09 Temmuz 2004 21:00

Kürtler kuşatmaya alındı

Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ hedef gösterdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Ramazan Er, DEP milletvekillerinin yaptığı mitinglerle ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti.

Paylaş
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un önceki gün yaptığı açıklamanın ardından dün basın toplantısı düzenleyen Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü Ramazan Er, DEP eski milletvekillerinin bölgede yaptığı mitinglerle ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde düzenlediği haftalık bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Er, DEP eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak'ın yargılama sürecinin halen devam ettiğini belirterek, eski milletvekillerinin Diyarbakır, Kızıltepe, Nusaybin, Şırnak, Siirt, Van ve Bitlis'te konuşma yaptıklarını söyledi.

Dosyalar savcılıkta Eski milletvekillerinin yaptıkları konuşmalar hakkında suç delillerinin tespit edilerek, bu illerin cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğunu kaydeden Er, ayrıca bu kişiler ile mitingi tertip edenler hakkında elde edilen suç delillerinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na ayrı ayrı dosyalar ile iletildiğini ifade etti.

DEP'liler hakkındaki iddialar Er, eski milletvekillerin mitingler sırasında "yasadışı örgüt lehine slogan atma", "Kürtçe konuşma", "Trafik Kanunu'na ve 2911 Sayılı Toplantı Gösteri ve Yürüyüş Kanunu'na muhalefet" suçlarının işlenildiğinin tespit edildiğini iddia etti. Ramazan Er, bir başka soruyu yanıtlarken, Siyasi Partiler Kanunu'na göre, propagandaların Türkçe olarak yapılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Barış çağrısı yapmışlardı DEP eski milletvekilleri, tahliyelerinin ardından Diyarbakır, Batman, Siirt, Bitlis, Şırnak ve Van illerine gezi düzenlemişti. Binlerce kişi tarafından karşılanan milletvekilleri, barış ortamının sürmesi için Kongra-Gel ve hükümete çağrılarda bulunmuşlardı. Milletvekilleri, çatışmada hayatını kaybeden bir askerin ailesini de ziyaret ederek başsağlığı dilemişlerdi.


ASKER HEDEF GÖSTERMİŞTİ Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, önceki gün basın açıklaması yaparak DEP'lileri hedef göstermişti. Başbuğ şöyle demişti: "Mahkemeleri henüz tamamlanmamış olan eski DEP milletvekilleri tahliye olur olmaz bir parti başkanıyla birlikte siyasi amaçlı gezi düzenlemişler, mitinglerde resmi dil dışında konuşmuşlar, hatta bu konuşmalarının birinde bölücü terör örgütünün eylemlerini altı ay daha durdurmasını önerebilmişler, bir anlamda bürokrasideki tereddütlerden yararlanmışlardır."


DEHAP: SADECE BARIŞ MESAJI VERDİLER DEHAP Genel Başkan Yardımcısı Veli Büyükşahin: DEP eski dört milletvekilinin uzun bir süreden sonra tahliye edilmiş olması tüm kamuoyunu ve partimizi oldukça sevindirdi. Bu aslında bir yanlışlığın düzeltilmesiyidi. Bunu Türkiye'de demokratikleşme açısından olumlu bir gelişme olarak gördük. Ancak yargıyla ilgisi olmayan farklı kurum ve kuruluşların, farklı devlet yetkililerinin yargıya müdahaleyi çağrıştıran açıklamalarını bir tehlike olarak görüyoruz. Aslında yıllardır Türkiye'de yargının bağımsızlığına yönelik tartışmalara da ışık tutuyor bu açıklamalar. Bu tutum halkımıza hiçbir katkı sunmayacak. Sayın Ramazan Er'in açıklamasını dinledik. Bu açıklama kışkırtıcı bir açıklamadır. DEP'liler barışın dışında hiçbir mesaj vermediler. Ankara'da da, Diyarbakır'da da barış mesajını verdiler. Durup dururken DEP'lilere yönelik böyle bir tutum alınması oldukça düşündürücü. Acaba Türkiye'de yapılan bazı yasal değişiklikler takiye miydi? Dolayısıyla herkesin sağduyulu olması ve aklını başına alması gerekiyor. Türkiye'nin barışa ihtiyacı var.


EMEP: TEHDİTERLE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMEZ EMEP Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılıçaslan: Genelkurmay'ın ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün tutumu, demokratikleşme iddialarının bir göz boyama olduğunun kanıtı niteliğindedir. Eğitim Sen'in, tüzüğünde anadilde eğitim hakkı talebi yer aldığı için kapatılması davası da Genelkurmay'ın isteği üzerine açılmıştır. DEP milletvekilleri bugüne kadar yaptıkları bütün açıklamalarda barıştan ve kardeşlikten yana olduklarını ifade etmişlerdir. Ateşkesin bozulmaması ve Kürtlerin demokratik, kültürel taleplerinin kabul edilmesinin barışın ve kardeşliğin teminatı olacağını her fırsatta vurgulamışlardır. DEP milletvekillerinin bu tutumuna karşı tehditler savurmak, suç duyusunda bulunmak demokratikleşmeyle taban tabana zıt gelişmelerdir. Kürt sorunu karşısında ink âr ve imha yanlısı tutumlar terk edilmelidir. Kürtlerin demokratik talepleri karşılanarak, barış ve kardeşliğin güçlenmesine yönelik adımlar atılmalıdır.

ÖDP: TEKRAR KIRMIZI ÇİZGİLER BELİRLENDİ ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz: Gerek Eğitim Sen'in kapatılma istemi gerekse DEP'lilere ilişkin açıklama, Genelkurmay'ın Türkiye'de tekar kırmızı çizgiler belirlediğini ve demokratikleşmeye müdahale eder bir tutum sergilediğini göstermektedir. Türkiye'de askeri vesayetin kalkmadığının çok bariz örnekleri. Bir taraftan demokratikleşme, bir taraftan uluslararası normalara uyma çabası, bir taraftan alaturka düzenlemeler yapılıyor. Ama Kürt sorununun çözümünde, kalıcı barışın sağlanmasını ve kökten çözümünü istemediklerini gösteriyor. 4 milletvekilinin kendi seçmenleriyle buluşmaya ve Kürt sorununun siyasal ve kökten çözümü için önemli adımlar atmaya çalıştıkları bir dönemde, bunun soruşturma konusu yapılması, bunun üzerine baskıyla, geleneksel devlet tutumuyla gidiliyor olması, 'sorunu bizim bildiğimiz yöntemlerle çözeriz' mesajının verilmeye çalışıldığını gösteriyor. Bunun demokratikleşmeye katkı sunan bir iş olmadığı ortadadır.


KÜRTÇE KONUŞTU DİYE ÜZERİNE GİDİLMEMELİ CHP Diyarbakır milletvekili Muhsin Koçyiğit, uyum yasalarının çıkarıldığı, AB'ye girilmeye çalışıldığı bir dönemde bu tür müdahalelerin olmaması gerektiğini söyledi. Kürtler önündeki engellerin kaldırıldığını savunan ve devletin resmi yayınlarında Kürtçe yayın yapıldığını hatırlatan Koçyiğit "Kürtçe konuştu diye DEP milletvekillerinin üzerine gidilmemesi gerekir" dedi.

MUTLAKA BİLDİKLERİ BİR ŞEY VAR! "Genelkurmay'ın açıklamaları ve emniyetin ihbarının mutlaka bir dayanağının olması gerekir" diyen CHP Adana milletvekili Kemal Sağ ise, mitinglere katılmadığını o nedenle ne olduğunu bilemeyeceğini ifade etti. Sağ, Genelkurmay ve emniyeti kastederek "Mutlaka bildikleri bir şey, mevcut dellileri var ki böyle yapıyorlar" dedi.

ÖNCEKİ HABER

Borç ödemesi

SONRAKİ HABER

EMO Bilim - Akademi - Mühendislik buluşması gerçekleşiyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa