29 Haziran 2004 01:00

Öfke sokaklardaydı

NATO zirvesinin başladığı dün, İstanbul'un birçok yerinde ve Türkiye'nin çeşitli illerinde NATO ve Bush karşiti eylemler vardi.

Paylaş
İstanbul Valiliği tarafından 'gösteri yapılmasına izin verilen alanlar' arasında yer alan Mecidiyeköy Meydanı'nda basın açıklaması yapmak isteyen NATO ve Bush Karşıtı Birlik bileşenlerine polis gaz bombaları ile müdahale etti. Dün sabah saatlerinde Mecidiyeköy Metro Durağı önünde toplanmaya başlayan birlik bileşenleri polis tarafından dağıtılmak istendi. Birlik temsilcilerinin Mecidiyeköy'ün 'izin verilen alanlar' arasında olduğunu ve burada eylem yapmanın yasal hakları olduğunu hatırlatması üzerine polisin "Geçti onlar" demesi dikkat çekti. Meydanda toplanmaya başlayan 200 kadar eylemcinin "Kahrolsun ABD emperyalizmi" sloganını atmalarının ardından polis kalabalığı çembere alarak, gaz bombalarıyla saldırdı.

Gözaltı Burada gazetemizin imtiyaz sahibi Ahmet Sami Belek'in de aralarında bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı. Gaz bombasından etkilenen çok sayıda kişi de çevredeki hastanelere gitti. Bazı eylemcilerin Eğitim-Sen 3 No'lu Şube ile Ekmek ve Adalet dergisinin bulundugu bina önünde toplanmasi nedeniyle polis buraya da gelerek binanin girişini kapatti. Ara sokaklara dagilan eylemciler, uzun süre ABD ve NATO karşiti slogan atmaya devam etti. Emegin Partisi (EMEP) Eyüp Ilçe Örgütü üyeleri de dün ögle saatlerinde Sayayokuşu Mahallesi'nde toplanarak, NATO karşiti eylem yaptilar. Çevrede bulunan insanlarin alkişlarla destekledigi eylem, Akşemsettin Mahallesi'nde yapılan açıklamayla son buldu. Bu arada, aynı alanda kısa bir süre sonra Özgür-Der üyeleri eylem yaptılar. Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci yaptığı açıklamada, "Eli kanlı katillerin ülkeye gelmesini utanç verici buluyoruz" şeklinde konuşarak ABD'nin dünyanın jandarmalığını yapmak istediğini belirtti.

Taksim'de de saldırı Öğle saatlerinde ÖDP'nin, NATO Zirvesi'ni protesto için yaptığı basın açıklamasına da polis saldırdı. Tarlabaşı Bulvarı Mis Sokak Girişinde toplanan ÖDP'li grup Taksim Meydanı'na kadar NATO karşiti sloganlar atarak yürüdü. Meydanda basin açiklamasi yapmak isteyen gruba polisin joplu müdahelesi sonucu 4 kişi gözaltina alindi. Gözaltina alinanlarin isimleri şöyle; Meltem Şimşek, Ertan Gümüş, Reşit Pinaroglu, Özhan Önder. Öte yandan TKP üyeleri de Taksim'deki il binalarının önünde bir basın açıklaması yaptılar. 'NATO'ya Karşi Avukatlar' oluşumu ise Galatasaray Lisesi önünde basin açiklamasi yaparak, gözaltilar hakkinda bilgi verdi. Olaylarda toplam 58 kişinin gözaltina alindigini belirten avukatlar, tedavi olmak için SSK Okmeydani, Şişli Etfal ve Taksim Ilkyardim hastanelerine giden yaralilarin da gözaltina alindigini duyurdu. Avukatlar, yaralanmalarin polisin kullandigi plastik mermi ve gaz bombalarindan kaynaklandigini ifade ettiler.

EMEP tepki gösterdi Emegin Partisi Istanbul Il Başkani Kamil Tekin Sürek yazili bir açiklama yaparak, yapilan saldirilari kinadi. "NATO Zirvesi nedeniyle İstanbul'da ilan edilmemiş bir sikiyönetim uygulamasi başlatan ve yurttaşlarin anayasal haklarini açikça ihlal eden Istanbul polisi basin açiklamasi yapmak isteyen Emegin Partisi üyelerine hunharca saldirdi" diyen Sürek, basın açıklaması ve miting için İstanbul Valiliği'nin aldığı kararın göz boyama olduğunun ortaya çıktığını vurguladı. Sürek şöyle devam etti: "İstanbul Valiliği'nin ve polisin tutumunu protesto ediyoruz. NATO zirvesini ve polisin yasadışı tutumunu kınamak için bugün (salı günü) 12.30 da Galatasaray Postahanesi önünde basın açıklaması yapacağız." Halkevleri'nden yapılan açıklamada ise "NATO toplantısı öncesinde gösterilere AB standardı gibi ifadelerle kamuoyuna yapılan hükümet duyurularının yalan olduğu toplantı başladığı anda ortaya çıktı." denildi.


KESK de zirveyi protesto etti NATO zirvesi ve Bush, KESK tarafından Unkapanı'nda yapılan eylemle protesto edildi. KESK Genel Merkezi önünde toplanan işçi ve emekçiler, NATO zirvesini lanetlediler. "Katil ABD Ortadoğu'dan defol", "Kahrolsun emperyalizm, yaşasin halklarin kardeşligi", "Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek", "NATO'ya hayır", "Emperyalistler, işbirlikçiler 6.Filo'yu unutmalın", "Bir iki üç, daha fazla Vietnam, direnene bin selam", "Yankee go home", sloganları atan kitle polisin, TÜYAP'a doğru yürüyüşe izin vermemesini de "Emekçiye değil NATO'ya barikat" sloganıyla protesto etti. Kitlenin önünü kesen polisle yaşanan tartışmaların ardından Saraçhane'ye doğru yürüş yapılmasına izin verildi. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı eyleme Özgür-Der, Emeğin Partisi, çeşitli sendika, siyasi parti ve dergi çevresinden katılım oldu. Kortej oluşturan kitle Saraçhane Parkı'na kadar sloganlarla yürüdü. Burada bir açıklama yapan KESK Genel Başkanı Sami Evren, halkın zirveye olan tepkisinin görmezden gelindiğini belirterek, "Bu zirve sonucunda Türkiye'yi, bölge coğrafyasının korku cumhuriyetine çevirecek kararlar alınacak" dedi. İstanbul Sendikalar Birliği de yaptığı açıklamayla NATO zirvesini kınadı.


Okmeydanı'nda çatışma NATO karşıtlarının Mecidiyeköy'de basın açıklaması yapmak istemesine polis gaz bombalarıyla cevap verdi. NATO karşıtlarıyla polis arasında çıkan çatışmalarda 5'i polis 15 kişi yaralandi, gazetecilerin ve polislerin de aralarinda oldugu çok sayida kişi gaz bombasindan etkilendi. Gazetemiz muhabiri Ugraş Vatandaş da polisin bilinçli saldirisina ugradi. Okmeydani Fatma Girik Parki'nda dün gece çadır kuran NATO karşıtları, saat 09:00'da Mecidiyeköy'de yapılacak basın açıklamasına gitmek için yola çıktı. Slogansız ve pankartsız yürüyen NATO karşıtlarının önü PERPA ve Darülaceze arasında polis ve panzerlerle kesildi. Yapılan görüşmelerde polisin "yürürseniz dağıtırız" tehdidi bir anda çatışmaya dönüştü. Yüzlerce gaz ve göz yaşartıcı bombanın ve panzerlerin kullanıldığı polis saldırısııa NATO karşıtları taşlarla ve barikatlarla karşıladı. Darülacaze arkasındaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğü önüne gelen bir grup, buradaki 6 aracı ters çevirerek polisin geçişini engellemek için barikat oluşturdu.

Bombalara barikat PERPA'da yapılan müdahalenin ardından Okmeydanı'nda sokak aralarına dağılan NATO karşıtları yollara barikat kurarak polisin girmesini engellemeye çalıştı. Olayların daha geniş bir alana yayılarak devam etmesi üzerine, bölgeye takviye olarak jandarma ekipleri de gönderildi. Polisin attığı gaz bombalarını etkisiz hale getiren ve taşlarla karşılık veren göstericiler Okmeydanı mahallelerinde sloganlarına ve gösterilerine devam ettiler. Ara sokaklardaki barikatlar ve müdahaleler yaklaşık 3 saat boyunca sürdü. Çıkan arbedelerde taş, sopa ve darp sonucu yaralanan 5'i polis 15 kişi, yakindaki SSK Okmeydani Egitim ve Araştirma Hastanesi'ne kaldırıldı. Bu kişiler arasında ciddi bir yaralanma olmadığı belirtilirken, güvenlik kuvvetlerince kullanılan göz yaşartıcı gazdan çok sayıda polis, gösterici, gazeteci ve mahalle sakini etkilendi. Gösteride çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bazı mahalle sakinleri yaşanan olaylarda 4 kişinin polis kurşunuyla yaralandığını iddia ettiler.

"O Evrensel muhabiri vurun!" Okmeydanı'nda polisle NATO karşitlari arasinda yaşanan kovalamacayi izleyen muhabirimiz Ugraş Vatandaş da polisin bilinçli saldirisina ugradi. Kurulan barikatlari ve yaşanan arbedeyi görüntülemeye çalişan muhabirimiz çevik kuvvet polislerinin "Vurun o Evrensel muhabiri" diye bağırmasıyla saldırıya uğradı. Darp edilerek yerde sürüklenen muhabirimizin fotoğraf makinesi de kırıldı. Çatışmalarda polis ve göstericilerden yaralananlar oldu. Yaralılardan Hünkar Altun'un beyin travması geçirdiği ve Özgür Karabayır'ın damarının koptuğu öğrenildi. Bunun dışında yaralılardan isimlerini öğrenebildiklerimiz şunlar: Serpil Aslan (ESP Bursa Temsilcisi), Burcu Gümüş (Atılım Bursa Temsilcisi), Ayşe Yumli Yeter (Tekstil-Sen Genel Başkanı), Fatma Saygılı (Tekstil-Sen yöneticisi), Bülent Aydoğdu (Tekstil-Sen yöneticisi), Özgür Karabay, Mahir Kayır, İmdat Babalık, Pınar Duman, Fidan Hardal, Pınar Tümer, Tuncay Karaca. Yaralılar Okmeydanı SSK Hastanesi'ne kaldırılırken, hastaneyi ablukaya alan polis, yaralıları gözaltına aldı.


Greenpeace köprüdeydi Greenpeace üyesi 5 kişi, Boğaziçi Köprüsü'ne NATO karşiti pankart asti. AA muhabirinin aldigi bilgiye göre, Bogaziçi Köprüsü'ne gelen Greenpeace üyesi 5 kişi, üzerinde Ingilizce olarak ''Nukes out of NATO (NATO'nun nükleer füzelerine hayır)'' yazılı 30 metre uzunluğundaki bir pankartı aşağı doğru sarkıttı. Göstericiler de pankartla birlikte iplerle denize doğru inmeye başladı.


İzmir'de oturma eylemi KESK İzmir Şubeler Platformu, oturma eylemi yaparak NATO Zirvesi'ni protesto etti. Konak eski Sümerbank önünde toplanan KESK üyeleri, "ABD askeri olmayacağız", "Katil ABD Ortadoğu'dan defol"sloganlarını atarak Konak Meydanı'na yürüdüler. Burada KESK Şubeler Platformu Dönem Yürütmesi adina açiklama yapan Musa Sever, NATO'nun "Küresel terör" bahanesiyle yeniden canlandırılmak istendiğine dikkat çekti. NATO toplantısının İstanbul'da yapılmasının bir tesadüf olmadığını belirten Sever, "Emekçiler ve ezilen halklar NATO zirvesinden çıkacak sonuçlara teslim olmayacaklardır" dedi. Daha sonra bir saatlik oturma eylemi yapıldı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Sivas'ta ağıttan umuda! Sivas'ta 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nde yakılan 33 aydın ve sanatçı, katledilişlerinin 11'nci yılında düzenlenen etkinliklerle "ışık olmaya" devam ediyorlar. "Unutursak Hatırlatırlar" başlikli anma programi kapsaminda önceki gün yapilan "Ağıttan Umuda-Onlar Işık Oldular" etkinliğinde, şehitler, semahlarla, şiirlerle anılırken, Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından düzenlenen panelde, Sivas katliamında emperyalizmin parmağının olduğuna dikkat çekildi. Önceki gün 75'nci Yıl Kültür Merkezi'nde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ankara Şubesi tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan PSAKD İkinci Başkanı İlhan Cem Ersever, "Çoğumuzun yakından akrabası veya tanıdığı olan bu aydın-sanatçı kardeşlerimizi kaybettiğimizde ateş düştüğü yeri yaktı. Sivas'ın ışığı sönmüyor. Bu yarayı, acıyı hiçbir zaman unutmayacağız. Tıpkı Afganistan'da, Irak'ta, Filistin'de insanların ölmesini unutmayacağımız gibi. Baş katliamcı Bush, Türkiye'de. Olağanüstü önlemler alınıyor, yollar kapatılıyor. Bize reva görülen ise Sivaslar oluyor" dedi. Daha sonra Sivas'ta ölenlerin fotoğraflarının gösterimi eşliğinde, şiir dinletisi sunuldu. Bu sırada şiirleri okuyanlar da, dinleyenler de göz yaşlarını tutamadı. Etkinlik, Alevi deyişlerinden oluşan dinletinin ardından PSAKD Ankara Şubesi'nin semah grubu tarafından sunulan bir gösteriyle son buldu.

Emperyalizmin parmağı var Cumhuriyet Kadınları Derneği'nin (CKD) dün düzenlediği "Sivas katliamından bu yana ne değişti?" başlikli panelde konuşan Sivas eski milletvekili Prof. Dr. Cengiz Güleç ise, matem günlerinin aci oldugunu, bu yüzden verilen ilk tepkilerin duygusal oldugunu belirterek, ancak yapilmasi gerekenin ileride ne olacaginin sorgulanmasi oldugunu ifade etti. Alti Nokta Körler Dernegi Başkani Avukat-sosyolog Turan Içli de, tipki dünyadaki birçok örnekte oldugu gibi, Sivas olayinin ayrintilarinin da, ileriki yillarda açiga çikacagini anlatti. Sivas Davasi avukatlarindan CKD Başkani Şenal Sarihan, "Unutursak hatırlatırlar" sözünün, geçmişin gelecege işik tutmasini saglamak amacini taşidigini dile getirdi. Sarihan, davanin seyrini anlattiktan sonra, "Sivas katliamı yalnızca şu anda huzura getirilmiş olan sanıkların gerçekleştirdiği bir olay değildir. Oradaki insanlar aslında birer piyondu" diye konuştu. Sarihan, esas olarak Sivas'tan alınacak dersin, ölenlerin yakınlarının duruşmalar boyunca siyasi bir tavırla direnç göstermeleri olduğunu kaydederek, "Sivas olayından bu direnç ruhunu almalıyız" dedi.


Vali'nin dehşet anlatimlari Katliamin yaşandigi dönemde Sivas Valisi olan Ahmet Karabilgin, olaylardan 9 yil sonra çarpici açiklamalarda bulunmuştu. Karabilgin askerden itfaiyeye, Içişleri Bakani'ndan, Belediye Başkani'na kadar herkesi ağır bir şekilde eleştirmişti. Karabilgin o dönemde şu eleştirilerde bulunmuştu: Askere: Geç geldiler, seyrettiler. Polise: Sırtlarını sıvazladılar. İtfaiyeye: İsteksizdiler. İçişleri Bakanı'na: İşine daldı. Belediye Başkanı'na: Bakanı yanılttı. Can Dündar tarafından hazırlanan "Sivas Cehennemi" adlı belgesele konuşan Karabilgin, 2 Temmuz akşamı saldırganların oteli yaktıktan sonra "Vali istifa" sloganlarıyla valiliğe yürüyüp kapıya dayandıklarını hatırlatarak içerde yaşadıklarını şöyle anlatmıştı: "Yağmur gibi taş yağıyordu. Herkes kayıp. Bir yandan Ankara'dan telefon yağıyor, bir yandan muhasara altındayım. Saldırganlarla aramda sadece 30-40 basamak var. Sadece 5-6 kişiyiz, ne yapabiliriz? Adamlar girecek, beni linç edecek, yeşil bayrağı da yukarı asacak. Bunun başka sonucu yok".

Asker öylece bekledi Karabilgin, askerin ilk andan itibaren olayları yakından izlediğini, hatta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş'in kendisini arayarak "Orada 6 bin mevcudum var, hepsi emrinde" dediğini de anlatarak, eklemişti: "Güreş'e 'Paşam bunlari bana söylemeyin. Yanimda Tugay Komutani var. Telefonu ona veriyorum. Ona söyleyin, talimatinizi ona verin' dedim. Tugay Komutanı telefonu aldı, 'Başüstüne komutanim' dedi ve gitti". Ancak Vali Karabilgin'e göre, beklenen askeri kuvvet bir türlü gelmedi...

Orduevini korudular Vali Ahmet Karabilgin "Asker yetişti" sandıklarında yaşanan hayal kırıklığını ise şöyle anlatmıştı: "Sonunda 20-30 asker geldi, Hükümet Meydanı'na... Ama orduevini koruyacak şekilde mevzi aldilar. Bunlari maalesef ben yaşadim, gördüm. Halbuki Madimak'ta sıkıntımız var, oraya yoğunlaşması lazım. Ama askeri birlikten parça parça gelen bu gruplar olay yerinden çok, ana caddedeki mağazaların, kuyumcuların, askeri risk altına atmayacak bölgelerin etrafında güvenlik önlemi aldılar". Olay bitince... Yangından hemen önce komutanın, küçük bir askeri birlikle Madımak Oteli'nin bulunduğu meydana girdiğini anımsatan Vali Karabilgin, o birliğin de "Asker Bosna'ya", "En büyük asker bizim asker" sloganlarıyla etkisizleştirildiğini söyledi. Karabilgin, bu tavrın nedenini de şöyle açıkladı: "Kahramanmaraş, Çorum, Sivas olaylari masaya yatirilsa görülecektir ki, asker hepsinde olay bittikten sonra devreye girmiştir."

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Bush'u görünce ölen çocukları görüyorumZübeyde Şahin NATO zirvesi bir taraftan yapılırken Eyüp Alibeyköy'de oturan çoğu ev hanımı kadına NATO, ABD Başkanı'nın Türkiye'ye gelişi, Irak ve Filistin'de yaşananlar hakkinda fikirlerini sorduk. Kadinlarin çogu NATO'yu tam tarif edememekle birlikte kendilerine "savaş"ı çağrıştırdığını söylüyor. ABD Başkanı Bush ile ilgili ise, "Bush'u görünce ölen çocukları görüyoruz" diyorlar.

Bir elime geçse! Ev kadını Sevim Tokmak verdiği cevaplarda bir kurum olarak NATO hakkında net bilgilere sahip olmadığını söylüyor; fakat ABD Başkanı, Irak ve Filistin'de yaşananlarla ilgili tepkisini şu sözlerle ifade ediyor; "Irak ve Filistin'de yaşananlar vahşet. Petrol için insanlarin öyle işkence görmesi, kadinlara tecavüz edilmesi insanlik dişi şeyler. Allah hepsinin belasini versin". Tokmak "Bush geliyor ne düşünüyorsunuz?" sorumuza da şu sözlerle yanit verdi: "O adamdan nefret ediyorum. Elime geçse bir kaşik suda bogarim. Adami televiyonda gördükçe hep Irak'taki işkence fotograflarini, Filistin'de ölen çocukları görüyorum"

Bela oldular Bir başka ev kadini Zehra Çinar da tepkisini "Amerika ve İsrail tüm dünyanın başına bela oldu. Barış, demokrasi getireceğiz dediler, o işkence fotoğraflarında nasıl barış getirdiklerini gördük. İnsanın içi acıyor. Televizyona bakamaz oldum. Hep ordaki kadınların, anaların yerine kendimi koyuyorum" sözleriyle ifade ediyor. Bush için ise Çınar "O katilin ülkemize gelmesini istemiyorum, bizi de katliamlara ortak etmek istiyorlar" diyor.


Görüşler... Görüşler... Güler Aldinç: NATO'ya barış hareketi diyorlar. Ancak barış için gittikleri her yerde insanların hayatlarını mahvediyorlar. Onların insan olduklarını düşünmüyorum. Küçük çocukları, kadınları öldürüyorlar. Düşünüyorum da bunların hiç karısı, çocuğu yok mu acaba? Bush'un ülkeye gelmesini kimse istemiyordu. Nurten Yılmaz (Yunusemre Mahallesi-ev kadını): NATO nedir çok iyi bilmiyorum ama sıkça duyuyorum. Çevremde kadınlar toplantılar yapıyor benim kocam izin vermediği için bazen gizli gizli ben de katılıyorum. Çocuklarımın geleceğinin iyi olmadığını biliyorum. Tayyip'e oy verenlere kızıyorum. O Emine Hanım'la gezerken bizim nasıl yaşadığımızı bilmiyor. Satı Bal: NATO denilince aklıma savaşlar geliyor; biz savaşa karşı olduğumuz için NATO'ya da karşiyiz. Zirvede ne konuşulacak bilmiyorum ama bizim için iyi şeyler olmayacak onu biliyorum. Sayin Başbakan, Bush için çalişacagina vatandaş nasil yaşiyor ona baksin! Türkan Al (Ev kadini-GOP Zübeydehanim Mahallesi): NATO'yu hep savaşlarla hatirliyorum, insanlar katlediliyor, NATO bunu istiyor. Bizim ülkemizde NATO'ya karşi çikiliyor, kadinlar da NATO'ya karşi daha önde olmali. Fulya Al (ögrenci): NATO bence iyi olmayan bir örgüttür. Ailemden, televizyondan biliyorum. Bush'un geleceği yerleri pırıl pırıl yapmışlar ama bizim mahalleden lağım suları akıyor. Gülseren Ermiş : Geniş bilgim yok ama bana savaşı çağrıştırıyor.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Adıyaman'da intihar alarmı! Gaziantep Üniversitesi Adıyaman Eğitim Fakültesi Dekanı Sosyolog Prof. Dr. Hacı Duran, Adıyaman'da intihar vakalarında ciddi ve dikkat çekici bir artış yaşandığını söyledi. Prof. Dr. Duran, ilde geçen yıl 31'i kadın, 12'si erkek olmak üzere toplam 43 kişinin yaşamina son verdigini, intihar edenlerin nüfusa oraninin, 2003 yilinda yüzde binde 6.9'a ulaştigini belirtti. Batman'da 2000 yılında gerçekleşen intihar olayları sonrasında ciddi tartışmalar yaşandığını anımsatan Duran, "İntihar edenlerin nüfusa oranı, Batman'da 2000 yılında, yüzbinde 6.9 olarak gerçekleşmişti" dedi.

Batman gibi Duran, istatistiklerin Adıyaman'da intihar olaylarının ciddi biçimde artış gösterdiğini ortaya koyduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
ÖNCEKİ HABER

ŞEFFAF SINIR ÇİZGİLERİ TEKLİFİ

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa