11 Temmuz 2004 01:00

Açığın kurtarıcısı ucuz turizm

Bonkörce yapılan ithalatlarla derinleşen cari açık, ucuza satılan turizm paketleri ile kapatılmaya çalışılacak.

Paylaş
Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı neresidir, diye sorarsınız, cari açıkları, yani ödemeler dengesi açıklarıdır, derim. Çoğu iktisatçı, analist bunu söyler. Genel beklenti, bu açığın geçen yıla göre yüzde 50 civarında artarak 10.2 milyar doları bulması. Bu, milli gelirin yüzde 3'ünü aşmadığı için, bazılarınca tehlikeli bir açık sayılmayabiliyor ama yine de ciddi bir artış sayılmalıdır. İki hafta önce Merkez Bankası ödemeler dengesi rakamlarını açıkladı. Geçen yılın ilk 3 ayındaki 3.7 milyar dolarlık cari işlemler açığı bu yıl 6.4 milyar olmuş. Yani açık yüzde 73 artmış. Bu durumda yüzde 50'lik artış tahmini biraz iyimser duruyorsa da durum öyle değil. Özellikle bu yıl, turizm, bu dengede özel bir önem taşıyor. İlk 3 ayın döviz gelirlerine göre, ihracattaki artış yüzde 29, hizmet gelirlerindeki artış da yüzde 46. Bu da daha çok turizm, bir de büyüyen dış ticaretin navlun gelirleri ile ilgili. Giderlere gelince, ithalat cari işlemlerdeki en büyük kalem. Hizmet giderlerinde de bir artış gözleniyor; yüzde 36. Ama bu kalem ithalata göre çok küçük. Portföy yatırımlarının gideri, 556 milyon dolardan 642 milyon dolara çıkmış. Doğrudan yabancı sermaye çıkışı geçen yıl 45 milyon dolar iken, bu yıl 229 milyon dolara ulaşmış. Bu çıkışlar kaygı yaratıyor. 2003'te cari işlemlerin finansmanında dört etken rol oynadı. Birincisi, açık daha küçüktü. İkincisi, IMF borçları ertelenmişti. Üçüncüsü, ciddi bir sıcak para girişi vardı. Ve nihayet TL'ye dönüş, ciddi bir döviz likiditesi yaratıyordu. Oysa bu yıl cari açık çok daha büyük. IMF'den para gelmediği gibi, eğer yeni bir erteleme konusunda anlaşma sağlanmazsa, borç servislerini ödeme zamanı artık yaklaşıyor. TL'ye dönüş temposu da bir miktar yavaşlamış görünüyor. Üstelik, ABD Merkez Bankası FED faizleri artırdığı için, önemli bir sıcak para girişi de beklememek gerekiyor.

Can simidi turizm Cari açığın yeni bir kur fırlamasına, sermaye kaçışına ve reel bir krize yol açmaması önünde en önemli sübap bu yıl turizm gelirleri olacak gibi. Yılın ilk 6 ayında turist girişi 6 milyonu aştı bile. İkinci yarıda, geçen yılın artışının yüzde 10 üstüne çıkılsa bile, 2004 girişi 17 bine çıkacak. Ama görünen o ki, girişler yıl sonunda 20 milyonu bulacak. Ortalama turist harcamasını 700 dolar olarak kabul etsek, bu, turizm gelirinin 14 milyar doları bulması demek. Yani 2003'te 9 milyar dolar iken 2004'te 14 milyar dolara çıkacak. Büyük bir artış bu. Nitekim, Mayıs 2003-Nisan 2004 dönemini kapsayan 12 ayı aldığımızda, bu gelirin 14.2 milyar dolara yaklaştığını görüyoruz. Bir yılda turizm kaleminde 5 milyar dolar artış, 2004'ü kurtarmaya belki yeter. Öyle görünüyor ki, 2002'yi IMF kredileri, 2003'ü 6 milyar dolarlık sıcak para girişi ile kurtaran Türkiye ekonomisine 2004'te de turizm kol kanat gerecek. Eminiz, birileri bunu yine "başarı", "muhteşem", "mucize" diye niteleyecek. Köpek mamalarından, pamuğa, pamuk ipliğine, lüks otomobillerden çürük çarık Çin mallarına kadar doludizgin ithalatın yol açtığı cari denge uçurumunu, turizm zenginliklerimizi ucuza satarak kapatacağız. Bu yıl krizsiz kapatılırsa, bilinsin ki, ucuzcu ihracat ve ucuzcu turizmle kurtarılmış olacaktır. Ya sonraki yıl? Bu kâr, bu sıcağa ne kadar dayanır, onun da hesabını yapan yapsın.


40 MİLYONA TATİL Araştırmalar, anketler şunu gösteriyor: Ortalama yabancı turist 661 dolar ya da 529 Euro harcıyor. Yabancı turistin harcadığı, ortalama 529 Euro'nun bir kere 237 Euro'su yani yüzde 45'i, Türkiye'den bavuluna koyduğu eşyalardan oluşuyor. Yani, giyim-kuşam, halı, kilim, mücevharat vb. Bir tür bavul ihracatı. Kalan gerçek turizm harcaması 292 Euro. Peki kaç günde 292 Euro harcanıyor? Anketlerden anlıyoruz ki, ortalama yabancı turistin Türkiye'de kalma süresi 11.5 gece (haydi 12'ye yuvarlayalım). 12 gece kalan yabancı turist 292 Euro'su ile her 24 saatte 24 Euro harcamış demektir. Bu saatte 1 Euro ile tatil demek. Bu, günlük 24 Euro'nun 10 Euro'sunu yeme-içmeye, 13 Euro'sunu konaklamaya, 1 Euro'sunu da öteki masraflara ayırmış. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu, günde 24 Euro'ya, yani 42 milyon liraya turizm satmaktır. Bu hesap bir Alman turist için günde 63 milyon TL'ye, bir Rus turist için günde 40 milyon TL'ye tatil anlamını taşıyor.

ÖNCEKİ HABER

Mısır hükümeti istifa etti

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa