08 Haziran 2004 01:00

Yeşil Kart da haram!

Hiçbir sosyal güvencesi olmayan yoksul insanlara verilen Yeşil Kart'lar, Sağlık Bakanlığı'nın talimatıyla 13 Haziran Pazar gününe kadar yenilenecek.

Paylaş
Sağlık Bakanlığı, Yeşil Kart sahiplerine, 13 Haziran 2004 tarihine kadar il valiliklerine başvurarak kartlarını yenileriyle değiştirmeleri uyarısında bulundu. Belirtilen sürenin sonunda eski kartlar kullanımdan kaldırılacak. Kartların yenileriyle değiştirilme işlemi sırasında ise geniş çaplı bir inceleme yapılarak, 13 milyon 600 bin olan Yeşil Kart'lı vatandaş sayısı 8 milyona indirilecek. Bakanlığın iddiasına göre, 5.5 milyonu aşkın kart, usulsüz bir şekilde alındığı için iptal edilecek. Konuyla ilgili olarak görüşlerini aldığımız Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD) Başkanı Leyla Ezgi, söz konusu uygulamanın, sağlığın bir hak olmaktan çıkarıldığının ve ticari bir araç haline getirildiğinin göstergesi olduğunu söyledi. Leyla Ezgi soralarımızı cevapladı. Sağlık Bakanlığı, Yeşil Kart sahibi olanların sayısını 8 milyona indirmeyi planlıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sağlık bir haktır. Anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Bu hakkın gereğini yerine getirmek sosyal devletin görevleri arasındadır. Biz HAYAD olarak sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir, eşit ve ücretsiz olması gerektiğini savunuyoruz. Sosyal güvencesi olan (Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SSK vb.) insanlar her ne kadar hizmeti ücretsiz alıyor gibi görünseler de, yaşamları boyunca bu kurumlara kesilen primler var ve aldıkları hizmetin bedelini kesilen primlerle ödemektedirler. Yeşil Kart alma koşulları arasında, bu sosyal güvenlik kurumlarından birine bağlı olmamak, ailenizin gelirinin asgari ücretin 1/3'den az olması, gayrimenkulünüzün olmaması gibi koşullar gerekmektedir. Ülkemizdeki asgari ücrete baktığımız zaman, bu oran yüz milyon TL civarındadır. Üstelik Yeşil Kart sahiplerinin karşısına, özel muayenehaneye gitmeden tedavi olamama, katılım payları ödeme gibi zorluklar da çıkarılmaktadır. Bu küçük örnekler bile bize Yeşil Kart'lı insanın sağlık hizmetine ulaşmasının ne kadar zor olduğunu göstermektedir. Bir insanın bir evi var ama yeterli geliri yok. Evi olduğu için Yeşil Kart alamayacak. Diyelim ki, SSK'lı bir çalışan işten çıkartıldı. Bir süre sonra SSK'dan sağlık hizmeti alamayacaktır. Yeşil Kart almak istediğinde ise bu kurumda kaydı göründüğü için bu karttan yararlanamayacaktır. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Tüm bu insanların kartlarının iptal edilmesi suretiyle hedeflenen rakama ulaşmak istemek elbette doğru değildir. Sağlık Bakanlığı neden Yeşil Kart'lı sayısını azaltıyor? Bakanlığın dediği gibi usulsüz bir şekilde alınan kartlar iptal edilse bile uygulamanın kapsamı genişletilmelidir. Bu sayede herkesin sağlık hizmetlerine ulaşması sağlanmalıdır. Gerçekten belirlenen kriterlerin dışında kart alanlar var ise sıkı bir denetleme yolu ile bunların önüne geçilmelidir. Usulsüzlüklere karşı nasıl mücadele edilmelidir? İnsanlar paraları yok diye hastanelerde rehin kalıyor. Rehin kalmamak için ekmeğinden, çocuğunun sütünden keserek senetleri ödemeye çalışıyor. Sağlıklı yaşamasının gereklerini yerine getiremeyen, iyi beslenemeyen insanlar, tekrar tekrar hastalanıyor. İnsan sağlığı, parası olan kesim için bir kazanç kapısı haline getiriliyor. Böyle işleyen bir sağlık sistemi içinde Yeşil Kart almaması gereken insanlar için bakanlık kontrol sistemini işletmeli, takibini iyi yapmalıdır. Ancak bunun yolu Yeşil Kart'ları iptal etmek değildir, çünkü kurunun yanında yaşın da yanmasına neden olacaklar. Yeşil Kart kimleri kapsamalı? Sürekli vurguluyorum; sağlık hizmetleri ücretsiz verilmelidir; bunun adı ister Yeşil Kart olsun isterse Türk Tabipler Birliği'nin dile getirdiği gibi "nüfus kâğıdı olan herkes" olsun. Herkes sağlık hizmetine eşit şekilde ulaşabilmelidir. Türkiye gerçeklerini göz önünde tutarak söyleyebileceğim ise Yeşil Kart'ın kapsamı genişletilmeli ve gelir düzeyi düşük olan herkes yararlanmalıdır. Gün geçtikçe paralı hale gelen sağlık hizmetlerini de gözönüne alarak, bu uygulamayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Tedaviye ulaşma hakkı ve sağlığın ticari kurallara göre şekillendirilmesi, kârlılığın ön plana geçirilmesi ülkemizde önemli bir sorundur. Uygulanan politikalar sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesine neden oluyor. Özelleştirme ise hasta haklarının ihlalidir. Vatandaş, haklarının bilincinde olmalı ve hakkını aramalıdır. Bizim gibi derneklere sahip çıkmalıdır.

ÖNCEKİ HABER

Güçleri yoksula yetiyor!

SONRAKİ HABER

Artı Gerçek: Açlık grevlerine dair olumlu gelişmeler yaşanabilir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa