24 Haziran 2004 01:00

Avrupa Birliği'nde komisyon başkanı kavgası

Paylaş
Geçen hafta Brüksel'de yapılan Avrupa Birliği zirvesinin ardından, AB Komisyonu Başkanlığı görevine Romano Prodi'nin yerine kimin getirileceği konusunda uzlaşma sağlanabilmiş değil. Bu görev için Almanya ve Fransa, Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt'ı, İngiltere ise AB Dış İlişkiler Komiseri Chris Patten'i öneriyordu. Taraflar arasında uzlaşma sağlanmaması üzerine Verhofstadt ve Patten'in adaylıktan çekilmesinden sonra, bu kez AB Savunma ve Dış Politika Sözcüsü Javier Solana, komisyon başkanlığına aday olduğunu dolaylı bir şekilde açıkladı. Ancak AB'deki muhafazakâr diplomatlar Solana'nın adaylığına karşı çıkıyor. AB Dönem Başkanlığı'nı 6 gün sonra Hollanda'ya devredecek olan İrlanda Başbakanı Bertie Ahrens, aday tespit çalışmalarının son ana dek süreceğini söyledi. Başkan arayışları sürerken, Almanya ve Fransa, adayın 'çekirdek ülkeler'den olmasında ısrar ediyor. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ise, böyle bir sınırlamaya karşı olduklarını söyledi. AP'de en güçlü grup olan muhafazakâr Avrupa Halk Partisi'nin (EVP) Grup Başkanı Hans-Gert Pöttering, şu anki adaylarının Portekiz Başbakanı Jose Manuel Durao Barroso, Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel ve Luksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker olduğunu ifade etti. Basında yer alan haberlere göre İspanya, Irak işgaline destek veren Portekiz Başbakanı Durao Barroso'ya karşı çıkıyor. AB Komisyon Başkanı'nın bir-iki hafta içinde belirlenmesi gerekiyor. 21 Temmuz'da, belirlenecek aday için oylama yapılacak.Anayasa tartışması Öte yandan, geçen hafta kabul edilen Avrupa Anayasası İngiltere'de tartışma yarattı. Gazeteler, hükümet ve muhalefet partileri arasında başlayan tartışmayı 'meydan muharebesi'ne benzetiyor. İktidardaki İşçi Partisi, anayasaya 'evet' demenin ülkenin çıkarına olacağını, muhalefetteki muhafazakârlar ise Anayasa'nın "Avrupa süper devleti" yönünde bir adım olacağını savunuyor. İngiltere'nin egemenlik haklarının devredildiği yönündeki görüşleri eleştiren Başbakan Tony Blair, muhalefeti "dar kafalı milliyetçilik"le suçladı. Konuyla ilgili bir referandum yapılması halinde halktan kesin bir 'hayır' yanıtı geleceği dile getiriliyor.
ÖNCEKİ HABER

Saddam Hüseyin işkence mi görüyor?

SONRAKİ HABER

İran: Müzakere değil, direniş ve mücadele şartları var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa