İHD 18 yaşında!

İHD 18 yaşında!

Kurulduğu günden bu yana Türkiye'de yaşanan insan hakları ihlallerinin ve ihlalcilerinin karşısına dikilen İnsan Hakları Derneği (İHD), 18 yılını geride bıraktı.

12 Eylül cuntasının ardından; yazarlar, gazeteciler, doktorlar, mimar ve mühendisler, tutuklu ve hükümlü yakınları, bundan yaklaşık 18 yıl kadar önce, uzun ve zorlu bir yolun ilk adımını attılar. 17 Temmuz 1986'da, 98 insan hakları savunucusu, İHD'yi kurdu ve bu zorlu yolun ilk köşetaşı yerine kondu. Derneğin tek ve belirli amacını "insan hakları konusunda çalışmalar yapmak" olarak belirleyen İHD, kurulduğu günden bu yana, ülkede yaşanan tüm insan hakları ihlallerine karşı durdu, temel sorunlar üzerine kampanyalar düzenledi ve Türkiye'nin insan hakları mücadelesi tarihindeki onurlu yerini aldı. Emperyalist saldırganlığın ve insanlık onurunu hiçe sayanların karşısına dikilmenin bir bedeli de vardı elbette. İHD, 18 yıl boyunca bu bedeli de ödedi. İHD, bugün de 34 şubesi ve 14 bin üyesi ile kendisine ulaşan tüm ihlallere, haksızlıklara ve zulme karşı çalışmaya devam ediyor.

Ayrımsız genel af talebi Kuruluşunun ardından, 1 Kasım 1986'da yapılan "Ceza Yasası'ndaki değişiklik, ölüm cezası, genel af ve infaz yasası" konulu panel, büyük ses getiren "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" kampanyasının başlangıcını ifade ediyordu. 19 Eylül 1987'de ilan edilen kampanya çerçevesinde toplanan 250 bin imza, TBMM'ye verildi. 22 Temmuz 1998'de başlayan "Ayrımsız Genel Af" kampanyasının ardından 1 Haziran 1999'da başlatılan "Ölüm Cezasına Hayır" kampanyası süresince ise 539 bin imza toplanarak TBMM Başkanı'na verildi. Kuruluşundan bugüne cezaevlerinde yapılan tüm açlık grevlerinde kamuoyuna bilgi veren İHD, heyetler oluşturarak ve yerinde incelemeler yaparak F tipi cezaevlerine karşı da etkin bir çalışma yürüttü. İHD, bugün de Türkiye'nin önemli sorunları arasında yerini koruyan cezaevleri sorununa dikkat çekmek için çeşitli etkinlikler yapıyor. İşkencenin yetkililer tarafından her durumda "münferit" olarak nitelenmesine karşı İHD'nin yayımladığı işkence raoporları yetkili makamlar tarafından yalanlanamadı. İşkence görenlerin tedavisi ve dokümantasyon faaliyeti için 1990 yılında Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) kurulmasına önayak oldu. İHD, son olarak Ocak 2004'te "İşkenceye sessiz kalma" başlıklı bir proje başlattı. İHD, 18 yıllık birikimiyle Türkiye demokrasi mücadelesinin önünü açmaya devam ediyor.

Kürt sorunu gündeminden düşmedi İnsan Hakları Derneği, Türkiye'nin en önemli demokrasi sorunu olan Kürt sorunu konusunda duyarlılığını hiç yitirmedi. İHD, "AB'ye girmenin yolu Diyarbakır'dan geçer" diyenlerin de, Kürtçe yayını kendi marifeti olarak gösterenlerin de egemen anlayışın arkasına sığınıp katliamlara sessiz kaldıkları dönemlerde, Kürt sorununa acil çözüm istedi. Kürt sorununu Türkiye'deki insan hakları ve demokrasi sorununun en önemli halkası olarak değerlendiren İHD'nin 1993'te düzenlemek istediği "Kürt Sorunu Kurultayı" ve 1997'de yapılması planlanan "Barış Kurultayı", bu sorunun tartışılmasına bile tahammül edemeyen egemenler tarafından yasaklandı. İHD, barış talebini her 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde de dillendirdi. İHD, işçi ve emekçilerin hak alma eylemlerinde de onları yalnız bırakmadı. Zonguldak işçilerinin grevine destek veren, özelleştirmelere karşı çıkan ve emekçilerin grevli toplusözleşmeli sendika hakkı mücadelelerinde onlarla birlikte olan İHD, her 1 Mayıs'ta da işçi sınıfıyla birlikte alanlara çıktı.

Mücadelenin bedelini de ödedi Tüm hak ihlallerine karşı çıkan ve mücadeleden çekinmeyen İHD, saldırıların da ana hedeflerinden biri oldu. İHD eski Genel Başkanı Akın Birdal, 14 ay cezaevinde kaldı. 12 Mayıs 1988'de İHD Genel Merkezi'ne gelen iki kişi, Akın Birdal'ın odasına girerek ateş ettiler. Saldırıyı üstlenen Türk İntikam Tugayı'nın kurucusu olarak yargılanan Cengiz Ersever, Namık Zihni Ozansoy ve Mehmet Cemal Kulaksızoğlu'nun bir dönem MİT adına çalışması, "suikastte devletin parmağı mı var" sorusunu akıllara getirdi. Ayrıca İHD Diyarbakır Şube Kurucu üyesi Vedat Aydın, Batman Şube YK üyesi Sıddık Tan, Urfa Şubesi YK üyeleri İdris Özçelik ve Kemal Kılıç, Van Şube üyesi Orhan Karaağar, Erzincan Şube üyesi Cemal Akar, Tatvan Temsilcisi Şevket Epözdemir, Elazığ Şube Başkanı Metin Can ve Elazığ Şube üyesi Hasan Kaya, Urfa Şube üyesi Muhsin Melik, İzmir Şube üyesi İkram Mihyaz ve İHD kurucularından Didar Şensoy, bu süreçte katledildiler. 1999'da ise bölgedeki çatışmalarda ölen güvenlik görevlilerinin yakınlarının yaptığı bir gösterinin ardından MHP önünde toplanan 30-35 kişilik bir grup, siyah çelenk bırakma bahanesiyle İHD Genel Merkezi'ne geldi. İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül ve Yönetim Kurulu üyesi Avni Kalkan'a saldıran, eşyaları tahrip eden saldırganlar, polislerin gözü önünde binadan ayrıldılar. 18 yıl boyunca birçok İHD şubesi kapatıldı ve çok sayıda şube yöneticisi hakkında davalar açıldı, insan hakları savunucuları yargılandı.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.