28 Haziran 2004 21:00

İstanbul'da sallantılı uzlaşma

NATO'nun İstanbul zirvesinin ilk gününde yaşanan gelişmeler, ABD Başkanı Bush'un, İrlanda'da yaptığı "ABD ve Avrupa Birliği arasındaki sorunlar bitmiştir" açıklamasının hiç de gerçeği yansıtmadığını gösterdi.

Paylaş
NATO'nun İstanbul zirvesinin ilk gününde yaşanan gelişmeler, ABD Başkanı Bush'un, İrlanda'da yaptığı "ABD ve Avrupa Birliği arasındaki sorunlar bitmiştir" açıklamasının hiç de gerçeği yansıtmadığını gösterdi. NATO üyeleri, Afganistan işgali konusunda ABD'nin taleplerine olumlu yanıt verdiler, ancak Irak konusunda varılan "anlaşma", Washington yönetimi açısından tatmin edici olmaktan çok uzak. Hatta, ortada bir anlaşma olup olmadığı dahi tartışılabilir. Adının açıklanmasını istemeyen bir NATO yetkilisi, dün basına verdiği brifingde, genel olarak "uzlaşma" tablosu çizmeye çalıştı. Ancak ilerleyen dakikalarda anlattıkları, brifingin başında yaptığı "iyimser" konuşmayla taban tabana zıttı.

Afganistan uzlaşması Sözlerine, ABD açısından "iyi haber" ile başlayan NATO yetkilisi, Afganistan'daki işgal gücü ISAF'ın, NATO katkısıyla büyütüleceğini kaydetti. NATO sözcüsü, bu kuvvetlerin, Amerikalıların yaptığı gibi saldırı operasyonlarına katılıp katılmayacağını belirtmedi. Irak konusunda ise, belirsizlikler çok daha fazla. 26 NATO üyesinin, "Irak güvenlik güçlerinin eğitimi" konusunda bir uzlaşmaya vardığı görülüyor. Ancak NATO üyeleri, bu konuda hiçbir yükümlülük altına girmiş değil. Karar metninde, "Üye ülkeler, güvenlik güçlerinin eğitimine katkıda bulunabilecektir. Üyeler, Irak ordusunun eğitimine ise, katkıda bulunma yönünde teşvik edilecekler" deniliyor. Bu ifadeden, esas olarak "Irak polisi"nin eğitimi konusunda "belirsiz bir uzlaşmaya varıldığı" ortaya çıkıyor. NATO yetkilisi, "Bazı ülkeler, Irak içinde eğitim vermeyi istemediklerini ifade ettiler. Zaten eğitim ülke içinde de, ülke dışında da verilebilir" diye konuştu. Bu eğitime yönelik sürecin "hemen başlayabileceği" de ifade edildi. Ancak hangi üyelerin, hangi ülkede, hangi şartlar altında ve ne zaman eğitim vereceği bilinmiyor. Kısacası Irak "uzlaşması", delik deşik bir "Fransız peyniri"ni andırıyor. Zaten kararın böyle çıkmasında, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın tutumu tartışılmaz! Almanya ise, Irak polisine, ancak Irak toprakları dışında eğitim verebileceğini dile getirmişti. ABD dışındaki NATO üyelerinin bu konuya temkinli yaklaştığı görülüyor. Görüştüğümüz bazı Amerikalı gazeteciler, Bush yönetiminin "Yeni Avrupa" olarak adlandırdığı Orta Avrupa ülkelerinin, eğitim konusunda gönüllü olabileceğini dile getirdi. Ancak henüz, Türkiye'nin tutumuna dair bir açıklama yapılmış değil. NATO sözcüsü, Irak konusundaki sözlerini, "Irak'ta önümüzdeki dönemde resmi bir NATO varlığı mümkündür" diyerek bitirdi. Ancak Batılı gazeteciler, bunun fazla "iyimser" bir değerlendirme olduğunda hemfikir. Diğer yandan, NATO Genel Sekreteri'nin dün saat 15.15'te vermesi gereken basın brifinginin de, 20 dakika gecikmesi ise, tartışmaların uzadığını gösteriyor.

BOP için 'diyalog' teklifi NATO'nun "Büyük Ortadoğu Projesi" ile ilgili tutumu da, ABD'nin istediği netlikte olmadı. Bu kapsamda, NATO-Akdeniz Diyaloğu programının geliştirilerek "Akdeniz Ortaklığı"na çevrilmesi ve bölge ülkeleri ile "güvenlik alanında daha sıkı ilişkiler" kurulması söz konusu. NATO sözcüsü, "BOP ülkeleri ile diyaloğun geliştirilmesinin kararlaştırıldığını, ancak bunun sadece diyalog başlatmak için açık bir teklif olduğunu, bu teklife hangi ülkenin ne şekilde yanıt vereceğine bakarak ilerleyeceklerini" dile getirdi. Basra Körfezi'ndeki Arap rejimlerinin, söz konusu "diyalog" için ilk aday olduğu kaydediliyor.

Şeytan ayrıntıda... Bu tabloya "genel" olarak bakıldığında, ABD'nin NATO zirvesinden istediğini aldığını söylemek çok zor. Amerikan yönetimi, NATO'nun Irak işgalinde resmi bir rol üstlenmesi için çalışıyordu. Ancak bu konuda Avrupa'nın direnciyle karşılaşıldığı ortada. Diğer yandan, Irak'ta "ayak sürüyen" Avrupalıların, Afganistan işgali konusunda ABD'nin istediğini vermekte tereddüt etmediği görülüyor. ABD, BOP konusunda da, net ve açık bir taahhüt alamadı ve "ucu açık bir teklif" ile yetinmek zorunda kaldı. Elbette, tabloya "ayrıntılar" üzerinden bakmak da mümkün. Bu açıdan bakıldığında, NATO'nun Irak'a girmesi de, BOP için askeri bir araç haline getirilmesi de, NATO sözcüsünün ifade ettiği gibi, "mümkün". Öyleyse ABD, mevcut uluslararası dengeleri kendi lehine değiştirmek için daha fazla çaba sarfedecek ve önümüzdeki dönemde "bir kez daha" deneyebilecek. Kısacası, ABD'nin "umudunun devam ettiği" ve "şeytanın ayrıntılarda gizli olduğu" söylenebilir. Avrupa Birliği'nin önde gelen ülkeleri, Afganistan'da verdikleri tavize karşılık olarak Bosna'yı "aldılar. Varılan anlaşmaya göre, Bosna'da NATO tarafından yönetilen SFOR işgal kuvveti, önümüzdeki dönemde görevini sona erdirecek. Bu gücün yerini, Avrupa Birliği Kuvveti (EUFOR) alacak. Kısacası, kurulmakta olan Avrupa Birliği Ordusu, ilk önemli işgal görevini Bosna'da üstlenecek.

ÖNCEKİ HABER

Afganistan'a asker kararı

SONRAKİ HABER

İstanbul Havalimanında çalışana hakaret eden kadına 1740 lira para cezası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa