16 Temmuz 2004 01:00

Bir skandalın öyküsü!

DGM savcılarının hiçbir araştırma yapmaksızın, tamamen emniyetin hazırladığı fezlekelere bağlı olarak dava açması yeni bir skandala yol açtı.

Paylaş
Adana'da Emniyet ve DGM'nin, hukuk skandalları tarihine geçecek bir gelişmeye imza attığı ortaya çıktı. Adana Emniyet Müdürlüğü, gözaltına aldığı 28 kişinin gözaltında oldukları halde otobüs yaktığını iddia etti. Emniyet Müdürlüğü, Adana Barış Platformu'nun yaptığı savaş karşıtı açıklamaya yaptığı müdahalede gözaltına aldığı 28 kişinin 16 Şubat günü Adana'da otobüs yaktığını öne sürdü. Emniyet Müdürlüğü'nün 14-15 Şubat günü gözaltına aldığı kişileri, gözaltında iken 16 Şubat günü otobüs yakmakla suçladığı sanıklar hakkında açılan davanın fezlekesine geçirildi. Gözaltına alınan 28 kişi, kamu malına zarar vermek, Toplantı ve Gösteri Kanunu'na muhalefet, molotof kokteylli eylem düzenlemek gerekçesiyle 18 Şubat'ta Adana 2 No'lu DGM kararıyla tutuklanarak Kürkçüler E Tipi Cezaevi'ne konuldu.

Yoğunluk mazereti 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra, savcılık tarafından hazırlanan iddianame çerçevesinde Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde otobüs yakma suçlamasından hakimin karşısına çıkarılan sanıklar, 15 Şubat'ta gözaltına alınıp, 16 Şubat'ta otobüs yakmalarının imkânsız olduğunu belirttiler. Tahliye olan sanıklara tebliğ edilen gerekçeli kararda Hakim Latif Tefon, itibarla suçun işlendiği tarihte gözlem altında olan sanıkların isnat edilen suçun faili olamayacaklarını bildirirken, kararda şu ifadelere yer verildi: "Vukua gelen olayların süreklilik ve devamlık göstermesi Adana'nın muhtelif yerlerinde çok sayıda bölücü örgüt yanlısı eylemlerin vukua gelmesi sebebiyle iş yoğunluğu ve gözaltı süresinin bitmesinden evvel işlemlerinin bitmesinin gerekli olması dolayısıyla yanlışlık yapılarak 16 Şubat 2003 tarihinde vuku gelen olayın faili olarak 15 Şubat 2003 tarihinde gözlem altına alınan sanıkların gösterildiği, iddia ve olayla ilgili olarak düzenlenen tutanaklar, sanıkların savunmaları, DGM Başsavcılığı'nın tefrik kararına ekli iddianameler, Adana 1 No'lu DGM'nin 6 Ocak 2004 tarihi 2003/46 esas sayılı elindeki belgeler, Emniyet Müdürlüğü'nün 21 Ocak 2004 yazısı ve dosyadaki diğer delillerden anlaşılmış olduğundan, müsnet suçtan sanıkların beraatlerine Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir."

Yanlışlıktan kaynaklanmadı Sanıkların hakim Latif Tefon'u uyarmasıyla ortaya çıkan olayın, farkına varılmadan yapılan bir yanlışlık olmadığını ifade eden sanıkların avukatı Vedat Özkan, olayın DGM savcılarının hiçbir araştırma yapmaksızın, hiçbir delil toplanmadan tamamen emniyetin hazırladığı fezlekelere bağlı olarak dava açmasından kaynaklandığını söyledi. "Otobüs yakma" suçlamasından kurtulan 28 kişi halen Adana Ağır Ceza ve Asliye Mahkemesi'nde kendilerine isnat edilen diğer suçlamalar "yardım yataklık, "kamu malına zarar verme", "Toplantı ve Gösteri Kanu'na muhalefet"ten dolayı yargılanıyorlar.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Bayram'a 'geçmiş olsun' dedim Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Mustafa Bayram'ın telefonda kendisine oğlunun çeteler tarafından kaçırıldığını ilettiğini, kendisinin de meseleyi Vali'ye ve Emniyet Müdürü'ne aktaracağını söylediğini açıkladı. Çelik, yazılı açıklamasında, şunları kaydetti: "7 Temmuz 2004 tarihinde Van'ın Erciş ve Çaldıran ilçelerinde okul temelleri atmış Van'a dönüyorduk. Van Valisi Sayın Hikmet Tan ile aynı araçtaydık. Bana, Mustafa Bayram'ın oğlu, Van'ın Edremit ilçesi Belediye Başkanı Hecer Bayram'ın beni ısrarla aradığını bildirdi. Verilen cep telefonunu aradım. Karşıma eski Van milletvekili Mustafa Bayram çıktı. Mustafa Bayram bana oğlunun çeteler tarafından kaçırıldığını, kendilerinden yüklü bir fidye istendiğini söyledi. Ben de 'geçmiş olsun' dedim ve meseleyi yanımdaki Vali'ye ve Emniyet Müdürü'ne aktaracağımı söyledim. O, Emniyet Müdürü'nün olaydan haberi olduğunu söyledi. 'O zaman gereken yapılır' dedim. Sonra Van Emniyet Müdürü Tacettin Kurt'u aradım ve işin aslını öğrendim. "

Vali yalanladı Öte yandan Van Valisi Hikmet Tan, "Valiliğimle, Emniyet baskınını gerçekleştiren eski Milletvekili Mustafa Bayram arasında asla bir görüşme olmamıştır" dedi. Tan, açıklamasında şunları kaydetti: "Bugünkü (15.07.2004) ulusal gazetelerde, uyuşturucu kaçakçısı Hamit Bayram'ın babası Mustafa Bayram'ın (oğlunun çeteler tarafından kaçırıldığını haber vermek üzere Valiliğimi aradığını, ancak ulaşamadığını, daha sonra Van Valisi olarak benim kendisini arayarak geçmiş olsun dileğinde bulunduğumu) söylediğimi sorgulama sırasında mahkemede ifade ettiği, sanıkların avukatı Ayhan Çabuk'a atfen haberlerin yer aldığı görülmüştür. Valiliğimle emniyet baskınını gerçekleştiren eski Milletvekili Mustafa Bayram arasında asla böyle bir görüşme olmamıştır."

ÖNCEKİ HABER

Çakıcı yakalandı

SONRAKİ HABER

Erdoğan "oy çalındı" iddiasında ısrarcı: Oy hırsızlığı tam bir felakettir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa