20 Haziran 2004 01:00

'Kırmızı'nın diyalektiği

Karşı Sanat Çalışmaları, 2003-2004 sergi sezonunu 03-23 Haziran tarihleri arasında "Kırmızı" sergisiyle kapatıyor.

Paylaş
Karşı Sanat Çalışmaları, 2003-2004 sergi sezonunu 03-23 Haziran tarihleri arasında "Kırmızı" sergisiyle kapatıyor. Aynı fakülteden mezun dönem arkadaşları olan altı kişi; Hakan Demirok, Handan Kaynakgöz, Gül Bolulu, Hale Özer, Nazmiye Ece, Ferda Çağlayan yaklaşık yirmi yıla varan dostluklarına da dayanarak, ortak bileşenleri olan görsel sanat dillerini bir araya getirip, daha güçlü sözler söyleyebileceklerini düşünerek, bir grup sergisi planladılar. Beyoğlu Karşı Sanat Galerisi'ndeki serginin buluşma noktası ise Kırmızı.

Şiddetin rengi Grubun bu ilk ortak sergisinde savaş karşıtlığı, barış, baskıya karşı direnç, aşk, acı ve töreye boyun eğmişlik Kırmızı'da dile geliyor. Nasıl ki yangınların, yanardağlardan akan lavların rengiyse kırmızı, aşkların, direniş bayraklarının rengide kırmızı. "Kan, ölüm, vahşet, katliam", yok ediş, savaş ve terör... Bütün bu kelimeler, 'kırmızı'nın öfkeli, şiddetli, uyarıcı, kontrol edilemez ve geri dönüşsüz boyutlarını, kırmızının deliliğini çağrıştırıyor bana' diyor sanatçı Hale Özer. Ve onun resimlerinde dile geliyor kan kırmızısı sızıntıların arasından savaş, ölüm ve korku. Artık dünya güvensiz bir yer oldu. İntihar bombaları patlarken Avrupa'nın ortasında, Filistin'de, Irak'ta düğünevleri, pazar yerleri bombalanırken, etnik savaşlardan dolayı hâlâ insanlar ölürken ve NATO gibi bütün savaş örgütleri daha da güçlenirken dünya güvensiz bir yer olmuştur insanlara. Kimse bu dünyada kendini güvede hissetmemeli... Kimse sorumluluğunu yatsımamalı aynı zamanda. Soruyor Handan Kaynakgöz, "Hangisi daha çok can yakar?"; Kılıç mı yoksa şarap mı? Ardından diğer bir karede başka bir soruyu yöneltiyor; "Hangisi daha tehlikelidir?" Yanmaya ve yakmaya hazır kibrit mi, ucuna kan bulaşmış çatal, bıçak ya da makas mı? Ve çevap veriyor Kaynakgöz kalemi ve fırçayı işaret ederek "Tehlikeli değildir". Kadına yönelik önyargıların irdelendiği, gelenek ve göreneklerin yasakladığı davranışları ve cam bir fanus içindeymiş gibi kapatılmış kadın yaşamlarını anlatan sanatçı Gül Bolulu, kırmızıda kadının kısıtlanmış özgürlüğünü sorguluyor. Sanatçı gelinlik elbisesi içerisinde bir genç kızın beline bağlanmış kırmızı kurdelanın, aynı zamanda bekaretin de simgesi olduğunu ve bunu kadınların yüzyıllardır bir yazgı olarak taşıdığını belirtiyor. Kadın cinselliğini pazar haline getirmiş bir sistem, ne kadar gizlemeye çalışsa da kirli yüzünü kana ve ölüme bulanmıştır. Bolulu'nun resimlerinde yüzleri geçiyor, intihar eden, töre cinayetlerine kurban giden genç kadınların, küçük kızların acılı, kırgın yüzleri... "Bir elinde 'buz gibi coca cola', öteki eli uzaktan kumanda düğmesinde napalım'ı fırlatan adamın. Kırmızıya doldurup satarlar kolayı bize. Birbirini tamamlar fırlatma düğmesinin rengiyle, meşrubat kabının rengi. Bizim caddelerimizi işgal etmiştir Mc Donald's ve Malbora kırmızısı." diyor fotoğraf sanatçısı Ferda Çağlayan. Kırmızı ve iktidar ilişkisine değinen fotoğrafları birbirinden farklı görüntülerle iktidar olanın kendi egemenliğine dayanarak, hem ekonomik hem de siyasi olarak baskıyı kullandığına işaret ediyor. Bir Cumartesi Annesi kaybedilmiş oğlunun fotoğrafıyla geldiği Galatasaray Lisesi önünde, gözlerini de kapatarak tutuyor fotoğrafı kameralara. Muhtemelen yaşların aktığı gözleri görünmüyor ama, başında ki beyaz yaşmağın üzerine bağladığı kırmızı bant, oğlunu kaybedenlerden hesap soruyor adeta.

Son değil Hakan Demirok mozaik tekniğiyle kırmızı ve aşkı, Handan Kaynakgöz pentür ve enstelasyon çalışmalarıyla, yaşamımızda gündelik hayatımızda yer alan işaretler ve kırmızı ilişkisini, Gül Bolulu tekstil yüzey araştırmalarıyla sonsuz evrendeki ışık patlamaları ve ateşi, Hale Özer yüzey üzerine karışık teknik çalışmalarıyla şiddet, savaş, terör, kan ve kırmızıyı, Nazmiye Ece pentür çalışmalarıyla kırmızının kadın dünyasındaki simgesel giz ve anlamlarını, Ferda Çağlayan fotoğraflarıyla kırmızı ve iktidar ilişkisini ele aldığı sergi, aynı zamanda bir karşı sanat çıkarması. "Bu bir bitiş değildir" diyen Kırmızı Sergisi sanatçıları, bundan sonra çeşitli çalışmalarla devam edeceklerinin ilk işaretlerini, bu uzun soluklu olacağını belirtikleri beraberlikleriyle vermiş oluyorlar böylece.

ÖNCEKİ HABER

Bölgede silah sesleri susmuyor

SONRAKİ HABER

Mısır'da turist otobüsünde patlama meydana geldi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa