02 Temmuz 2004 01:00

'TMMOB'un kırılma noktası
   sistemle olan çelişkisidir'

TMMOB'un yeni başkanı Soğancı, TMMOB'un kırılma noktasının emekten ve halktan yana mühendisler arasındaki tartışmalarda değil, sistemle çelişkisinde olduğunu söyledi.

Paylaş
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (TMMOB) 38'inci Olağan Genel Kurulu'nun ardından TMMOB'un yönetim kurulu başkanlığına getirilen Mehmet Soğancı, TMMOB'un önündeki en acil görevin örgütün daha etkin kılınabilmesi için örgüt kimliğine dönük iç tartışmaların yükseltilmesi olduğunu söyledi. Birliğin mühendisler içinde ve ülke sorunları karşısında adı kadar büyük ve etkin bir yapı olabilmesi için TMMOB'un yürüyüşündeki kilometre taşlarının belirlenmesi gerektiğini ifade eden Soğancı, "Güç görevler güçlü örgütlenmelerle başarılır" diyerek örgüte dönük iç tartışmaların işyeri temsilcilerinden başlayarak her kademede yapılması gerektiğine işaret etti. Soğancı'ya yönelttiğimiz sorular ve cevapları şöyle: TMMOB'un yeni başkanı olarak bundan sonraki süreçte TMMOB'un önüne koyduğu ilk görevler neler olacak? Yeni oluşturulan yönetim kurulunda 12-13 kişi ilk defa bu görevi alıyor. Buna rağmen TMMOB'un bir yürüyüşü var. 'Dik ve onurlu yürüyüşümüz devam edecek' dedik çünkü TMMOB, özellikle 1975 sonrası dik duruşunu 12 Eylül 1980 sonrası da dahil olmak üzere sürdürmüştür. TMMOB'un yol haritası çizilmiş ve her dönem gelişerek devam etmiştir. Biz, her dönemin bir öncekinden başarılı olması gerektiği bilinciyle geçen dönemi aşmak zorunda olduğumuzu düşünüyoruz. TMMOB, geçen yıl yapılan Mühendislik-Mimarlık Kurultayı'nda kendisini, antiemperyalist, demokratik ve yurtsever karakterli bir meslek örgütü olarak tanımlamıştır. Elbette daha etkin, daha büyük, daha işlevsel bir birlik istiyoruz ama önemli olan "Mitinge bir kişiyi daha fazla nasıl katabiliriz", "Yaygın örgütlenmeyi nasıl sağlayabiliriz" sorularına cevap aramaktır. Bu dönem TMMOB'un önündeki en önemli görev, birliğin güçlenmesi noktasında içe dönük tartışmaları geliştirmektir. Örneğin genel kurulda mühendislik kimliğinin ortaya çıkarılmasına dönük bir çalışma kararı aldık. Ben bunun yanında bir de örgüt kimliğinin de ortaya çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Bu iki çalışma atbaşı yürüyecektir. 50'inci yılımızı tamamlamış olmakla örgütün nerede durduğunu tartışmalıyız. Tabii bir de mücadele çok fazla olacak, TMMOB her zamanki gibi emek güçleriyle hayatın her alanında yan yana duracak. Emek Platformu'nu önemsiyoruz. Zaman zaman sıkıntıları olsa da TMMOB'un yapıştırıcı gücünü sürdürmeye çalışacağız. TMMOB; işçiler, emekçiler ve onların temsilcileri içinde saygınlığı olan bir meslek örgütü. Ancak yapılan çalışmalara tüm üyelerin katıldığı söylenemez. Bu konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz? Kastettiğim şey tam da bu aslında. TMMOB'a dışardan bakınca çok onur veren bir adı var. Öte yandan adı kadar yapı büyük mü? Bu tartışma çok önemli. Hayatın çok çeşitli alanlarında, sosyal statüleri çok farklı olan 70'e yakın meslek disiplinine hitap ediyorsunuz, bir çağrıyla 250 bin kişiyi alana dökmek hem mümkün değildir, hem de TMMOB'un böyle bir görevi yok. Halkın içinden çıkmış, onların paralarıyla okumuş insanların alanlarında uzman olma, iyi bilme ve bu bilmeden dolayı memleket gerçeklerini açığa çıkarma, bunları deşifre ederek doğrusunu söyleme gibi temel bir sorumluluğu var. TMMOB'da siyaset yapma kültürü artık yaygınlaştı. Şimdi daha etkin örgütlenmek için 'Güç görevler güçlü örgütlenmelerle başarılır' diyerek bir miktar daha örgüt içi tartışmaları geliştirmemiz gerekiyor. Genç mühendis ve mimarların örgütlenmesi için TMMOB'un planları neler? TMMOB'un genç mühendis ve mimarların sorunlarını çözmesi olası değildir, ancak mühendis-mimarlar kendi sorunlarına sahip çıkmalıdır. Bunun öğrenci üye çalışmalarından geçeceğine inanıyorum.Birlik mutlaka bir çalışma yapacak elbette, ancak genç mühendis ve mimarlar örgütlenerek kendi kaderlerine dair çözümleri kendileri yaratmalıdır. Merkezi anlamda bu alan biraz eksik kaldı. Bu çalışma gençlerle birlikte kafa yormaktan ve tartışmaktan geçiyor. Kesinlikle ertelenecek ve ötelenecek bir şey değil.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kurs serbest müzik davalık Oktay Candemir Van Valisi Hikmet Tan'ın mesaj gönderdiği ve Van Emniyet Müdürü Tacettin Kurt'un da aralarında bulunduğu 10 bin kişinin katılımı ile düzenlenen Özel Van Kürt Dili Öğrenim Merkezi'nin açılış töreni davalık oldu. Kurs Müdürü Hasan Güven hakkında, açılış töreninde "PKK/KONGRA-GEL'i destekler mahiyette müzik dinletmek" ve "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet etmek" suçundan dava açıldı. Özel Van Kürt Dili Öğrenim Merkezi'nin 20 Mart tarihinde yapılan açılışına ilişkin soruşturma, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldı. Soruşturma kapsamında Kurs Müdürü Güven hakkında, "PKK/KONGRA-GEL'i destekler mahiyette müzik çalmak" ve "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet etmek" suçlarından Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

Müzik dinletmek Güven'in, TCK'nın 36. maddesi ile 2911 sayılı yasanın 28/1 maddesine göre yargılanmasının istendiği iddianamede, şu ifadelere yer verildi: "Sanığın suç tarihinde ilimiz Hacıbekir Caddesi üzerinde Özel Van Kürtçe Kursu açılışında yasa dışı PKK/KONGRA/GEL terör örgütünü destekler mahiyette müzik dinletmek suretiyle müsten suçu işlediği tüm hazırlık evrakı kapsamında anlaşılmakta, sanığın mahkemenizde yargılanmasının yapılarak eylemine uyan yukarıda belirtilen sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanıkta ele geçirilen bir adet CD'nin müsaderesine karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur."

Resmi açılışa dava Hakkında dava açılmasına anlam veremeyen Hasan Güven, açılış için Emniyet Müdürlüğü'nden izin aldıklarını, Vali Hikmet Tan'ın da kutlama mesajı gönderdiğini söyledi. Hollanda Büyükelçilik temsilcisi ile devlet erkânının da törende hazır bulunduğuna dikkat çeken Güven, "Açılış çok görkemli oldu. Böyle bir davanın açılması oldukça ilginç. Bir yandan AB'ye uyum yasaları çıkıyor, bir yandan da böyle davalar açılıyor. Demek ki bazıları hâlâ hazmedemiyor. Böyle davaları açanların kendilerini yenilemeleri gerekiyor. Yoksa Türkiye uygar ülkelerin dışında kalır" diye konuştu.

'Önyargılar kırılmalı' Suç olarak atfedilen müziğin, Serhat Kültür Merkezi Müzik Grubu'nun açılış nedeniyle yaptıkları bir etkinlik olduğunu ve halkın bu müzik eşliğinde halay çektiğini belirten Güven, "Yasal olsun olmasın, kafalarda bir önyargı var ve bu yargıları kıramıyorlar" diye tepki gösterdi. Söz konusu tutumun tamamen keyfi olduğunu belirten Güven şöyle devam etti: "Kapalı yerde çalınan bir müzik nasıl suç olur? Trafiğin kapanması ise bizim dışımızdadır. Kürtler ilk defa kendi dilleriyle kurs açılacağı için buraya akın ettiler. İçerisi yetmediği için dışarıda kaldılar. Emniyetin bundan haberi vardı, hatta açılış sırasında Emniyet Müdürü Tacettin Kurt bana, 'Erken bitirelim de cadde trafiğe açılsın' dedi, ben de kendilerine teşekkür ettim."


SKSM final yapamadı Haziran ayını kültür ve sanat etkinlikleri ayı olarak ilan eden Serhat Kültür ve Sanat Merkezi'nin (SKSM) ayın son gününde yapmak istediği halk konseri, Van Valiliği tarafından ileri bir tarihe ertelendi. SKSM'nin haziran ayı boyunca kendi salonunda ve mahallelerde yaptığı etkinlikler yoğun ilgi ile karşılanmıştı. Final gecesinde ise büyük bir konser yapılmak istenmişti. Emniyet Müdürlüğü tarafından izin verilen konsere, valilik tarafından "Son günlerde Van'da meydana gelen çatışmalar" gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Kale arkasındaki alanda yapılması planlanan ve hazırlıkları tamamlanan konserin son anda ertelenmesi alana gelenlerin de tepkisine neden oldu. Konserin iptal edilmesi ile ilgili olarak açıklama yapan SKSM çalışanlarından Tuncay Sağınç, "30 Haziran'da yapmayı düşündüğümüz ve hazırlıklarını tamamladığımız konserimizin 'çatışmalar' neden gösterilerek ileri bir tarihe ertelenmesi istemiştir" dedi. Konserin yapılması için tekrar çalışma yapacaklarını vurgulayan Sağınç, "Artık çatışmaların son bulmasını ve ülkemizde kalıcı barışın hakim olmasını istiyoruz" dedi.

ÖNCEKİ HABER

SavcIlar göreve

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa