08 Temmuz 2004 01:00

Tersine dünya okulu

Seksenlerin sonunda Berlin Duvarı yılıkılrken, bugünün Amerikan Devlet Başkanı Bush'un babası "Yeni Dünya Düzeni"ne girişi müjdeliyordu.

Paylaş
Seksenlerin sonunda Berlin Duvarı yılıkılrken, bugünün Amerikan Devlet Başkanı Bush'un babası "Yeni Dünya Düzeni"ne girişi müjdeliyordu. Amerikan Başkanı'na göre bu yeni düzen dünyaya mutluluk, refah, barış ve en önemlisi 'güvenlik' geritecekti. Ama aradan on beş yıl geçtikten sonra geriye dönüp baktığımızda, insanlığa vaat edilen mutluluk, refah, barış ve en önemlisi 'güvenlik'in yalnızca küçük bir azınlık için gerçekleştirilebildiğini görüyoruz. Dünyada bir milyara yakın insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Ama yoksulluk sınırında yaşayanların sayısı bunun birkaç katı. En zengin yüzde 20 ile en yoksul yüzde 20 arasındaki fark son onbeş yılda katlanarak büyüdü. Başta güney ülkeleri olmak üzere emperyalist ülkelerin yağmalarına açılan ülkelerdeki yoksulluk oranı katlanarak büyüyor. Bu ülkelerde yapılan yolsuzlukların tutarı ise birçok ülkenen yılık gelirinden bile fazla.

Korku makinesi Üstelik egemenlerin artık yeni bir korku makinesi var: Terör. Bu salgın öylesine büyük bir hızla yayılıyorki, kimi ülkelerde insanlar gelirlerini önemli bir kısmını güvenliğe ayırmak zorunda kalıyor. Aynı korru yüzlerce yılda kazanılan demokratik hakların geri alınmasına da seyirci kalıyor. Yukarı da iki paragrafta anlattıklarımız ilk anda sıralanabilecek olgular. Daha fazlası için ise bir büyük ustanın anlatımına ihtiyaç var: Eduardo Galeano. Galeano'nun Çitlembik Yayınları'ndan çıkan ve Bülent Kale tarafından çevrilen "Tepetaklar, tersine dünya okulu" isimli kitabı, bütün bu anlatılanları gerçek hayattan örneklerle önümüze koymayı başarıyor. Kitabın en dikkat çekici özelliği ise 1998'de kaleme alınmış olmasına rağme, bugünlere dair yaptığı öngörülerin tutması. Mesela Galeano kitabın bir bölümünde Amerika'nın gelecekteki korku kahramanının Usame Bin Ladin olacağını belirtiyor. Kitabın yazıldığı 1998 yılında dünya kamuoyu tarafınndan pek de tanınmayan Ladin hakkındaki bu öngörü müthiş!

Galeano'nun gücü Eduardo Galeano'nun en büyük özelliği kuşkusuz dili. Ama onun dili, yalnızca okuduklarıyla değil, aynı zamada hayatın içinde yol alışıyla da şekilleniyor. 'En alttakilerin' hayatları içinde dolaşmayı seven ve karşılaştığı her görünen gerçeği asıl gerçeğine bağlamakta zorlanmayan Galeano'nun hafızasının da güçlü olduğunu belirtmeliyiz. 'Hafızasızlık' üzerine derin eliştiriler yapmaktan çekinmeyen yazarın, geçmişle bağları kuracak önemli belgeler biriktirdiği kesin. Zira, anlattığı her konuda, hayattan, televizyondan, gazete haberlerinden aktarılmış anektetlor yer alıyor ve öne sürülen tezi hayata ve tarihe bağlayarak güçlendiriyor. Latin Amerika'nın herhangi bir kentindeki hava kirliliğinin nedenlerini anlatırken, kendinizi bir anda Amerika'da büyük bir otomobil fabrikasının 'pazarlama' bölümünün toplantısında bulabilir ve orada konuşulanların örneğin Rio de Jenario'nun hava kirliliğinde ne kadar etkili olduğunu öğrenebilirsiniz.

Tepetaklak Kitap, bütün değerleri tepetaklak edilmiş bir dünyayı yeniden ayakları üzerine döndürme çabası olarak da okunabilir. Galeano'nun yaptığı yalnızca dünyanın ne kadar kötü bir yer haline geldiğin göstermek değil. O 'hayat karmaşası'nda yabancılaşarak yaşadığımız kimi 'sıradanlıkların' aslında ne kadar büyük bir suç organizasyonun parçası olduğu gerçeğini çarpıyor suratımıza. Son model otomobilimize benzin doldururken, benzin şirketinin Nijerya'da nasıl bir soykırıma imza attığını öğrenebiliyoruz. Tepetaklak, nasıl bir dünyada yaşamak zorunda bırakıldığımızı ve bugün normalmiş gibi yaşadıklarımızın sarsıcı yanlarını koyuyor önümüze; ABD'den Latin Amerika'ya; Asya'dan Afrika'ya kadar onlarca çarpıcı örnek ve bilgiyle yoğrulmuş bu şiirsel metin, Bülent Kale'nin başarılı çevirisiyle orijinalliğini kaybetmeden düştü kitapçılara. Yaşadığımız dünyanın, medya, silah, otomotiv, petrol tekellerince kurgulanmış dünyasını anlamak, günlük hayatın sıradanlaştırdığı gerçeğin gücünü fark etmek için bulunmaz bir kitap. Bundan altı yıl önce yazılmış olmasına rağmen, bugünün anlaşıması için bile büyük olanaklar sunuyor. Galeano'nun öngörülerinin gerçekleştiğini görmek 'buruk bir tat' bırakıyor. Kitapta 1913'te ölen Meksikalı büyük sanatçı Jose Guadalupe Posada'nın gravürleri de yer alıyor.


Ekinci'den iki yeni kitap Tarık Ziya Ekinci, iki ayrı inceleme ile okur karşısında. "Sol Siyaset Sorunları/Türkiye İşçi Partisi ve Kürt Aydınlanması" ile "Millet, Milliyetçilik, Devlet ve Anayasa Sorunları" adlı kitaplar, Cem Yayınevi'den çıktı. 1925 Lice doğumlu olan yazar, 1965'te TİP'ten Diyarbakır milletvekili seçilen bir isim. Daha sonra yıllarca Türk Tabipler Birliği'nde yöneticilik görevlerinde bulunan yazar, "Sol Siyaset Sorunları/Türkiye İşçi Partisi ve Kürt Aydınlanması" adlı kitabında, "tarih boyunca insanlığın nasıl bir gelişme izlediğini, aydınlanma ve demokrasi düşüncesini ve bunların gelişerek bugünkü evrimini esas aldığını" söylüyor. Ekinci, sömürüsüz bir toplum kurma girişimlerini, sol siyaset sorunlarını, Türkiye İşçi Partisi ve Kürt aydınlanma hareketinin toplumsal gelişme yasalrı çerçevesinde irdelemiş. "Millet, Milliyetçilik, Devlet ve Anayasa Sorunları" adlı kitap da, "topluma dar gelen, gelişmeye, kalkınmaya ve modernleşmeye engel olan bugünkü rejimi normalleştirme ve Türkiye'de çağdaş normlarda bir demokrasinin kurulup işlemesine katkı sağlama" amacı taşıyor. Ekinci, bu amaçla demokrasi karşıtı şoven milliyetçiliği tarihsel gelişme içinde ele alıyor, uygulamada yol açtığı sorunları ve halk yığınlarının ondan çektiği acıları sergiliyor.

ÖNCEKİ HABER

Kör ol, umut!

SONRAKİ HABER

TRT’nin ‘yandaş medya’ peşkeşi TBMM gündemine taşındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa