Şarkıcı olmak isteyen kurbağa

Şarkıcı olmak isteyen kurbağa

Anne kurbağa, o yıl yumurtadan çıkmış yavrularına çevreyi gezdiriyordu.

Anne kurbağa, o yıl yumurtadan çıkmış yavrularına çevreyi gezdiriyordu. - Bu su bitkisi sazdır. Şu geniş yapraklı beyaz çiçeğin adı nilüfer. Yavrulardan biri, sıçrayıp nilüfer yaprağının üstüne çıktı. - Ne güzel! dedi sevinçle. Anne kurbağa, yavrularını sazların arasından geçirip kıyıya çıkardı. Onlara çayırı, ağaçları, böcekleri, sinekleri gösterdi. Nasıl avlanacaklarını öğretti. Küçük kurbağa, o sırada çayırdaki papatyayı gördü. Yanına sıçrayıp yakından baktı: - Ne güzel! dedi. - O çiçeğin adı papatyadır, dedi anne. Onları izlemekte olan bir su kuşu neşeyle cıvıldadı: -Senin bu küçük, güzel şeyleri seviyor. Sanatçı olacak galiba... - Kimbilir, dedi kurbağa. Belki de olur. Küçük kurbağa merakla: - Anne, sanatçı ne demek? diye sordu. - Eee, şey... Güzel şeyleri seven... Eee, güzel şarkı söyleyen... Yani, güzel şeyler yaratan... - Yaa, dedi küçük kurbağa. Anne kurbağa, onun başka soru sormasına olanak vermedi. - Kıyıda çok kaldık. Haydi gelin göle dönelim. O sırada, gölün kıyısındaki yabangülünden ince, duygulu bir ses yükseldi. Bütün hayvanlar seslerini kesip onu dinlediler. - Anne, bu kimin sesi? diye sordu küçük kurbağa. Ne güzel! - Bu bülbülün sesi. Bülbül, güle şarkı söylüyor. - O, gerçek sanatçıdır, dedi su kuşu içini çekerek. Küçük kurbağa, susup bülbülün şarkısını dinledi. Çok duygulanmıştı. Çevresine baktı. Nilüferlerin kocaman beyaz çiçekleri suyun üzerine yayılmıştı. Derin bir soluk alıp ağzını açtı. Nilüferlerin güzelliğini öven bir şarkı söylemeye başladı. - Vırak! Vırak! Vırak! Vırak! İşte o anda, neye uğradığını şaşırdı. Çevresindeki bütün hayvanlar, bağrışarak ona çıkıştılar: - Susturun şu gürültücü kurbağayı! - Kurbağa, çok çirkin bir sesin var! - Bülbülün güzel sesini duyamıyoruz. Kurbağacık, şaşkınlık ve düş kırıklığı içinde annesine baktı. - Üzülme, diye içini çekti annesi. Bunlar güzellikten anlamıyorlar. Ah, yıllar önce, ben de şarkıcı olmak istemiştim. Bana da, aynı şeyi söylemişlerdi. - Gerçekten mi? dedi küçük kurbağa. Artık üzüntüsü geçmişti. Gülümseyerek çevresine bakındı. Gölün çevresindeki yeşil otlar, sarı çiçekler, suyun üzerindeki bembeyaz nilüfer çiçekleri çok güzeldi. - Şarkı söylemekten vazgeçmeyeceğim, diye söylendi inatla. O günden sonra, küçük kurbağa şarkılarını geceleri söylemeye başladı. Sıcak yaz gecelerinde; ırmak ve göl kenarlarında yükselen kurbağa seslerine onun sesi de karıştı. Bu sesleri dikkatle dinleyin. Belki siz de, küçük kurbağanın gökteki yıldızlar, göldeki nilüferler için söylediği şarkılardan birini duyabilirsiniz.

www.evrensel.net