bütçeye aktarılması öngörülüyor. Çok sayıda bakanlığın kullanımındaki fonların bütçeye aktarıldığı yasa ile cezaevlerinde mahkûmların çalıştırıldığı işy urtlarında toplamı 200 trilyonu bulan gelirler bütçeye kaydedilecek. Ancak verilen bir önerge ile Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in de gönlü alınarak, harçlar ve yargılama bedelleri, yargı ve noter harçlarının ilgili yıl bütçesinin gelir tahmini tutarının yüzde 35'ine tekabül eden miktarının iş yurtları kurumuna aktarılmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesine konulması hükmü getirildi.


ADLİ TATİL 36 GÜN Adli tatili 45 günden 36 güne indiren tasarı da kabul edildi. Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı tasarı ile adliye binası bulunmayan ilçelerde adli sicil belgesinin kaymakamlıkça verilmesi karara bağlandı. Bu düzenlemenin, AKP'nin birçok ilçede adliye binasını kaldırmasına zemin oluşturduğu eleştirileri yapıldı. Anayasa Mahkemesi'nin, iptal, itiraz ve siyasi parti kapatma davalarına ilişkin iş yoğunluğu arasında bir de bu dönem Yüce Divan görevi yapacak olması nedeniyle iş yükünün daha da artacağı belirtilerek, personel takviyesini getiren üç maddelik tasarı da yasalaştı. Tasarı ile Anayasa Mahkemesi'nin Yüce Divan sıfatıyla yapılan yargılama sırasında diğer kurum ve kuruluşlardan personel görevlendirilmesi ve yargılama bitene kadar çalışacak personele fazla çalışma ücretlerinin iki katı ödenmesi hükme bağlandı.


DOĞUM İZNİ ARTIRILDI Kadın memurların doğum öncesi ve sonrası izinlerinin artırılmasına ilişkin 657 sayılı yasada yapılan değişiklik de kabul edildi. Kabul edilen 4 maddelik yasa, kadın memurların doğum izni, doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere 16 haftaya çıkarıldı. Çoğul gebelik halinde doğum öncesi 8 haftalık süreye 2 hafta daha eklenmesi, sağlık durumunun iyi olması ve hekimin de onayı ile doğumdan önce 3 haftaya kadar işyerinde çalışan kadına, kullanmadığı izinlerin doğum sonrasında verilmesi düzenlemesi getirildi. Doğum süreleri hekimin raporları ile uzatılacak olup, yasa ile bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için kadın memurlara, saatini seçmesi şartı ile günde toplam 1.5 saat süt izni verilmesi hakkı da getirildi. Doğum yapan kadınlar istemeleri halinde bir yıl ücretsiz izin de kullanabilecek.


YEŞİL KARTA DÜZENLEME Yeşil kart uygulaması daha önce sadece yatarak tedavi görenlerle sınırlı ve bu durumdaki hastaların ayakta tedavi giderleri Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan Sağlık Bakanlığı'na aktarılan kaynaktan karşılanırken, şimdi ayakta tedavi olanların da yeşil kart ile tedavi olmaları düzenlemesi yapıldı. Geçici 5 maddelik yasa ile sosyal güvencesi olmayanlar ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olanlar yeşil kart sahibi olabilecekler. Usulsüz yeşil kart kullananlar ile gerçeğe aykırı belge düzenleyenlere cezai hükümler getirildi. Sağlık Bakanlığı, yeşil kartı olmayan hamile kadınlara, kartı çıkarılıncaya kadar sağlık kurumlarında doğum ile muayene, tetkik, tahlil, diş çekim ve protezi, gözlük ve ilaç bedelleri konusunda da üç ilde pilot uygulama yapacak. Bu uygulama 1 Ocak 2005 tarihine kadar sürecek.

ÖNCEKİ HABER

Kaldır parmak indir parmak!

SONRAKİ HABER

AKP’li belediyenin aldığı 37.5 ton etin borcu yeni CHP’li belediyeye kaldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa