30 Haziran 2004 01:00

Söz hakkı istediler

SSK Genel Kurulu dün sona erdi. SSK çalışanları adına söz alan SES ve BES temsilcileri; sosyal güvenliğin özelleştirilmek istendiğine ve SSK'nın hükümet tarafından yönetildiğine işaret ederek, özerk ve demokratik SSK ve kamusal sosyal güvenlik taleplerini dillendirdiler.

Paylaş
Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) 46'ncı Olağan Genel Kurulu dün sona erdi. Genel kurulda söz alan SES ve BES temsilcileri, sosyal güvenlik hizmetlerinin özelleştirildiğine ve kurumun hükümetlerin iradesine girdiğine işaret ederek, özerk ve demokratik bir SSK istediler. SSK Yönetim Kurulu'nun 3 üyeliğine TİSK'ten Sancar Beyazıt, Türk-İş'ten Fikret Barın, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği'nden Kazım Ergün seçildi. DİSK ve Hak-İş'in, "genel kurulda sadece Türk-İş'in temsil edilmesi ve işçi temsilcisinin yalnızca Türk-İş delegeleri tarafından seçilmesine" karşı verdikleri önerge, genel kurulun bilgisine sunulurken, oylama yapılmadı. DİSK ve Hak-İş genel kurulun iptali için yargıya başvuracak. Faaliyet raporu görüşülürken söz alan BES temsilcisi Hüseyin Çağlar, "Bizim buradaki varlığımız göstermelik" diyerek, seçme ve seçilme haklarının olmadığının altını çizdi. SSK'nın bugünkü haline gelmesinde çalışanların payının "yok denecek kadar az" olduğunu vurgulayan Çağlar, "Bugüne kadar kurumda söz sahibi olmadığımız gibi önerilerimizi de dikkate almadılar" dedi. Özerk ve demokratik biçimde yönetilmemesinin kuruma zarar verdiğini belirten Çağlar, "Sosyal güvenlik kurumları bir şirket gibi algılanmamalı. Kâr-zarar hesabı yapılmamalı" dedi.

Nasıl bir SSK? İdari kadroların devamlı değişmesiyle, "Çalışanların yöneticilerinin isimlerini dahi bilemez hale geldiğini" dile getiren Çağlar, önerilerini şöyle sıraladı: "Kurumun asıl sahipleri kuruma sahip çıkmalı, sosyal güvenlik devlet politikası haline getirilmelidir. SSK'ya ilişkin kanunlar demokratik bir biçimde yeniden düzenlenmeli, emekçilerin genel çıkarlarına uygun olmayan her türlü yasal ve idari düzenlemeler engellenmelidir. SSK mali ve idari özerk yapıya kavuşturulmalı, kurum siyasi baskıdan uzak tutulmalıdır. SSK Genel Kurulu karar organı olmalı, genel kurulda işçi, emekli ve kurum çalışanları ağırlıklı olarak temsil edilmeli, Yönetim kurulunun tüm üyeleri genel kurul tarafından seçilmelidir. Sosyal güvenlik sisteminin finansmanına devlet de katılmalıdır."

Özelleştirmeye hayır! SSK Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü'nde örgütlü SES adına konuşan Dr. Ercan Yavuz da sağlık hizmetinin çökertildiğine ve adım adım özelleştirildiğine işaret ederek, "Sağlık ve sosyal güvenlik kamusal alanda tanımlanmalıdır. Özelleştirmeden derhal vazgeçilmeli, SSK'da sağlık çalışanlarının sayısı artırılmalıdır. Herkese ücretsiz, eşit, ulaşılabilir sağlık hizmeti sunulmalıdır" dedi. Yavuz, SSK İlaç Fabrikası'nın kapatılmasının ve dışardan ilaç alımının SKK'ya faturasının ağır olacağını ifade ederek, "Serbest eczanelerden ilaç alma politikası terk edilmelidir" diye konuştu. Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ise SSK İlaç Fabrikası'nın teknolojisinin yenilenmesi ve fabrikanın SSK'ya ucuz ilaç teminini güçlendirecek düzenlemelere gidilmesini talep etti.

Pirler çam devirdi TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler, konuşmasında asgari ücrete dair kamuoyunca bilinen ancak, hükümet ve patronların inkâr ettiği bir gerçeği açıkça dile getirdi. Türk-İş temsilcilerinin asgari ücreti gündeme getirmesine tepki gösteren Pirler, "Kesimler bir tarafı kabul ettikleri gibi bir tarafı da kabul etmeyebilir" diyerek, asgari ücretin patronların talepleri doğrultusunda belirlendiğini itiraf etti. TİSK temsilcisi Nurseli Tacan'ın da SSK'nın özerk, genel kurulun ise karar alma mekanizması olmamasından yakınması dikkat çekti.

ÖNCEKİ HABER

Baykal Bush'un davetini reddetti

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa