İşkencecilerin iğrenç yarışı

İşkencecilerin iğrenç yarışı

ABD'li askerler emir üzerine Iraklıların üzerine köpek saldılar ve 'kaç tutukluyu korkudan işetecekleri' üzerine aralarında yarıştılar.

Iraklılara yönelik işkencenin, ABD Savunma Bakanlığı'nın en üst noktalarından gelen emirlerle yapıldığına dair yeni kanıtlar ortaya çıkıyor. Amerikalı istihbarat görevlilerinin, Ebu Garib Cezaevi'ndeki sorgularda köpeklerin kullanılması emrini verdiği anlaşıldı. Washington Post gazetesinin, asker ifadelerine dayanarak yayımladığı habere göre, iki asker, kaç tutukluyu köpek korkusu nedeniyle altlarına işetecekleri konusunda 'yarışma' bile yapmışlar. Çavuş Michael Smith ve Çavuş Santos Cardona, askeri istihbarat görevlilerinin, kendilerinden birçok kez köpekleri sorgulamalara sokmalarını istediklerini söyledi. Smith ve Santos, istihbarat yetkilisi Albay Thomas Pappas'ın, köpeklerin sorguda kullanılmasını onayladığını ekledi.

Rumsfeld onayı Bu arada, Guantanamo'da tutulan Afgan tutsaklara yönelik işkence tekniklerine, Aralık 2002'de ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in bizzat onay verdiği kanıtlandı. Wall Street Journal gazetesinde yer alan habere göre, Rumsfeld, işkence tekniklerinin sıralandığı listeye onay verdi. Bakanın onayladığı "teknikler" şöyle sıralanıyor:
  • Mahkûmların 4 saat boyunca rahatsız edici pozisyonlarda tutulması
  • Başa çuval geçirilmesi
  • 20 saati bulan kesintisiz sorgulamalar
  • Köpekle korkutma
  • Fiziksel zarar vermeden acı çektirme Wall Street Journal, Irak ve Afganistan gibi ülkelerdeki cezaevlerinde hâlâ uygulanmakta olan ve Rumsfeld tarafından Nisan 2003'te onaylanan yeni listede bu işkencelerden hangilerinin bulunmaya devam ettiğini belirtmedi.

    Iraklılardan özel şirketlere dava Bu arada, işkence gören çok sayıda Iraklı, Ebu Garib cezaevinde sorgu işlerini yürüten Titan ve CACI adlı özel güvenlik şirketleri aleyhine dava açtı. Dava dilekçesi, çarşamba günü, iki Amerikalı hukuk firması tarafından resmi makamlara sunuldu. Dilekçede, söz konusu şirketlerin, işkence konusunda ABD subaylarıyla işbirliği yaptığı kaydediliyor. Dilekçede CACI ve Titan şirketleri ve bunların taşeron şirketlerinin yanı sıra, onlara çalışan üç ABD'li de şahsen suçlanıyor. Dilekçede yer alan tanıklıklar arasında; bir Iraklı erkeğe tecavüz edilmesi, 63 yaşındaki bir Iraklının öldürülmesi, başa kukuleta geçirme, aile mensuplarına yönelik işkencenin zorla seyrettirilmesi, kaba dayak, zincir ve postalla dövülme, üzerine işenme, dini vecibelerini yerine getirmenin yasaklanması, Ramazan ayında zorla domuz eti yedirilmesi gibileri bulunuyor. Davanın, en az 9 Iraklı adına açıldığı öğrenildi.

    Hicks'e suçlama Öte yandan ABD, Küba'daki Amerikan toplama kampı Guantanamo'da tutulan Avustralyalı David Hicks'i resmen suçladı. Pentagon, Hicks'in suçlarını "suç işlemek için komplo kurmak, cinayete teşebbüs ve düşmana destek vermek" olarak açıkladı. Pentagon, Hicks'ten önce, El Kaide üyesi oldukları öne sürülen bir Yemenli ve bir Sudanlıya aynı suçlamaları yöneltmişti. 2001'de Afganistan'da yakalanan Hicks, ABD tarafından askeri mahkemede yargılanması için suçlanan üçüncü tutuklu.


    İşkence mağduru telefonla ifade verdi ABD'de gözaltına alınıp işkence gören Aşır Altınöz, Amerika'da görülen davanın duruşmasına telefon ile katıldı. Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Mehmetalan köyünde yaşayan Altınöz, önceki akşam Oklahoma Mahkemesi'nde görülen duruşmaya telefonla katılarak, 1 saat 15 dakika boyunca ifade verdi. Altınöz, mahkeme heyetinin sorularına karşılık, işkenceyi anlatırken, zaman zaman gözyaşlarını tutamadı. Aşır Altınöz, Türkiye'ye dönünce İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor almış, 13 Aralık 2001'de Edremit Cumhuriyet Savcılığı'na başvurmuş ve 11 Haziran 2002'de ABD Adalet Bakanlığı'na dava dilekçesi vermişti. Çukurova Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunu olan Altınöz, ABD'ye 25 Ekim 1987'de dil öğrenimi için gittiğini, kursuna devam ederken çeşitli işlerde çalıştığını, son olarak taksicilik yaptığını söyledi. Altınöz, 11 Eylül saldırılarının ardından, 14 Eylül 2001'de polis tarafından hapse atıldığını ve bir hafta işkence gördüğünü alattı. Oklohoma'da tutuklandıktan sonraki olayları "dram" olarak nitelendiren Altınöz, "Konsolosluğa telefon etmeme bile izin vermediler. Avukat çağırmadılar. 14 Ekim'den 25 Ekim'e kadar işkence devam etti. Montgomery Hapishanesi, köle tacirlerinin kullandığı gemilere benziyor"diye konuştu.

    www.evrensel.net