14 Haziran 2004 01:00

Belki seneye kentleşiriz...

Büyükşehir Belediyesi'nin "Hepimiz İstanbulluyuz" kampanyasının yerel versiyonunu sürdüren Kadıköy Belediyesi, "kentleşme bilincini yükselten" geleneksel "Hemşehri Şenliği" Günleri'nin 4'üncüsünü düzenledi.

Paylaş
Hemşehri Şenliği'nin düzenleneceği Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nı bulmak için, üç ayrı parka uğrayıp, bir buçuk saat zaman yitirince, Kadıköy'ü iyi bildiğimiz iddiası tepetaklak oluyor. Kadıköy sakinlerinin yanlış tariflerinin de katkısıyla, Göztepe-Caddebostan-Fenerbahçe hattının iki kez tavaf edilmesi, sinirleri iyice geriyor. Bu yüzden olacak, şüpheci sorular sıralanmaya başlandı. Bu şenlik, hangi hemşehriler için düzenleniyordu? Etkinlik adresi olarak neden İskele Meydanı değil de, bu güzide mekanların orta yeri seçilmişti? Sonunda ulaşılan Özgürlük Parkı'ndaki şenliğin açılış saati, yağan yağmur nedeniyle geciktirildiğinden, verilecek resmi mesajları dinleyerek aydınlanma şansını kaçırmıyoruz. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, titizlikle bakıldığı anlaşılan parkın, yağmur sonrası daha bir güzelleşen çiçeğin ve ağacın orta yerine kurulan standları gezmeye başlamış. Gümüşhane'den Erzincan'a; Sivas'tan Amasya'ya hatta Kuzey Kıbrıs'a değin birçok il, ilçe, köy derneğinin açtığı standlarda, yöresel el işlerinden takıya; dönerden pastaya kadar çeşitlenen ürünler satılmayı bekliyor. Bu görüntüsüyle pazar yerini andıran etkinliğin, hemşehricilik bağını değilse bile ticaret bağını güçlendirdiği kesin. Dakikalar ilerledikçe kalabalıklaşan ve büyük bölümünün semt sakinlerinin oluşturduğu katılımcılar, konuşmaları değil, programda duyurulan şarkı ve türküleri beklediğinden, başta Belediye Başkanı olmak üzere, etkinliğe katılan 36 dernek/vakıf temsilcisinin bir bölümünün verdiği "kentleşme", "doyulan yere sahip çıkma", "sorumluluk alma" gibi mesajları asık suratlarla dinliyorlar. Tören, karşılıklı verilen plaketlerle daha da uzayınca, kızgınlık bastırılmıyor ve şu cümlelerle dışa vuruluyor: "Yeter artık, kırk saattir bitirmediniz", "İnin, sizi mi dinleyeceğiz!"

İstanbullu nasıl olunur? Hemşehrilerin, Kadıköylülük fotoğrafında birlikte yer alma ihtimalini daha baştan ortadan kaldıran törenin ardından, Başkan Selami Öztürk'e, etkinliğin hemşehrilik bağını nasıl güçlendirdiğini sorduk. "Her biri, kendi yöre insanı üzerinde etkili olan vakıf ve dernekleri bir araya getirerek, kent yaşamına dahil ediyoruz" yanıtını veren Öztürk, açılan standlara ticari gözle değil, "ikram" olarak bakmamızı tavsiye etti. "Buraya E-5 üstünde yaşayanları nasıl katacaksınız? Etkinliği asıl o bölgelerde yapmak gerekmiyor mu?" Sorusuna ise Öztürk, "Kentleşme dediğim olay. Bunlar kente inmiyordu, yabancıydı. Burda E-5'in altı, üstü farkı olmuyor, hepsi bir arada oluyor, kaynaşıyor. Biri pişiriyor, ikram ediyor, diğeri alıyor. Bu aynı zamanda bir iletişim. Dolayısıyla kentleşmeye katkı sağlıyor" yanıtını veriyor. Öztürk'ün "hepsi bir arada oluyor" dediği katılımcılar arasında dolaşıyoruz. Çalan oyun havasına ellerini dizlerine vurarak tempo tutan emekli Erol Tunçoğlu, 27 yıldır Selamiçeşme'de oturduğunu söylüyor. Belediyenin sosyal etkinliklerini takdir ettiğini belirten Tunçoğlu, etkinliğin "kaynaştırmaya" yardımcı olduğunu söylerken, yanında oturan arkadaşı Kemal Bağcı, "Etkinlik güzel ama, sadece bu etkinlikle kentli olunmaz" diyor. Hemen arkalarında oturan Göztepe sakini Nuran Pektaş da etkinliği beğenmekle birlikte, yiyecek satılmasını "Kokutuyorlar. Alan olur, alamayan olur" sözleriyle eleştiriyor. Hareketli müziğe alkışla eşlik ederken bile, birbirlerine sokulmaktan vazgeçmeyen üç kadının yanına yaklaşıyoruz. Ünalan'dan geldiklerini söyleyen Sivaslı Zeynep Çiftçi sorularımıza, iki akrabasının da onayladığı şu yanıtları veriyor: -Daha önce Kadıköy'ün bu semtlerine gelmiş miydiniz? -Hayır, ilk kez geliyoruz. Kızımız var, türkü söyleyecek birazdan. Onu dinlemek için geldik. -Kaç yıldır İstanbul'dasınız? -35 sene oluyor. -İstanbul'un nerelerini biliyorsunuz? -Kadıköy, Maltepe, Kartal, Pendik'e de gitmişiz. Ama gezmeye değil, akrabaya, düğüne, hastaya. Ama en çok Kadıköy'e ineriz. Alışveriş yaparız, pazara gireriz. -Gezmek için inmez misiniz? Bir çay içmeye... -Yapmıyoruz, maddiyattan dolayı yapmıyoruz. -Etkinliği nasıl buldunuz? -Memnun kaldık. Güzel yer. Bir şey yiyip içmiyoruz ama eğleniyoruz. -Kızınız burda türkü söylemeseydi, yine de gelir miydiniz? -Gelmezdik, nasıl gelelim. Zengin yer buralar. Kızın arkadaşı olmasaydı, gelemezdik. -Konuşmalar yapıldı, "kentli olmak", "İstanbullu olmak" denildi. Sizce İstanbullu nasıl olunur? -İşte böyle yerlere katılmak lazım, İstanbul'u bilmek lazım... -Memlekete sık gider misiniz? -Gideriz ama sık değil. Doyduğun yerde yaşamak zorundasın ama biz doğduğumuz yeri de çok özlüyoruz.

ÖNCEKİ HABER

İki işçi yanarak öldü

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa