24 Haziran 2004 01:00

Türkiye kendi Kürtleriyle de görüşmeli

Kürt lider Celal Talabani, bir süredir Türkiye'de çeşitli temaslarda bulunuyor. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'den Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar en üst düzeyde kabul edilen Talabani, birçok konuda açıklamalar yapıyor, mesajlar veriyor.

Paylaş
Kürt lider Celal Talabani, Türkiye'ye iki gün süren bir ziyaret gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'den, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar en üst düzeyde kabul edilen Talabani, Kuzey Irak'taki gelişmeler, KONGRA-GEL'in varlığı ve ABD ile ilişkiler üzerine görüşlerini açıkladı, çeşitli mesajlar verdi. Aynı hükümet ve aynı başbakan Irak'ta yaşayan Kürtlerin temsilcisi ile görüşürken; kendi topraklarında yaşayan milyonlarca Kürtle görüşmeyi kabul etmiyor. "Diyalog" çağrısı yapan kesimler, tehdit ediliyor. Kürt sorununa duyarlı partiler, EMEP, DEHAP, ÖDP ve SDP yöneticileri, devletin kendi Kürtleriyle görüşmesi ve onların taleplerini dikkate alması gerektiğini ifade ettiler.

EMEP: Yüzünü kendi vatandaşlarına dönmeli Konuyla ilgili olarak gazetemize konuşan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, önce İsrail'in Kuzey Irak'taki girişimlerine dikkat çekiyor. Peşmergelerin eğitimi ve Kürt asıllı yahudilerin eliyle toprak alımının İsrail'in bölgedeki yayılma politikasına denk düştüğünü belirten Tüzel, "Bunların bölge halkları arasında çatışmayı kışkırtıcı olacağı görülerek karşı çıkılmalıdır" dedi. Türkiye'de yaşayan Kürtlerin tanınma ve eşit haklara dayalı taleplerinin terör sorununa indirgendiğini ve bunun da halkın barış ve kardeşlik talebine sırt çevirmek anlamına geldiğini ifade eden Tüzel, "Türkiye devleti Kürt sorununu, ABD/AB ilişkileri çerçevesinde ele almaktan vazgeçmeli yüzünü kendi vatandaşlarına dönmelidir" dedi.

SDP: Talabani'den daha meşru SDP Genel Başkanı Filiz Koçali ise DEP'li milletvekillerinin tahliye edilmesini hatırlatarak sözlerine başlıyor. Milletvekillerinin serbest bırakılmasının "büyük bir demokratik açılımmış" gibi gösterildiğini kaydeden Koçali, "Oysa DEP milletvekilleri 10 yıl boşu boşuna yatırıldılar. Bu siyasi bir suçtu.Leyla Zana'nın suçlandığı şey Meclis'te halkların kardeşliğinden söz eden Kürtçe cümle kurmasıydı" dedi. Talabani ile görüşmek ne kadar meşru ise Türkiye'deki Kürtlerin temsilcileriyle görüşmenin de o kadar meşru olduğunu vurgulayan Koçali, "Bundan kaçınılmaması lazım. Ve bütün siyasi tutuklulara özgürlüklerini vererek gerçekten kalıcı bir barışın ilk adımı atılabilir. Bizim gördüğümüz odur ki Kürt halkı ve onun temcilcileri barış istiyor. Bu talebe karşılık vermeleri lazım" diye konuştu.

DEHAP: Son derece doğal Parti olarak Kürt sorununun "demokratik barışçıl çözümünden yana olduklarını" söyleyen DEHAP Genel Başkan Yardımcısı Ali Ürküt, sadece Türkiye'de değil diğer ülkelerde yaşayan Kürtlerin de kendi sorunlarının barışçıl ve demokratik bir şekilde çözülmesinden yana olduklarını kaydetti. Talabani-Erdoğan görüşmesinin son derece "doğal" olduğunu savunan Ürküt, "Talabini Irak Geçici Konseyi'nde yer almış biri. Ki daha önce de Türkiye'yi ziyaret etmişti. Yani her kimle olursa olsun görüşmek, diyalog kurmak ve sorunları tartışmak olması gerekendir" dedi. Ürküt, Kürt sorununun Kürtçe yayın ve DEP'lilerin serbest bırakılması ile sınırlı olmadığını belirterek, Türkiye'nin daha ciddi ve cesur adımlar atması gerektiğini söyledi.

ÖDP: AKP, DEP'lilerin açıklamasına bakmalı ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz ise Erdoğan-Talabani görüşmesini, "Bölgede barışın tesis edilmesi açısından anlamlı olduğunu düşünüyoruz. Ancak, barış amaçlanıyorsa anlamlıdır. Ama bundan da önemlisi kendi iç barışımızdır" şeklindeki değerlendirdi. AKP'nin yapması gerekenin Türkiye'deki Kürtlerin talep ve istemlerini ciddiye almak olduğunu söyleyen Hakan Tahmaz, "Bu açıdan DEP'li 4 milletvekilinin yapmış olduğu açıklamanın önemle, üzerinde durulması gereken bir açıklama olduğu kanaatindeyiz ve barışın kalıcılaşması için anlamlıdır diye düşünüyoruz. AKP önce buraya bakmalıdır. Başka türlü girişimlerin sonuç vermeyeceği kanaatindeyiz" dedi.


Talabani Erdoğan'la görüştü Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani, Türkiye'nin terörizm gibi hassasiyetlerine saygı duyduklarını belirterek, Türkiye'yle görüş ayrılığı içinde olmadıklarını söyledi. Talabani, Kerkük'ün de birleşmesini istediklerini ifade etti. İki gündür Türkiye'de bulunan Talabani, dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. 45 dakika süren görüşmenin ardından açıklama yapan Talabani, görüşmelerinin son derece olumlu bir havada geçtiğini söyledi. Türkiye'yle güçlü ve devamlı ilişkiler içinde olmak istediklerini belirten Talabani, ekonomik ve siyasi alanlarda işbirliği yapmak istediklerini söyledi. Talabani, Başbakan Erdoğan ile görüş ayrılığı içinde olmadıklarına da dikkat çekti. Türkiye'nin Kerkük'e karşı duyarlı bir tutum içinde olmasını beklediklerini söyleyen Talabani, "Türkmenler ve Kürtler arasında hiçbir çatışma olmaması gerekir" dedi. Talabani, Irak Türkmen Cephesi lideri Faruk Abdurrahman'ın 18 vilayete dayalı federasyon fikriyle ilgili olarak, "Irak yasası çok açık... Anayasada, üç Kürt eyaleti artık resmi olarak tanınmış gözüküyor. Kürdistan bölgesel yönetimi, resmi yönetim olarak tanınmış vaziyette. Yönetimde ayrıca, Sünni ve Şii valiler de olacak" dedi. Erdoğan'la görüşen Irak Türkmen Cephesi (ITC) lideri Faruk Abdurrahman ise Irak'ta etnik temele dayalı bir federasyon kurulmasının ülkenin bölünmesine neden olacağını, ülkenin bütünlüğünü 18 vilayete dayalı federasyonun koruyacağını söyledi. Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'nin Türkmenlerin haklarının korunacağına ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Abdurrahman, "Önemli olan herhangi bir demeç değil, tatbikattır.Tatbikatları gördükten sonra güvenlik içinde olacağımızı ümit ederim" diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

TMSF İstanbulspor'a el koydu

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa