11 Haziran 2004 01:00

Adli Tıp güvenilmez

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin; çelişkili raporları nedeniyle Adli Tıp Kurumu'nu 'güvenilmez' bulmasının ardından, AB Komisyonu da kurumun özerk olmadığını vurguladı.

Paylaş
Verdiği çelişkili raporlar nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 'güvenilmez' bulduğu Adli Tıp Kurumu, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'ndan da benzer eleştiriler aldı. AB Komisyonu, Adli Tıp Kurumu'nun özerk olmaması nedeniyle raporlarını hazırlarken baskıya maruz kaldığını belirterek, mahkeme kararlarına esas teşkil edecek olan raporların ulusal sağlık sistemi içinde yer alan doktarlara bırakılmasını istedi. Komisyon, adli tıp hizmeti verecek hekimlerin bu alanda çalışma yürüten Türk Tabipler Odası, Adli Tıp Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından eğitilmesini önerdi. Türk Tabibleri Birliği Başkanı Füsun Sayek ile TİHV Başkanı Yavuz Önen, ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını açıkladılar.

AİHM günenilmez buldu Adalet Bakanlığı'na bağlı olması ve atamaların devlet eliyle yapılması nedeniyle 'bağımsızlığı, bilimselliği ve tarafsızlığı' tartışma konusu olan Adli Tıp Kurumu zor günler yaşıyor. Ölüm orucu sonucu ortaya çıkan ve tedavisi mümkün olmayan Wernicke Korsakoff hastalarına verdiği 'iyileşemez' raporlarını siyasi iktidarın talebi doğrultusunda 'iyileşebilir' şeklinde değiştiren ve bu yolla pek çok hükümlünün tekrar cezaevine konulmasına neden olan kurum, kamuoyundan yoğun eleştiriler alıyor. Bu tepkilerin haklılığının AİHM tarafından da onaylanması ise yeni bir süreç başlattı. Kurumun verdiği çelişkili raporları inceleyen ve hastalık hakkında araştırma yapan Yüksek Mahkeme, raporları bilimsellikten uzak ve güvenilmez buldu. Mahkeme, 'iyileşti' yönünde rapor verilen hastaların bağımsız hastanelerde tekrar muayene edilmesini ve haklarındaki tutuklama emrinin kaldırılmasını istedi.

Rapor hazırlamasın Hükümet ve Adli Tıp Kurumu, AİHM'den sonra AB Komisyonu'nun da hedefi oldu. Adli Tıp Kurumu'nun yapısına ilişkin araştırmasını mayıs ayı içinde yayınlayan Komisyon, kurumun Adalet Bakanlığı'na bağlı olmasının sakıncalarına değindi. Kurumun özerk olmaması nedeniyle sağlıklı işleyemediğini ve baskıya açık olduğunu vurgulayan Komisyon, şu önerilerde bulundu:
  • " Mahkemelerin kararlarına esas teşkil eden adli tıp raporlarının, kuruma bağlı doktorlar tarafından hazırlanmasına son verilsin.
  • Adli Tıp incelemelerini gerçekleştirecek tıp personelinin bağımsız şekilde çalışmalarını temin etmek için, bu konudaki sorumluluk ulusal sağlık sistemi içinde çalışan doktorlara bırakılsın." Komisyon, Adli Tıp Raporları'nı hazırlayacak doktorlara Türk Tabipler Birliği, Adli Tıp Derneği ve TİHV'in eğitim vermesini ve bu eğitimin zorunlu hale getirilmesini de talep etti. AB Komisyonu'nun raporunu gazetemize değerlendiren Türk Tabibleri Birliği Başkanı Füsun Sayek, "Adli Tıp Kurumu'nun bağımsız, akademik bir noktaya gelmesi için elimizden geleni yapamaya hazırız. Adli tıp doktorlarının eğitimi konusunda yardıma hazırız" dedi. TİHV Başkanı Yavuz Önen de, eğitim konusunda yardıma hazır olduklarını söyledi. Önen, işkence ve zaliame davranışların belirlenmesi ve yargılanması konularını içeren İstanbul Protokolü'nü hazırladıklarını ve bunun AB tarafından kabul edildiğini hatırlatarak, "Sadece Türkiye'de değil dünya çapında da eğitim verecek durumdayız" dedi. Önen, donanımlarından yararlanılmasına soğuk bakan hükümeti de eleştirdi.


    Doktorlar tehditlerden korunmalı AB Komisyonu'nun diğer önerileri şöyle:
  • Gözaltına alınan şahısların işkence ve diğer gayri insani ve aşağılayıcı davranışlara maruz kalıp kalmadıklarının incelenmesi ve belgelendirilmesi ile görevli Adli Tıp Şube Müdürlükleri'nin adliye bünyesinden alınarak bağımsız hastanelere taşınması,
  • İşkence olgusunu rapor eden doktorlara, devlet tarafından yapılan veya tolere edilen şiddet ve tehdit konusunda tedbirlerin kuvvetlendirilmesi,
  • Kişiyi adli muayeneye getiren güvenlik kuvveti mensupları ile bu kişinin sorgusunu yapan veye soruşturmayı yürüten kişinin aynı olmaması noktasında tedbir alınması,
  • Muayene işleminin güvenlik kuvvetlerinin görüş ve duyum alanının dışında yapılması,
  • Adli Tıp Raporları'nın güvenlik kuvvetlerine verilmemesi konularında gerekli adımlar atılmalıdır.

    src=/resim/b1.gif width=5>
    Başa dön


    Öğretmenler eylemde AKP Hükümeti'nin öğretmenleri rütbeye göre ücretlendirmek istemesine karşı İstanbul, Ankara, Diyarbakır ve Antep'te basın açıklaması yapıldı. Ankara'da Kızılay Postanesi önünde toplanan Eğitim-Sen üyesi öğretmenler, "Apolet değil, insanca yaşayacak ücret istiyoruz" dediler. Eğitim-Sen Ankara şubeleri sözcüsü Özgür Bozdoğan, uygulamanın öğretmenler arasında hiyerarşiye ve telafi edilemeyecek sonuçlara yol açacağına dikkat çekti. Bozdoğan, iyileştirme istediklerini ama sadece öğretmenlere değil, en az öğretmenler kadar eğitime emeği geçen memur ve hizmetlilere de onurlarına yakışır bir ücret talep ettiklerini söyledi. Açıklamanın ardından öğretmenler, istemlerini MEB'e faksladı. Eğitim Sen İstanbul Şubeleri de, dün Eğitim Sen 3 Nolu Şube'de düzenlenen ortak basın açıklaması düzenlediler. 3 Nolu Şube Başkanı M. Ekber Işık, "Öğretmenleri sınıflandıracağınıza, başta ücretler olmak üzere tüm ekonomik ve sosyal haklarda iyileştirme yapın" çağrısında bulundu. Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi de, il binasında açıklama yaptı. Şube Başkanı İhsan Babaoğlu, eğitim sistemindeki sorunların çözümünün öğretmenin rütbelendirilmesi ile mümkün olmayacağını bunun yerine öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidilmesi gerektiğini söyledi. Eğitim-Sen Antep Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik de, söz konusu tasarının mimarının IMF olduğunu söyledi. Öte yandan Eğitim-Sen merkez yöneticileri Meclis'teki görüşmelerinini dün de sürdürdüler.

  • ÖNCEKİ HABER

    'Uzun süreli yayın istiyoruz'

    SONRAKİ HABER

    İngiltere’de Avam Kamarasından sorumlu bakan istifa etti

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa