21 Haziran 2004 01:00

Savaşa değil okula gitmek istiyorum

ABD ve İngiltere hükümetlerinin Afganistan'ı soktukları karmaşa ortamında 'itibarlarını' kurtarmak için Taliban güçleriyle uzlaşmaya çalıştıkları kesinleşti.

Paylaş
Afganistan'daki işgal güçlerinin, "itibarlarını" korumak için Taliban ile anlaşma aradıkları kesinlik kazandı. Afganistan'ı eskisinden çok daha beter bir kaos dönemine sokan ABD ve İngiltere, Pakistanlı din adamı Meluna Fazlur Rahman'ı arabulucu olarak kullanma niyetinde. 52 yaşındaki Rahman, İslam Uleması Cemiyeti adlı siyasi örgütün lideri. Bu örgüt, parlamentoda 60 koltuğa sahip olan Emel Müttehit Meclisi adlı koalisyonun en güçlü bileşenlerinden biri.

İngiltere devrede Rahman'ın mayıs ayı sonlarında, parlamento başkanı tarafından "anamuhalefet lideri" olarak ilan edilmesi büyük tartışmalara sebep olmuştu. Bu unvanın fazla bir yaptırım gücü olmamasına rağmen, eski iktidar partilerinden Pakistan Halk Partisi'nin karara tepkisi büyüktü. Esas ilgi çeken ise, Rahman'ın İngiltere ziyaretinden hemen sonra bu unvanı alması oldu. Mart ayında da İngiltere Başbakanı Jack Straw, Pakistan ziyareti sırasınad Rahman ile görüşmüştü. Rahman'ın, kamuoyunda fazla dikkat çekmeyen İngiltere ziyaretinin "ABD ve İngiltere ile Taliban arasında arabulucuk çabalarının başlangıcı" olduğu konuşulmaya başlandı. Kasım ayındaki başkanlık seçimleri nedeniyle ABD Başkanı George Bush yönetiminin Afganistan'daki başarısızlıklarını örtmek istediği, basındaki yorumlarda sıkça tekarlanır oldu.

Karzai de açık Geçen günlerde Washington'u ziyaret eden, Afganistan'daki geçici yönetimin başındaki Hamid Karzai de, eylül ayındaki seçimlerle ilgili olarak siyasi gruplarla temas halinde olup olmadığının sorulması üzerine şöyle demişti: "Benimle istikrar, barış ve demokratikleşme konusunda konuşmak isteyen herkesle konuşacağım." Bu sözler, Karzai'nin de Taliban ile uzlaşılmasına sıcak baktığının işareti sayıldı. ABD'nin öteden beri Taliban ile uzlaşmaya kapalı olmadığı biliniyordu. Fakat bu yöndeki girişimlerin önündeki en büyük engelin Molla Ömer olduğu ifade ediliyor.

Taliban kararsız Eski Pakistan gizli istihbarat şefi General Hamid Gül ise bu konuda şunları söyledi: "ABD'nin geçen yıl Taliban'ın direnişten vazgeçip Kabil'deki yönetimin parçası olması için elinden gelen tüm çabayı gösterdiğine hiç şüphe yok. Fakat Taliban'ın kafasında 'ABD bu konuda ne kadar ciddi' sorusu var. ABD gerçek bir ateşkes mi istiyor, yoksa Taliban ile birlikte çalışmak istemesinin esas sebebi zaman kazanmak mı? Eğer ABD gerçekten ciddiyse, niçin bir iyi niyet gösterisi olarak Guantanamo Körfezi'ndeki liderlerini serbest bırakıp Taliban'ı görüşmelere davet etmiyor?" Halk ne diyecek? Gül'ün dikkat çektiği bir nokta da, bugünkü Taliban hareketinin, yola Molla Ömer olmadan devam etmeyi kesinlikle kabul etmeyeceği. Gül'ün ABD'ye önerisi ise şöyle: "Eğer ABD Taliban ile konuşmak istiyorsa, Afganların topraklarında yabancı varlığını hiçbir zaman hoş görmeyeceklerini aklında tutmak zorunda. Bu nedenle de, görüşmeler başlamadan önce bu ülkeden çıkış stratejilerini hazırlamaları gerekir."


'UZLAŞMA ARIYORLAR' Meluna Fazlur Rahman, Taliban ile arabuluculuğu yapmak isteyenlerin başvuracağı isimlerin başında geliyor. Kendisi de Asia Times gazetesine yaptığı açıklamada bunu onaylıyor. Afganistan'daki Taliban hareketini kurup iktidara geçen kadroların tamamına yakını, Pakistan'ın Afganistan sınırındaki Belucistan eyaletinde bulunan medreselerde yetişti. Pek çoğu da, bizzat Rahman'ın öğrencileriydi. Buna rağmen, Rahman'ın Afganistan'a yönelik Rus işgaline karşı savaşı desteklemeyip, bunu "ABD adına savaş" olarak nitelemesi ilginç bulunuyor. Afganistan'da Taliban iktidara geldiğinde, Pakistan'daki Benazir Butto hükümeti, Rahman'dan iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmesi için faydalandı. Rahman, Kâbil'de büyük bir coşkuyla karşılandı. Amerikan işgaliyle iktidardan indirilene kadar, Taliban yönetiminin dünyayla ilişkisi büyük oranda Pakistan üzerinden sağlanıyordu. Rahman'ın Asia Times gazetesinin sorularına verdiği cevaplar şöyle: Asia Times: Yaklaşık bir yıldan beri, Molla Ömer'siz bir "iyi Taliban" hareketinin yaratılması çabaları var. Siz de mi bu yönde çalışıyorsunuz? Fazlur Rahman: Taliban 2001 sonlarında devrilip, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "terörist" ilan edildiğinde, tüm Batılı güçlere gönderdiğimiz mesajlarda bunun ülkenin sorunlarına çözüm olmadığını ve Afganistan'a istikrarsızlık getireceğini belirttik. Şimdi Taliban yeraltında. Tüm ülke derin bir kaos içinde ve yönetim boşluğu var. Bizim geçmişte işaret ettiğimiz tehlike buydu. Batılı ülke yetkilileriyle temas kurma şansını bulduğumuz her seferinde aynı mesajı ilettik: Taliban'la birlikte çalışın. - Sizce mesajınız yerine ulaştı mı? Evet, tabi ki. Davranışlarında belirgin bir değişim var. Biliyorlar ki, kamuoyunun nabzını en iyi seçimler gösterir ve eğer kitleler - yürürlükteki seçim sistemini beğenmedikleri için veya başka bir sebeple - seçim sürecine katılmayı reddederlerse ABD'nin nasıl bir inandırıcılığı olacak? Bu yıl içinde (İngiltere Dışişleri Bakanı) Sayın Jack Straw Pakistan'a geldi ve ona da aynı şeyi anlattım. "Lütfen Taliban'ı yasaklamayın, onlar Afganistan'a düzeni sağlayan esas güç" dedim. Sayın Straw da, Afganistan'daki hiçbir partiyle diyalog sürecinin kesilmemesi gerektiği konusunda benimle mutabık kaldı. - Geçenlerde İngiltere'yi ziyaret ettiğinizde bu konu üzerine konuştunuz mu? İngiltere Ticaret ve Yatırım Bakanı Sayın Mike O'Brien ile görüş alışverişinde bulunma fırsatı buldum. Aynı zamanda İngiltere Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli enstitülere davet edildim. Hepsine de açıkça, Taliban ile ilgili takıntılarından vazgeçmelerini söyledim. - Olumlu bir karşılık aldınız mı? Evet. Bugün durum geçen yılki gibi değil. O zaman Batılı güçler Taliban'ın adını bile duymak istemiyordu. Şüphesiz artık kendilerini çeşitli uzlaşma fikirlerine hazırlıyorlar.

ÖNCEKİ HABER

Yolunuz Sudüşen'e düşerse...

SONRAKİ HABER

Antalya'da öldürülen arkeolog Sinan Sertel için müzede tören yapıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa