23 Haziran 2004 01:00

Sessizlik onaylamaktır

Türkiye'nin geleceğini ve emekçileri çok yakından ilgilendiren kararların alınacağı NATO zirvesi 28 Haziran'da başlayacak. Zirveye az bir zaman kalmasına rağmen Türk-İş sessizliğini bozmuyor.

Paylaş
NATO zirvesine birkaç gün kaldı, ancak Türk-İş halen sessizliğini koruyor. Burada alınacak kararlar Türkiye'nin ve en başta da emekçilerin geleceği için çok önemli. Buna rağmen Türk-İş, zirvenin yapılacağı gün ne yapacağına ilişkin bir açıklama yapmış ya da bir eylem düzenlemiş değil. Türk-İş'e bağlı sendikaların genel başkanları ise bu durumdan rahatsız. Konfederasyonlarının bir an önce harekete geçmesi isteyen sendikacılar, sessizliğin onaylamak anlamına geldiğini vurguladılar. NATO zirvesi ile eli kanlı ABD'nin ortağı haline getirileceğimize dikkat çeken Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, "İşyerlerinde üyeler ile toplantılar yaptık, yazılı metaryaller dağıttık. 27 Haziran'da İstanbul'da NATO'ya karşı yapılacak mitinge kitlesel katılacağız" diye konuştu. Türk-İş'in görevini, Başkanlara Kurulu'nu toplamak, 6 ayda bir asgari ücret toplantılarına katılmak ve 2 yılda bir sözleşme imzalamakla sınırlandırdığını belirten Ayçin, şunları söyledi: "Türkiye'de olup bitenler Türk-İş'i ilgilendirmiyor! Devletin uslu çocuğu rolünü oynuyor. Bu tutumu asla kabul etmeyeceğiz."

Sessiz kalsa da... "NATO'da Türkiye'ye işbirlikçi rol, vurucu bir güç olma düşüyor. Bu tutuma karşı çıkacağız" diyen TÜMTİS Genel Sekreteri Şükrü Günsili, Başkanlar Kurulu ve şubelerin düzenlediği toplantılarda üyelerinin ve geniş halk kitlelerinin eylemlere katılması için çalışma yapma kararı alındığını hatırlattı. NATO'ya karşı yapılacak her miting ve eyleme katılacaklarını ifade eden Günsili, Türk-İş'in NATO'nun yeni saldırılarını sessizliği ile onayladığını belirtti. Günsili, "Sorduğumuzda 'görüşüyoruz açıklama yapacağız' diyorlar. Sessiz kalarak şubelerin tepkisini de etkiliyorlar. Türk-İş tutum almazsa da biz tepkimizi göstereceğiz" dedi.

Eylemlere katılacağız NATO'ya karşı yapılacak merkezi eylemlere katılacaklarını bildiren Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, "Türk-İş'in bu konuda bir politikası yok. Bu sessizliği doğru bulmuyoruz. Türk-İş Başkanları Kurulu'nda Irak ve Filistin'deki işgale karşı tavır koyma kararı aldılar, ama işgalcilerin ülkemize gelmesine karşı sessizler" diye konuştu. Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul ise NATO'nun savaş ve yoksulluk anlamına geldiğini belirterek "Bu toplantılar silah için değil barış için yapılsa gelenleri çiçek ile karşılarız. Fakat şimdi nefretle karşılıyoruz" dedi. Kitle örgütlerinin yaptıkları eylemlere katılacaklarını anlatan Yurdakul, sadece Türk-İş'in değil DİSK ve Hak-İş'inde sessiz kaldığını söyledi. TEKSİF Genel Başkanı Zeki Polat ise NATO'nun Türkiye'yi batağa çekmeye çalıştığını belirterek "Şubelerimeze 'isteyen NATO karşıtı etkinliklere katılsın' diyoruz. Türk-İş ise ülkemizde olan diğer önemli konularda olduğu gibi sessiz kalmayı tercih ediyor" dedi. NATO konusundaki düşüncelerini sormak için aradığımız Türk-İş yöneticileri ise tüm ısrarlarımıza karşın telefonlarımıza çıkmadılar.


Tersaneye NATO ablukası "NATO zirvesi için önlem" gerekçesini gösteren polis, Tuzla'daki tersaneler bölgesini abluka altına aldı. İşyerlerine baskın düzenleyen polis, işçilerin kimliklerini kontrolden geçirdi. Tersaneler bölgesinde yaklaşık 15 bin kişi çalışıyor. Yüzlerce çevik kuvvet, terörle mücadele ve güvenlik şubeden gelen görevlilerden oluşan polis ekibi saat saat 07.30'dan itibaren 43 işyerine baskın düzenledi. Baskınlar sırasında işçilerin kimliklerini toplayan polis, tek tek GBT incelemesinde bulundu, işçilerin adreslerini ve telefonlarını aldı. Polis işçilerin işbaşı yapmasına ancak kimliklerini topladıktan sonra izin verdi. İncelemeler halen sürüyor. Limter-İş Sendikası yaptığı yazılı açıklama ile "Önlem adı altında yapılanlar NATO zirvesine karşı işçi sınıfının büyüyen öfkesine yapılan bir saldırıdır, düpedüz polis terörüdür" dedi. Hiçbir baskı ve gözaltının NATO'culara karşı direnme kararlılığını engelleyemeyeceği belirtilen açıklamada, tersaneler bölgesindeki ablukanın kaldırılması istendi.

ÖNCEKİ HABER

'NATO'ya geçit yok'

SONRAKİ HABER

İran: Müzakere değil, direniş ve mücadele şartları var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa