29 Haziran 2004 01:00

On beş yılın birikimi

Arda Sanat Galerisi'nde 27 Mayıs'ta açılan yaz karma sergisi halâ sürüyor. Sergi 15. yıl dolayısıyla daha önce galerinin açtığı sergilere katılan sanatçıların çalışmalarından oluşuyor.

Paylaş
Arda Sanat Galerisi'nde 27 Mayıs'ta açılan yaz karma sergisi halâ sürüyor. Sergi 15. yıl dolayısıyla daha önce galerinin açtığı sergilere katılan sanatçıların çalışmalarından oluşuyor. Sergide heykelleri olan sanatçılar: Zühtü Müridoğlu, Yunus Tonkuş ve Tamer Başoğlu. Resimleri olan sanatçılar ise: Naile Akıncı, Nihat Akyunak, Özdemir Altan, İsmail Altınok, Fethi Arda, Mustafa Ata, Habib Aydoğdu, Şadan Bezeyiş, Tülay Tura Börtecene, Altan Çelem, Adnan Çoker, Nejad Melih Devrim, Ayten Yetiş Doğu, Cemil Eren, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Devrim Erbil, Saim Erken, Zafer Gençaydın, Mehmet Güler, Lütfü Günay, Veysel Günay, Mahir Güven, Mustafa Horasan, Ergin İnan, Nuri İyem, Zeki Faik İzer, Jülide, Ömer Kaleşi, Ercüment Kalmık, Hikmet Karabulut, Duran Karaca, Fevzi Karakoç, Gencay Kasapçı, Yusuf Katipoğlu, Güneş Kocabay, Galip Nahit Noyan, Cuma Ocaklı, Zekai Ormancı, İbrahim Örs, Hüseyin Şahbudak, Celalettin Tandoğdu, Cemal Tollu, Alp Tamer Ulukılıç, Eşref Üren, Hanefi Yeter, Serpil Yeter.

İzlenimci bakış Naile Akıncı, "Ekinlik"te gündelik yaşamdan bir görüntüyü izlenimci bir bakışla işlemiş. Nihat Akyunak'ın "Kayıklar" adlı peyzajı Bonnardvari bir biçemle yorumlanmış. Özdemir Altan'ın "Soyağacı" serileri, "birey-toplum ilişkileri"nin sembolleştirilmiş gösterge(ler) aracılığıyla mikro düzlemden makro bir resimsel anlatı diline dönüştürülmüş. Serginin en çarpıcı resimlerinden birisi İsmail Altınok'un "Çanakkale'den" peyzajı. Altınok'un özgün biçemini yansıtan resim, lekesel figüratif temelde, coşkuyla çalışılmış ki bu coşkudan dolayı resimde "yoğun bir lirizm" var. Sergideki en usta işi resimlerden bir tanesi. Fethi Arda'nın "Peyzaj"ı. Doğrusu usta sanatçıyı yansıtan bir resim değil daha çok öylesine çalışılmış ve ressamın beğenmeyip bir köşeye attıklarından ya da taslak bir çalışma olabilir/denilebilir. Mustafa Ata'nın "Kompozisyon"u "altınoran"dan yola çıkan geçmiş -şimdi- gelecek odağında insan(lığ)ın halleri dizisinden. Habib Aydoğdu, son dönem resimleriyle nonfigüratifliğin geniş sınırlarına doğru gittikçe açılıyor. Uzamsal boşluğu tekrenk (monokrom) olarak imlemesi resme çarpıcılık katarken diğer öğeleri de (anlatıları) ön plana çıkarıyor. Tamer Başoğlu, "Kadın" heykelinde yorumlanmış bir yalın anlatım başat. Şadan Bezeyiş'in "Kompozisyon"u ayrıntıların toplamı bir temel figür üzerine kurulu. Tülay Tura Börtecene'nin "Kompozisyon"unda "düşsellik ve mistizm" iç içe. "Berber'de" resmiyle Altan Çelem bilinen figüratif izlenimci yorumu alımlanıyor. Adnan Çoker'in "Kompozisyon"u resimsel dilden çok bir illüstrasyon diline daha yakın. Exlibris büyüklüğünde bir çalışma. Serginin heyecan verici çalışmalarından bir başkası Nejat Melih Devrim'in "Soyut Kompozisyon"u. Sanatçı lekelerle soyutlamanın içsel sınırlarında ustaca dolaşabilmiş. Ayten Yetiş Doğu ve Celalettin Tandoğdu'da naif denilebilecek bir anlatım göze çarpıyor. Devrim Erbil'in "Ağaç Üstüne Yorum"u nonfigüratif ve figüratif anlatımların bileşimi. Resim, rastlantısal/deneysel öğeleri de içinde barındırmakta. "Güvercin"de Cemil Eren monokrom (beyaz) denilebilecek yalınlığı ustaca yansıtıyor. Saim Erken, "Olimpos"la gündelik hayattan bir görüntüyü figürlerin dışını soyutlayarak resme katıyor.

Anadolu motifleri Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun "İlham Perisi"nde Anadolu motiflerini (halı, kilim... ) soyutlamış. Çokrenklilik (polikrom) resme derinlik katmış. Eren Eyüboğlu'nun "Çarşı İçinde"ki küçük insan figürleri peyzaja şiirsel bir tat katmış. Zafer Gençaydın'ın "Kompozisyon"un da bir gerçekliğin/olgunun içsel alımlanması yansıtılmış. Anlatıma çoğunlukla sert, gerilimli kaligrafik bir imleme yön vermiş. Mehmet Güler, "Güneş İçinde"de pentürün coğrafyasına kendi coğrafyasının tanıklığını imgelemiş. Son derece başarılı bir çalışma. "Siyah İçinde Paslanmanın Direnişi"nde paslanmanın kaynağı (öznesi) resme girerek ressamın imgeleminde dışsal bir gerçeklikten içsel bir gerçekliğe dönüşmüş. Ayakları yere sağlam basan lekeci bir anlatım başat Lütfü Günay'da. Veysel Günay'ın "Peyzaj"ı uzakdoğu (Japon) resim sanatını esinlendiriyor. Resim lekeci betimlemelerle örüntülendirilmiş. Mahir Güven'in başarılı figüratif yorumu "Genç Kız"da da görülüyor. Birbirlerine yakın renk kullanımı figürü araçlaştırıyor ve böylece derinliği resmin bütünselliğine yoğunlaştırıyor. Mustafa Horasan'da fantastik bir anlatım var "Kompozisyon"u bir hikâye üzerine kurulu. Ergin İnan'ın "Baş"ında Doğu'ya ve Batı'ya özgü anlatım katmanları içiçe. Bu katmanların toplamı hikayesi olan mistik bir sentezleme. Nuri İyem'in "Portre"si sanatçının klasiklerinden. Son derece yalın ve şiirsel. Zeki Faik İzer'in "Soyut Kompozisyon"u tıpkı Fethi Arda'nın çalışması gibi öylesine çalışılmış, taslak çalışma grubuna girenlerden. Yine de ressamın biçemini yansıtıyor. Jülide (Atılmaz) "Portre"sinde psikolojik derinlik göze çarpıyor. Bu psikolojik ileti, renkçi olmayan tam tersine az renk hatta tekrenklilikle kurgulanmış. (Sanatçı iki hafta kadar önce vefat etti). "Küfe İçinde Meyveler"le gerçekçi ya da basit denilebilecek görüntülere "düşsel iletiler" yüklemiş Ömer Kaleşi. Kendisine özgü bir anlatım dili var Kaleşi'nin. Ercüment Kalmık, "Balıklı Natürmort"ta geometrik denilebilecek bir soyutlamaya girişmiş. Ahmet Karabulut ve Galip Nahit Noyan'ın çalışmalarında gerçekçi bir anlatım dili başat. Duran Karaca, "Peyzaj"ını soyutlama edimiyle biçimlendirmiş. Fevzi Karakoç, "Karşısında"da renkli figürlerle tek renkli nonfigüratiflik (boşluk) karşı karşıya getirilmiş. Farklı bir pentür dili: coşkulu, cesur ve etkileyici. "Ağaç", Gencay Kasapçı'nın bilinen (puantilist) çalışmalarından. Yusuf Katipoğlu'nun çalışması islam coğrafyasına özgü yapıların soyut geometrik bir yorumu. Güneş Kocabay'ın "Kız Kulesi" kendi içinde dengeli bir çalışma. Zühtü Müridoğlu'nun "Mahzun Kız"ında malzemenin (ağaç) doğal yapısı, dokusu figürün duruşuna kaynaklık etmiş. Cuma Ocaklı'nın "İkili Oturanlar"ında yoğun bir soyut anlatıma doğru bir yöneliş göze çarpmakta. Figürlerin dışı tam soyutlanmış ki figürlerde bu tam soyutlamanın (lekeselliğin) içinde bir anlamda. Zekai Ormancı ve İbrahim Örs iki farklı soyutçu. Her iki ressamda sergideki çalışmalarına koşut yeni resimler üretiyorlar. Hüseyin Şahbudak'ın "Kırmızı At"ında lekesel zemin üzerine -zemine yakın bir renkle- yine lekesel bir figür bindirilmiş. İki farklı katman kaynaştırılmış. Cemal Tollu'nun "Peyzaj"ı küçük bir kesitin kütlesel (ayrıntısız) bir anlatımı. Yunus Tonkuş'un "Kadın"ı da Başoğlu'nun çalışmasındaki gibi yorumlanmış bir yalın anlatım egemen. Alp Tamer Ulukılıç'ın "Kompozisyon"u farklı göndermeleri ve derin soyutlamaları içinde barındıran figüratif bir çalışma. Eşref Üren'in "Natürmort"u amatör bir hava duyumsattıran iddiasız bir resim. Hanefi Yeter'in resminde illüstratif ve Chagalvari bir hava var. Serpil Yeter'in "İşlemeli Balıklar"ı "doğaçlama" bir anlatı üzerine kurulu denilebilir. Sergi, bu akşama kadar görülebilir.

ÖNCEKİ HABER

Güneşin doğuşunda festival sona erdi

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: Rakibimiz 18 bin oyla yanıldı, ben 3 bin oyla yanıldım

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa