03 Temmuz 2004 01:00

Sivas katliamı lanetlendi

Sivas katliamının 11. yılı nedeniyle birçok ilde eylem ve etkinlikler düzenlendi. Yüzlerce kişi yine katliamın gerçekleştirildiği Madımak Oteli önündeydi.

Paylaş
Sivas katliamının 11. yıldönümünü nedeniyle dün Türkiye'nin birçok ilinde çeşitli etkinlikler düzenlendi.

İSTANBUL Pir Sultan Abdal Şenlikleri'ne katılmak için gittikleri Sivas'ta yakılarak katledilenler yüzlerce kişi tarafından anıldı. Sivas, Madımak Oteli'nde 11 yıl önce gericiler ve faşistler tarafından yakılarak öldürülen 33 kişi dün İstanbul genelinde yapılan çeşitli etkinliklerle anıldı ve katillerin cezalandırılması istendi. Sivas şehitleri için ilk anma Kadıköy İskele Meydanı'nda yapıldı. Meydanda bir araya gelen 300'ün üzerinde kişi yaptıkları eylemle katillere ve olayda güvenliği sağlamayan devlete tepkisini dile getirdi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Semah Ekibi'nin gösterisiyle başlayan eylemde sık sık " Sivas'ın hesabı sorulacak" sloganı atıldı. Semah gösterisinin ardından basın açıklamasını okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyesi Erdal Yıldırım, 33 insanın öldüğü 105 kişinin de yaralandığı katliamın amacının Pir Sultan Abdal Şenlikleri olmadığını, asıl olarak demokrasi ve barışın ortadan kaldırılmak istendiğini söyledi. Katliamı gerçekleştirenlerin cezalandırılmamasına dikkat çeken Yıldırım "Katliam sanıklarını savunanlar daha sonra milletvekili ve bakan olmuşlardır" dedi. Yıldırım konuşmasının devamında sadece Sivas'ta yapılan katliama değil Irak ve Afganistan'da sürdürülen işgale de tepkili olduklarını belirti. Basın açıklamasının ardından otobüslerle Karacaahmet Cem Evi'ne giden grup buradan katliamda öldürülen ozan Nesimi Çimen'in mezarına yürüdü. Çimen'in mezarına kadar sloganlarla yürüyen grup burada Pir Sultan türküleriyle ozanı andı. Mezarlıktaki anmaya katılan Nesimi Çimen'in kızı Saniye Çimen babasının mezarı başında hüzünlü anlar yaşadı. Bu arada gazetemizi arayan çok sayıda vatandaş Sivas katliamını kınayarak, katillerin cezalandırılması istedi.

SİVAS Sivas'ta, Sivas Demokrasi Platformu ve Avrupa Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu önderliğinde düzenlenen ve birçok demokratik kitle örgütü ile siyasi partinin katıldığı anmada ise Atatürk Anıtı'na çelenk bırakıldı ve ardından da Madımak Oteli'ine yürüyüş yapıldı. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı anmada söz alan Avrupa Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu Başkanı Turgut Öker, böyle bir katliamın gerçekleştirildiği yerin müze olması gerekirken otelin bir kısmının kebapçı yapılmış olmasını eleştirdi. Etkinlikte yapılan konuşmalarda katliamın unutulmayacağı vurgusu yapıldı. Sivas Madımak Oteli önünde de Sivas Demokrasi Platformu adına yapılan açıklama, Irak ve Filistin'de yaşanan işgal ve zulmün devam ettiği belirtilerek, 1993 2 Temmuz'unda yaşanan Sivas katliamının sorumlularının halen yargılanmadığı hatırlatıldı.

İZMİR İzmir'de Pir Sultan Abdal Derneği'nin çağrısıyla bir araya gelen kitle örgütü, sendika ve siyasi partiler, Cumhuriyet Meydanı'nda toplanarak Gündoğdu Meydanı'na yürüdü. Yol boyunca, "Katiller bulunsun hesap sorulsun", "Sivas'ı unutmadık, unutmayacağız" sloganları atan kitle Sivas'ta yakılan aydınların fotoğraflarını taşıdı. Gündoğdu Meydanın'da açıklamayı okuyan Pir Sultan Abdal Bornova Şube Başkan Yardımcısı Ceyhan Kılıç, katliamın gerçek sorumlularının dönemin sorumlu yetkilileri olduğunu hatırlatarak, söz konusu kişilerin tespit edilip yargı önüne çıkarılmasını istedi. Açıklamanın ardından Buca Pir Sultan Abdal Derneği Semah ekibi bir gösteri sundu. İzmir Meslek Odaları Platformu içinde yer alan 24 meslek odası temsilcisinin yanı sıra, KESK'e ve işçi sendikalarına bağlı sendikacılar da önceki gün İzmir Otogarı'ndan Sivas'a 37 karanfil gönderdiler. Platform Sözcüsü Dr. Faruk Sürenkök, "Hep birden nefes versek alevleri söndürebilirdik" diye konuştu.

ADANA Adana'da bir araya gelen siyasi parti, sendika ve dernek temsilcileri de İnönü Parkı´nda Sivas katliamını protesto ettiler. "Sivas'ı unutma hatırlatırlar", "Sivas şehitleri ölümsüzdür", "Barışa uzanan eller kırılsın" sloganlarının atıldığı eyleme, Pir Sultan Abdal Gençliği bağlamaları ve yöresel kıyafetleri ile katılarak katliamın sorumlularının cezalandırılmasını istedi. Hacı Bektaş Veli Dernekleri Genel Yönetim Kurulu üyesi İbrahim Çarman, "Hükümet, emeği değersizleştirmekte, özelleştirme ile halkımızın yarattığı değerler, sermayeye peşkeş çekilerek, halkımız yoksullaştırılmaktadır. Katliamın 11. yılında özgür ve demokratik bir ülke için Sivas'ta bedenleri ile ateşte semaha duran canlarımızın direnci, bilinci ve inançları mücadelemize ışık tutuyor" dedi.

İSKENDERUN Hacı Bektaşi Veli Derneği İskenderun Şubesi'nde düzenlenen anmada Dernek Yönetim Kurul Üyesi İbrahim Barlas ve Hacı Bektaşi Veli Vakfı Başkanı Mehmet Buluş yaptıkları açıklamalarda katliamı kınadılar. Açıklamaların ardından Karağaç Parkı'na 37 şehit için dikilen çam ağaçları altında yapılan etkinlikte ise "Sivas şehitleri ölümsüzdür" sloganı atılarak katliam lanetlendi.

ANTEP Sendika ve siyasi partiler Antep'te ise Genel-iş Antep Şubesi'nde düzenledikleri açıklama ile katliamı kınadılar ve unutmayacaklarını belirttiler.


'Gerçek katiller yargılansın' İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi 2 Temmuz Sivas katliamının 11. yılında yaptığı yazılı açıklamada, "Saldırının hedefi resmi kimliğin dışında kalanlardır, saldırganların engellenmeyerek katliama çanak tutulması, ardından da olayın üstünün örtülmesi veya sadece bir kısım piyonun cezalandırılmasıyla yetinilmesi hepsinin ortak özelliğidir. İnsan hakları savunucuları olarak Sivas katliamının 11. yılında gerçek katillerin bulunmasını ve katliamda ihmali ve teşviki bulunanların yargı önüne çıkarılmasını talep ediyor, katliamda yaşamını yitiren insanlarımızı bir kez daha anıyoruz" denildi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, ''Sivas, Anadolu'da inançları, düşünceleri nedeniyle insanların topluca kıyıma uğradığı ilk ve tek örnek değildir. Sivas'ı unutmadık, unutturmayacağız. Bugün pusuya yatan gerici katillere karşı hep uyanık ve hazır olacağız'' şeklinde açıklama yaparken KESK Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada ise "Sivas'ta yaşananlar, 1980 öncesinde Maraş'ta ve Çorum'da yaşananlardan ayrı tutulamaz. Katliama seyirci kalarak ortak olan devlet görevlileri dahil, tüm sorumluların hak ettikleri cezalara çarptırılmalarını talep ediyoruz'' denildi. SHP Genel Sekreteri Cafer Yüksel, Sivas olaylarında hayatını kaybedenlerin hatırası önünde bir kez daha eğildiklerini belirtti. Yüksel, Sivas olaylarının yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları kaydetti: ''Toplumsal barışı tehdit eden hareket ve katliamlar, Anadolu'nun farklı renklerinin birlikte yaşama istencini asla kıramamıştır. İnsanlık, kendisine karşı işlenmiş suçları asla unutmamıştır. Yurttaşlarımız da Sivas'ı asla unutmayacaktır. Sivas'ta ve New York'ta insanları yakarak yok etmenin benzer zihniyetin alçaklığı olduğu asla unutulmamalıdır.'' Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul ve Haber-Sen Yönetim Kurulu ise Sivas katliamının, katliam planlayıcıların ve ele başlarının yargı önüne çıkarılmadan aydınlanamayacağını ifade ettiler.


Asım Bezirci mezarı başında anıldı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda Asım Bezirci'nin mezarı başında toplanan siyasi parti ve kitle örgütleri bir anma gerçekleştirdi. Sivas şehitlerinin fotoğraflarının taşındığı anmada konuşan Refika Bezirci Sivas'ı unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını söyledi. Bezirci, "Bedenlerimiz yanabilir ama barışı ve savaş karşıtı bir umudu hiç kimse öldüremez, umut insanlığın gelecekteki ışığıdır" dedi. Evrensel Basım Yayın Yönetmeni Hayri Erdoğan ise "Bilimin ışığında sosyalizme yürümek onun vasiyetidir. Vasiyetini yerine getirceğimize mezarının başında bir kez daha söz veriyoruz" şeklinde konuştu. Anmada EMEP İstanbul İl Başkanı Kamil Tekin Sürek, Halkevleri ve ESP temsilcileri de birer konuşma yaptı.


TYS'den 2 Temmuz anması Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta katledilen aydınları anmak için Taksim Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Dün saat 11.00'de yapılan anmada bir konuşma yapan TYS Genel Sekreteri Cengiz Bektaş, "2 Temmuz'u unutmuyoruz. Çünkü orada çağdışı, hukukdışı, insanlıkdışı uygulamalar ve sorumsuzluklar sonucu 37 canımızı yitirdik" dedi. TYS üyeleri açıklamanın ardından Taksim Anıtı'na çiçek bıraktılar. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Esnaf AKP önünde! Dükkânları Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından mühürlenen İskitler'deki sanayi bölgesi esnafı, dün AKP Genel Merkezi önünde eylem yaparak, mühürlerin açılmasını istedi. Sayıları 3 bini aşan esnaflar adına Başbakan Erdoğan'la görüşen bir heyet, "Sorunların mutlaka çözüleceği" sözünü alsa da, bu esnafları çok da memnun etmedi. Gökçek ise önce "geri adım atmayacaklarını" söyledi. Esnafların AKP Genel Merkezi önünde yaptığı eylemin ardından, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek, AKP Genel Merkezi'ne çağrıldı. "Geri adım atmam" diyen Gökçek, Başbakan Erdoğan'la görüştükten sonra "Konuyu pazartesi günü esnaf temsilcileriyle görüşerek taşınma konusunda ortak yol bulmaya çalışacağız" açıklamasını yaptı. Gökçek, görüşmeye "AKP Genel Başkan Yardımcısı Akif Gülle, ANKESOB Başkanı Ali Rıza Ercan, Oto Sanatkarları Derneği Başkanı Şerafettin Kaya ve metropol ilçe belediye başkanlarının katılacağını" bildirdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, şehir içinde bulunan sanayi bölgelerinin, şehir dışındaki organize sanayi bölgelerine taşınması için 1 Temmuz'a kadar süre tanımıştı. Önceki gün sürenin dolmasıyla Ankara İskitler'deki Yeni, Büyük, Ata ve Demir Sanayi Sitesi'ndeki dükkânlar mühürlenmeye başlandı. İskitler'de önceki gün bir yürüyüş düzenleyen esnaflar, dün sabah AKP Genel Merkezi'ne doğru yürüdü. Sayıları 3 bini aşan ve esnaf aileleri ile işçilerin de içinde bulunduğu grup, "Gökçek şaşırma, sabrımızı taşırma", "Vur vur inlesin, Melih Gökçek dinlesin" sloganları attılar. Aleyhlerine yayın yapan Kanal A'ya ve kendilerini yalnız bıkaran Oto Sanatkârları Odası Başkanı Şerafettin Kaya'ya tepkilerini dile getiren esnaflar, adına bir heyet taleplerini aktarmak üzere AKP Genel Merkezi'ne giderek, Başbakan Erdoğan'la görüştü. Bunun üzerine Erdoğan'ın yanına çağırdığı Gökçek, esnafların taleplerine kulak vermek zorunda kaldı.


Gökçek DYP'yi suçladı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, dün basın toplantısı yaparak, kendini savundu. Gökçek, taşınma konusunda geri adım atmayacaklarını, kesin kararlı olduklarını bildirdi. Aslında esnafların taşınma konusunda istekli olduğunu öne süren Gökçek, "isim vermeden" esnafların yürüyüşüne destek veren DYP Başkan Yardımcısı Saffet Arıkan'ın esnafları kışkırttığını savundu. Fakat daha sonra Başbakan Erdoğan'ın da araya girmesiyle 'bir orta yol bulunacağı' açıklamasını yaptı.


Esnafların derdi ne? Gazetemize sorunlarını anlatan esnaflar, "Biz tornavida ile para kazanıyoruz, Sabancı, Koç değiliz. Bizi İvedik'e yönlendiriyorlar. Kiralar bir anda 5 katına çıktı, 1 milyarı buldu. 2 bin Euro da depozito istiyorlar. Biz nasıl taşınalım oraya. Oraya gidersek iş de yapamayız, aç kalırız" dediler. En azından Mayıs 2006'ya kadar kendilerine süre tanınmasını isteyen esnaflar, iş yapabilecekleri bir alana, düşük maliyetle taşınmak istediklerini dile getirdiler.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Van'da patlama: 3 ölü 25 yaralı Van'da, Ordu Caddesi'nde Vali Hikmet Tan'ın makam aracının geçtiği sırada, bomba yüklü bir araçta patlama oldu. Vali Hikmet Tan yara almadan kurtulurken, 3 kişi öldü, 24 kişi yaralandı. Yaralılar Van Devlet Hastanesi ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Bomba yüklü otomobilin Zülküf Çoban'a ait olduğu belirtildi. Lada Samara marka otomobile yerleştirilen patlayıcının parça tesirli, uzaktan kumandalı bir bomba olduğu tespit edildi. Dün sabah saat 09.15 sıralarında Ordu Caddesi üzerindeki Mavi Plaza'nın önünde, Vali Hikmet Tan'ın makam aracı geçtiği sırada bomba yüklü otomobil infilak etti. Patlamanın etkisiyle çevredeki işyerleri büyük hasar gördü. Su borularının patlaması sonucu cadde sular altında kaldı. Hastaneye kaldırılanlardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi. Ölenlerden birinin Hüseyin Gülecen (34) olduğu tespit edildi.

Yaralılar hastanede Patlama sonucu yaralananlardan; Mehmet Haşin, Tevfik Şahar, Ayhan Durmuş, Belgin Duran, Ercan Akyıldız, Emin Beyaztaş, Rahim Yavuz, Abdulah Şahin, Emin Yiğit, Cengiz Kazak, Kadir Bencer, Sinan Beyaztaş, Tayyar Yetkin, Hakim Saraç, İskan Nasın Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken; Recep Orhan, Sevkan Hamral, Ayşe Yaya, Abdulselam Ozan adlı vatandaşlar da Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Patlamanın ardından olay yerinde bulunan ikinci şüpheli paketin "Kortex" ile patlatılması sonucu içinde patlayıcı bulunmadığı anlaşıldı. Şüpheli paketten bir çift ayakkabı çıktı.

Tan: Bence Kongra-Gel yaptı Patlamanın ardından açıklama yapan Vali Tan, "Saldırıda benim aracım hedef alındı. Saldırı bana yönelikti" dedi. Daha sonra düzenlediği basın toplantısında ise, "Bu saldırının hedefi ben değildim. Van halkıydı, Kürt halkıydı" açıklamasını yaptı. "Saldırıyı, kendilerine Kongra-Gel adını veren terör örgütünün yaptığından eminim" diye konuşan Vali Tan, gazetecilerin Zübeyir Aydar'ın açıklamasını hatırlatmaları üzerine "Zübeyir Aydar'ı tanırım. Umarım dediği doğrudur" yanıtını verdi. Saldırıyı üstlenen olmadı. Kimliği açıklanmayan bir kişi ise gözaltına alındı.


HPG ilgimiz yok dedi Kongra-Gel'e bağlı HPG, olayın kendileriyle bağlantılı olmadığını ifade etti. Mezopotamya Haber Ajansı'nın haberine göre, HPG bombalı saldırının kendileriyle ilişkilendirilmesini eleştirdi. Kongra-Gel'in 2. Olağanüstü Kongresi'nde onayladığı uluslararası belgeler ve Cenevre Sözleşmesi çerçevesinde 'Savaşta Uyulması Gereken Kurallar Belgesi'ne bağlı kaldığını vurgulayan HPG'nin, kendini savunma dışında herhangi bir girişimde bulunmadığını açıkladığı bildirildi.


Patlamaya tepki Van Valisi Hikmet Tan'a yönelik bombalı saldırı DEP milletvekilleri tarafından kınandı. Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak yaptıkları ortak yazılı açıklamada, Vali Hikmet Tan'a yapılan bombalı saldırıdan üzüntü duyduklarını belirterek, saldırıyı kimden gelirmiş olursa olsun kınadıklarını ifade ettiler. Açıklamada milletvekillerinin, yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara ve olaydan yara almadan kurtulan valiye geçmiş olsun dilekleri de iletildi. İHD Van ve İstanbul Şubesi ile İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül ve DEHAP Genel Başkanvekili Veli Büyükşahin de, olayı kınadı. Büyükşahin, "Şiddet kimden gelirse gelsin tasvip etmek mümkün değil" dedi.


Otobüs firmaları güçbirliğine gitti Ekonomik krizlere güç yetiremeyen Yeni Can Tunceliler ile Can Dersimliler firmaları, birleşme kararı aldı. İki firma, şehirlerarası taşımacılık faaliyetini 'Can Dersim Tunceliler' adı altında gerçekleştirecek. Can Dersim Tunceliler firması yetkililerinden Celal Kemer, firmaların şu ana kadar birleşmemeleri nedeniyle tepki aldıklarını belirterek, "Firmaların birleşmesi için çok çaba sarf edildi. Halkın bu yönlü talepleri vardı. Sivil toplum örgütleri ile yaptığımız toplantılar sonucu iki firmanın birleşme kararı alındı. Bir trilyonluk liralık senet ve protokol imzalandı. Şu an toplam 19 aracımız var, önümüzdeki süreçte şubelerimizin sayısını çoğaltacağız" diye konuştu. Yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle arabalarını yenileyemediklerini belirten Kemer, bunun hizmetin kalitesini de etkilediğini ancak bunun giderileceğini söyledi.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ağrı'da 5.0 bile CAN ALDI! Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde dün saat 01.30 sıralarında 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Orta şiddetteki bu deprem, 18 kişinin yaşamını yitirmesine, 21 kişinin de yaralanmasına neden oldu. Doğubayazıt ilçesindeki deprem en fazla Yığınçalı köyünde hasara neden oldu. Depremde, 83 haneli Yığınçalı köyündeki konutların tümü hasar gördü. 18 kişinin yaşamını yitirdiği köyde, 21 kişi de yaralandı. Köyde, depremde yaşamlarını kaybedenlerin ve enkaz altından çıkarılanların cesetlerini gören yakınları uzun süre ağıtlar yaktı. Yetkililer, diğer köylerde de hasar meydana geldiğini fakat can kaybının olmadığını belirterek, Karabulak ve Sağlıksuyu köylerinde 4 kişinin yaralandığını bildirdiler. Yaralıların, Iğdır ve Doğubeyazıt Devlet hastanelerinde tedavi altına alındığı belirtildi. Ağrı Valisi Hüseyin Yavuzdemir, Yığınçalı köyündeki arama-kurtarma çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Yavuzdemir, yaptığı açıklamada, 800 nüfuslu ve 83 hanenin bulunduğu köyde daha fazla can kaybının olmamasının nedeninin ise köylülerin çoğunun yaylada bulunması olduğunu bildirdi. Yavuzdemir, bölgeye ilk etapta Sivil Savunma Müdürlüğü'ne ait 70 adet çadırın getirildiğini belirterek, çadırların kurulmasına başlandığını söyledi. Kızılay'ın gönderdiği 340 çadır, 2 seyyar mutfak ve gıda maddeleri köylülere ulaştırıldı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de, bölgeye gıda maddesi ve battaniye ile sağlık ekibi gönderdi.

Uzmanlar: Sistem enkaz altında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, depremdeki can kaybının yüksekliğini, doğu bölgelerinde evlerin büyük bir bölümünün çamurdan ve briketten yapılmasına bağladı. Bektaş, doğu bölgelerinde ekonomik olumsuzluklar nedeniyle yapılaşmanın iyi olmadığını vurguladı. Jeofizik Kurumu Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan ise, depremde yıkılan konutların, bilimsel ölçülere göre "ev sınıfına girmediğini" belirtti. Depremin öncülerinin olmadığını, ancak artçıların birkaç ay sürebileceğini ifade eden Ercan, şunları kaydetti: "Türkiye yoksulluktan kurtulmadıkça depremin adı ölüm olacaktır. Yeni depremler, yeni ölümlerle gelecektir. Bu yazgı değil, değişemez gerçektir. Türkiye ekonomisinin dışa bağımlı olması nedeniyle kısa sürede yaşam koşullarının iyileşmesi beklenmemektedir. Tüm Türkiye'de sağlam yapılaşma girişimi başlatılarak, A sınıfı konutlar kentten köylere dek yenilenmelidir. Deprem durdurulamaz ancak, ölümü durdurmak elimizde. Bu, cumhuriyetin anayasal görevidir. Toplu konut yapılsın." İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Taner Yüzgeç, her depremin, sistemin bozukluğunu, yaşanan ve bir türlü çözülemeyen sıkıntıları gözler önüne sermekte olduğuna dikkat çekti. Yüzgeç, Türkiye'de 5.0 büyüklüğündeki bir depremin bile onlarca insan için telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açmakta olduğunu vurgulayarak şöyle dedi: "Çöküntünün altında kalan insanımız değil, sistemin kendisidir. Sistemde, özellikle de yapı denetimi alanında köklü değişikliklere gidilmediği sürece Türkiye bu acıları yaşamaya devam edecektir. Ülkemizin büyük depremlere gebe olduğu bilinmektedir. O nedenle, daha büyük afetleri yaşamadan ivedilikli olarak önlem alınmalıdır." Yüzgeç, İMO'nun Doğubeyazıt depremiyle ilgili ayrıntılı çalışma yapacağını bildirdi. Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan (JMO) yapılan açıklamada da, depremde can kayıplarının sebebinin, yöneticilerin afet güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmaları gözardı etmesi olduğu belirtildi. "Afet güvenliğine yönelik çalışmaların gözardı edilmesi, büyüklüğü 5 civarındaki depremleri bile can kaybına neden oluyor" denilen açıklamada, yetkililer göreve çağrıldı: "7269 sayılı Afetler Yasası'na dayalı sürdürülen 'yara sarma amaçlı' ulusal afet sistemi, zarar azaltma stratejisi odaklı olarak yeniden oluşturulmalıdır. Mevcut afet yönetimi sistemindeki kurumsal yapılanma yeniden düzenlenerek parçalı ve çok başlı yapılanma terk edilmelidir. Deprem, heyelan tehlike haritaların hazırlanması için çalışmalara gerekli mali ve personel desteği sağlanmalıdır. Yerel yönetimlerin imar planlarına esas jeolojik-jeoteknik etütlerinin tamamlanması, risk azaltıcı önemleri geliştirilmesi için yasal düzenlemeler ivedilikle hazırlanarak uygulamaya geçilmelidir."

Başsağlığı Öte yandan DEHAP ve EMEP yaptıkları yazılı açıklama ile, Yığınçalı köyünde meydana gelen depremde hayatını kaybedenler için başsağlığı dilediler. Her iki açıklamada da, depremden büyük üzüntü duyulduğu belirtilerek, deprem kuşağındaki tüm bölgelerde depreme dayanıklı konutların yapılması zorunluluğunun bir kez daha görüldüğü belirtildi.


KİMLİKLERİ BELİRLENDİ Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde meydana gelen depremde yaşamlarını kaybedenlerin kimlikleri şöyle: Ceylan Aydın, Resul Taşkıran, Gültekin Taşkıran (12), Sergen Taşkıran (6), Halime Taşkıran (45), Ayfet Taşkıran (4), Hacer Taşkıran (5), Mehmet Kurt (45), Aydın Aydın (6), Fatma Akdağ (12), Saliha Akdağ (10), Oya Akdağ (8), Ersan Akdağ (6), Yavuz Akdağ (18), Kerimen Sökmen (13), Musa Sökmen (15), Yıldız Sökmen, Mehmet Nuri Kurt (18). Depremde yaşamını yiterenlerden 15'i dün köylerinde defnedildi.

TÜRKİYE'DE DEPREMLER Türkiye'de 1902-2004 yılları arasında yaşanan 5 ve üzeri 125 depremde 83 bin 788 kişi ölürken, 67 bin 414 kişi de yar
ÖNCEKİ HABER

İç borç ödemesi

SONRAKİ HABER

Eyipsultan'da eşini darbedip silahla yaralayan erkek gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa