20 Haziran 2004 01:00

Tehdit de mücadele de sürüyor

Türkiye'nin petro-kimya devleri PETKİM ve TÜPRAŞ, IMF'ye verilen taahhütler nedeniyle özelleştirilmek isteniyor. Yıllardır bu iki kurumu özelleştirmeye çalışan hükümetler, şu ana kadar bunu gerçekleştiremediler.

Paylaş
Türkiye'nin petro-kimya devleri PETKİM ve TÜPRAŞ, IMF'ye verilen taahhütler nedeniyle özelleştirilmek isteniyor. Yıllardır bu iki kurumu özelleştirmeye çalışan hükümetler, şu ana kadar bunu gerçekleştiremediler. En son TÜPRAŞ ihalesinin, "kamu yararı gözetilmediği" gerekçesiyle iptal edilmesi, hükümetin canını biraz sıktı, ama Başbakan ve Maliye Bakanı'nın özelleştirmeler konusundaki "kararlı" açıklamaları devam ediyor. Öte yandan TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesine karşı aylardır eylem yapan Petrol-İş Sendikası üyesi işçiler, önce Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin "yürütmeyi durdurma" kararını sevinçle karşıladılar. Ancak kısa süre içinde Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı kaldırdı. Hemen toparlanarak yeniden eyleme geçen işçiler, şimdi yeniden ihalenin iptal edilmesinin sevincini yaşıyor.

TÜPRAŞ, POAŞ olmayacak Bu gelişmeler yaşandığı günlerde İzmir'deki gazete büromuzu ziyaret eden Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Bakanı İbrahim Doğangül, bir hafta arayla çıkan iki karara ve bu kısa süre içerisinde yargı üzerinde, medya, sermaye çevreleri, hükümet, hatta yüksek yargı organlarından gelen baskılara dikkat çekti. Her şeye rağmen, umutlarını hiçbir zaman yitirmediklerini belirten Doğangül, "Çalıştığımız işyerlerinin ülke ekonomisi, toplumsal fayda açısından son derece önemli yerler olduğunun farkındayız. Birilerinin iştahını kabartan bu yerlerin aynı zamanda bizler için iyi birer silah olduğunu da görüyoruz. Biz verdiğimiz kavgayı hem işyerimizin önemi üzerine oturtuyoruz, hem de bu önemi örgütlü gücümüzle birleştiriyoruz" dedi. Özelleştirilmesi halinde bile TÜPRAŞ'ın asla ikinci bir POAŞ olmayacağını söyleyen Doğangül, "POAŞ'ta belki hatalar da yapıldı falan ama, POAŞ'ın yapısal durumu çok farklıydı. Doğrudan üretim yapmıyordu, bir dağıtım şirketiydi. TÜPRAŞ asla böyle bir durumda olan şirket değil. TÜPRAŞ'ta sendikal gücün ortadan kalkması için doğrusu işçilerin çok büyük bir zafiyet göstermesi, hatta özel çaba göstermesi gerekir" diye konuştu.

Pervasızlığın bu kadarı Hükümetin ısrarla özelleştirmek istediği ama çeşitli nedenlerden bir türlü bunu başaramadığı bir diğer petro-kimya devi PETKİM'de de "ilginç" bir sürecin yaşandığını söyleyen Doğangül, yönetim kademesinde yapılan değişikliğin bu süreçle doğrudan ilintili olduğunu düşünüyor. PETKİM'in özelleştirilmesinde net bir takvimin sözkonusu olmadığını belirten Doğangül, şunları söyledi: "Ama zaman zaman gazetelere bazı haberler yansıyor. 'Önce müşteri bulup sonra ihale açmak' gibi bir taktik değişikliği yapıldığı yazıyor. Bu arada PETKİM daha iyi, daha verimli hale getirilmeye çalışıyor. Bununla ilgili epey çabaları var. Bunlara bizim itirazımız yok; isteğimiz bu. İlginç olan şu: Eskiden satış gerekçeleri üretebilmek bakımından batırıyorlardı, şimdi ise tersini yapıyorlar. Aslında bu pervasızlığın da göstergesi. Eskiden insanlara başka türlü kabul ettiremezlerdi, şimdi bu kaygıyı bile taşımıyorlar. Tersine dikensiz gül bahçesi haline getirip, bütün yapılması gerekenler kamu eliyle yapılıp ondan sonra satış gerçekleştirilmek isteniyor." Doğangül, altını çizdiği bu noktanın özelleştirmeciler açısından aynı zamanda "paradoksal bir durum" yarattığına işaret ederek, "Bizim yıllardır söylediklerimiz daha kolay anlatılabilir hale geliyor" dedi.

ÖNCEKİ HABER

İlgili genel müdür meşgul

SONRAKİ HABER

Yenilenen İstanbul seçimine 32 gün kaldı | Dakika dakika gelişmeler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa