24 Haziran 2004 01:00

Patronlar için yasa değişikliği

AKP 506 sayılı SSK Yasası'nda yaptığı değişiklikle, işverenlerin prim yükünü işçilere yükledi. Ayrıca asgari ücret üzerindeki baskıların artmasını getirecek değişiklikler de yaptı.

Paylaş
AKP Hükümeti'nin alelacele Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'na gönderdiği 506 sayılı SSK Yasası'nda değişiklik öngören yasa tasarısı, zaten açlık ve yoksulluk sınırında olan, mezarda emekliliğe mahkûm edilen işçileri daha da mağdur edecek düzenlemeler getiriyor. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Yasası'nda değişiklik öngören tasarı, 506 sayılı SSK Yasası'nı da değiştiriyor. AKP'lilerin son anda ekledikleri maddeler ile içeriği değişen tasarı işçiler için tam bir tuzak. Son anda, gözden kaçırılarak eklenen madde ile işverenlerin işçiden kesip SSK'ya yatırmadığı primler ile işveren paylarının tümü işçinin sırtına yüklendi. Tasarıya göre, prim borçlarını, işçiden kestiği halde SSK'ya ödemeyen ama zamanaşımına uğrayan işverenin payları, emeklilik için SSK'ya giden işçinin karşısına borç olarak çıkacak. İşçi hem kendi payını iki kez yatırmak hem de işverinin primlerini faizleriyle üstlenmek zorunda kalacak. Tasarı, işverenin prim borçlarını, "Zamanaşımı, işverenin ölümü, iflası, işlerinin kapanması, terk edilmesi, tasfiye edilmesi gibi nedenden dolayı işverenden tahsil edilememesi halinde sigortalıdan tahsil edilmesi"ni öngörüyor.

Yeni baskı 506 sayılı Yasa'da yapılan başka bir değişiklik de asgari ücret toplantısında işverenlerin dile getirdiği istek doğrultusunda oldu. Halen 549 milyon lira olan prime esas taban, asgari ücrete eşitlendi. Bundan sonra işverenler asgari ücretin artmasını hiç istemeyecekler ve bunun için ne gerekiyorsa devreye sokacaklar. Aksi halde, asgari ücret arttıkça yükümlülükleri de artacak. Tasarı ile ayrıca isteğe bağlı emeklilikte prim oranları yüzde 30'dan 25'e indirildi.

Emeklilere yeni yük Tasarının başka bir maddesi de emeklilerin ilaç katkı paylarını eczanelere yatırmalarını değil, maaşlarından kesilmesini getiriyor. Daha önce Bağ-Kur emeklilerine de benzer bir uygulama getirilmiş ve kimi eczanelerin emeklilerden almak istemediği katkı payları devlet zoruyla emeklinin maaşından kesilmişti. Bu uygulama işçi emeklilerini de kapsayacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, emeklilere ilişkin düzenlemeyi "emeklilerin katkı paylarının izdihama yol açacağı" iddiasıyla maaşlarından kesilmesini getirdiklerini savundu. CHP'liler ise bunun eczanenin emekliden almak istemediği payın, devlet tarafından "eczane almasa da biz sizden alıp, eczaneye yatıracağız" demek olduğunu ifade ettiler. IMF ve Dünya Bankası'nın direktiflerinin hatırlatılması üzerine Bakan Başesgioğlu, "IMF ve DB söylemi olmadan biz bu çalışmaları yapıyorduk. Bu sistem böyle devam ederse SSK emekli maaşlarını, eczane paralarını ödeyemez duruma gelir. 20-30 sene sonra Türkiye'de genç emekli kalmayacak. Uzun vadeli düşünüyoruz" savunması yaptı. Asgari ücret ile prime esas tabanın eşitlenmesinden kurumun 229 trilyon liralık kaybı olduğunu itiraf eden Başesgioğlu, 314 trilyon gelir beklediklerini böylece farkın kapanacağını savundu. Başesgioğlu, 2004'ün Ekim veya Kasım aylarında birleştirilmiş emeklilik sistemine ilişkin tasarıyı getireceklerini açıkladı.


HANGİ PARAYLA ÖDENECEK? Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Yusuf Engin, SSK yasasına getirilmeye çalışılan, "SSK primlerinin sigortalıdan tahsil edilmesini" öngören maddenin, Türkiye'deki devleti ve milleti hortumlamanın bir başka şekli olduğunu vurguladı. Engin, yaptığı yazılı açıklamada, "Meclis Plan Bütçe Komisyonu yeni bir başarıya imza attı. Patronların; bir kısmını işçisinden peşin peşin tahsil edip devlete ödemediği SSK prim borçlarını, zevki sefadaki, kuru ekmek ve soğan yiyen, aldığı devasa maaşın büyük bir kısmını da işverenin SSK primine mahsuben peşinen ödeyen işçiden tahsil etmenin yolunu bulmuştur" dedi. Engin, 303 milyon gibi komik bir rakamla evini geçindirmeye çalışan işçinin, emeğinin karşılığı olan ücretin tespitinde haftalarca olumlu bir sonuca varılamadığını aktararak, "Asgari ücretliler hangi birikimle işverenin borcunu ödeyecek?" diye sordu. Engin, bu yasanın, Türkiye'deki hortumculara, vergi yüzsüzlerine, devleti bir şekilde dolandıranlara gösterilen müsamahaların bir devamı olarak SSK yüzsüzlerine de af çıkarmak anlamına geldiğini belirtti.

ÖNCEKİ HABER

Bozdur bozdur harca!

SONRAKİ HABER

Kayseri Büyük Bürüngüz köylüleri siyanürle altın aramaya karşı çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa