21 Haziran 2004 01:00

Ya emekten yanasın ya hainden!

İstanbul Sendikalar Birliği'nin Bakırköy Sümerbank Fabrikası'nda gerçekleştirdiği işçi toplantısında NATO'ya karşı aktif ve etkin mücadele çağrısı yapılırken, sendikaların özelleştirmeye karşı ortak mücadelesinin sağlanması gerektiği de dile getirildi.

Paylaş
İstanbul Sendikalar Birliği'nin Bakırköy Sümerbank Fabrikası'nda gerçekleştirdiği işçi toplantısında NATO'ya karşı aktif ve etkin mücadele çağrısı yapılırken, sendikaların özelleştirmeye karşı ortak mücadelesinin sağlanması gerektiği de dile getirildi. "Emperyalist saldırılar ve NATO" konulu toplantıya yaklaşık 400 işçi katıldı. Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu ve NATO ve Bush Karşıtı Birlik Sözcüsü Semih Hiçyılmaz'ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıda işçiler sık sık "Halkların katili NATO defol", "NATO'ya karşı genel grev genel direniş", "ABD askeri olmayacağız", "Birleşen işçiler yenilmezler" sloganlarını attı. İstanbul Sendikalar Birliği Dönem Yürütmesi'nde yer alan TEKSİF Bakırköy Şube Başkanı Çetin Yelken, toplantının açılışında, İSB'nin kendi gündemini oluşturması gerektiğini söyledi. Yelken, Sümerbank, Telekom, PETKİM, TÜPRAŞ, Karayolları ve Köy Hizmetleri işçileri ile buralarda örgütlü sendikalar olmak üzere ortak saldırılara ve özelleştirmelere karşı birlik çağrısı yaptı.

Kapitalizmin sopası NATO'nun "kapitalizmin sopası" olduğunu söyleyen Özgür Müftüoğlu, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından NATO'nun kendisine yeni bir konsept belirlediğini söyledi. 11 Eylül'ün ardından kapitalizme karşı olanların terörist ilan edildiğini belirten Müftüoğlu, İstanbul'da 28-29 Haziran tarihlerinde yapılması planlanan NATO zirvesinde yeni saldırı planlarının yapılacağını ifade etti. "NATO'ya karşı çıkmak kapitalizme karşı çıkmaktır" diyen Müftüoğlu, sendikaların bugünkü durumuna da değindi. Birkaç sendika dışında uzlaşmacılığın hakim olduğunu belirten Müğtüoğlu, sendikaların sınıf sendikacılığı için politika yapması ve sınıftan yana partilerle bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.

BOP ve NATO ölümdür NATO ve Bush Karşıtı Birlik Sözcüsü Semih Hiçyılmaz ise sözlerine "Irak'a özgürlük götüreceklerini söylüyorlardı, biz kolları kopmuş, hastanede yatan çocuk gördük, Filistin'de kundakta öldürülen bebekler gördük. İşte BOP ve NATO budur" diyerek başladı. NATO zirvesinin resmi sponsorları arasında Doğan Medya Grubu, Ülker, Koç, Sabancı, Karamehmet olduğunu belirten Hiçyılmaz, NATO'nun sermayenin silahlı bekçisi olduğunu kaydetti. Türkiye işçi ve emekçilerinin 1 Mart'ta tezkerenin çıkmasını engellediğini hatırlatan Hiçyılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "28-29 Haziran'da İstanbul'da 190 cadde trafiğe kapatılıyor. İki bölge belirlediler bu bölgelere girişler yasaklanıyor. Çok güçlü gibi görünüyorlar ama aslında bu kadar korkuyorlar. Toplantıyı engelleyeceğiz, alınacak kararların uygulatmayacağız." ABD'nin 11 Eylül'den sonra "Ya benden yanasın ya teröristten" dayatmasında bulunduğunu hatırlatan Hiçyılmaz, buna karşı Sümerbank işçileri gibi "Ya emekten yanasın ya hainden" diyeceklerini belirtti.

Alınan kararlar Toplantıyı yöneten Basın-İş Genel Başkanı Kamil Kartal, konuşmalar ve öneriler üzerinden belirlenen kararları şöyle sıraladı: NATO eylemlerine destek sunmakla yetinilmemeli, aktif olarak içinde yer alınmalı. 28-29 Haziran tarihlerinde işbırakma da dahil her türlü eylemin hayata geçirilmesi için İSB içerisindeki sendikalar konfederasyonlarını zorlamalı. Özelleştirmeye karşı sendikaların ortak mücadelesi örgütlenmeli. Sendikacıların katılacağı, sendikal mücadelenin sıkıntıları ve çıkış yollarının tartışılacağı bir toplantı gerçekleştirilmeli. İSB daha da genişletilip, güçlendirilmeli.


İşçiler konuştu Panelistlerin ardından işçiler söz alarak görüşlerini dile getirdiler. Metal işçisi Doğu Can Gümüş, topyekün bir mücadelenin başlatılması gerektiğini söylerken, tekstil işçisi Ali Emre sömürüye ve NATO'ya karşı mücadele çağrısı yaptı. Metal işçisi Veli Karaçay ise sömürüyü artırmak için gece gündüz çalışan patronlar gibi, işçilerin de sömürüsüz, özgür bir ülke yaratmak için çalışması gerektiğini söyledi. TÜMTİS Kartal Temsilcisi Ali Rıza Atik ise İstanbul Sendikalar Birliği'nin NATO'ya karşı bütün işçileri sokağa çağırmasını istedi. Gaziosmanpaşa Telekom temsilcisi Ahmet Karatay, "Biz de Sümerbank işçileri gibi işyerlerimizi terk etmeyeceğiz" dedi. Karatay, NATO'yave özelleştirmeye karşı mücadelenin aynı olduğunu ifade etti.

Destek istedi 17 Şubat'tan beri grevde olduklarını hatırlatan Ayser Tekstil işçisi Selami Büyüksivri, bu grevin başarıyla sonuçlanması için desteğe ihtiyaçları olduğunu söyledi. Büyüksivri, "Eğer bizim grevimiz başarıyla sonuçlanırsa Esenyurt'taki, Kıraç'taki örgütsüz birçok işyeri için meşale olacaktır" dedi. Bakırköy Sümerbank işçisi Züleyha Akbaş da kazanmak için işçilerin birliğinin zorunlu olduğunu ifade etti.

Bizim Ebu Garip'lerimiz Tekstil işçisi Aydın Nayır, Ebu Garip Cezaevi'nde yaşananları herkesin bildiğini belirterek "Ya bizim Ebu Garip'lerimiz. Kıraç'ta tencere fabrikasında hata yaptığı için kafasına tencere vurularak fotoğraflar çektirilenler, kotçular sitesinde yıkık damların altında yatanlarlar da bizim Ebu Garip'lerimiz. Bizim Ebu Garip'leri yaratanlara hesap sorma günümüz 28-29 Haziran'dır" dedi. 15-16 Haziran direnişini hayata geçiren işçi sınıfının NATO'yu da püskürtebileceğini belirten tekstil işçisi Özgür Kaya ise Kıraç gibi bölgelerde bulunan örgütsüz işyerlerinin örgütlenmesinin ve harekete geçirilmesinin önemini vurguladı.

ÖNCEKİ HABER

Temsilciye güvence istemi

SONRAKİ HABER

Kayseri Büyük Bürüngüz köylüleri siyanürle altın aramaya karşı çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa