08 Haziran 2004 01:00

Şaron'un kabinesi sarsılıyor

İsrail Başbakanı'nın 'Gazze'den çekilme' ve buna karşılık Batı Şeria'nın bir bölümünü ilhak etme planı, bakanlar kurulu tarafından onaylandı. Ama koalisyonda kilit öneme sahip olan UDP, plana karşı çıkarak hükümetten çekilmeyi tartışıyor.

Paylaş
İsrail hükümeti, Başbakan Ariel Şaron'un "Gazze Şeridi'nden tek taraflı çekilme" planının sulandırılmış bir versiyonunu kabul etti. Önceki gün kabinede yapılan oylamada, plan, 7'ye karşılık 14 oyla kabul gördü. Böylece İsrail hükümeti, 2005 sonu itibarıyla Gazze Şeridi'ni "terk etme"yi onaylamış oldu. Bu tarihe dek Gazze Şeridi'ndeki 21 Yahudi yerleşimi ve askeri tesisler boşaltılacak. Buna karşılık, Batı Şeria'nın bir bölümü resmen ilhak edilecek ve işgal altındaki topraklar "İsrail toprağı" sayılacak. Nitekim İsrail Başbakanı, oylamadan sonra yaptığı açıklamada, "İsrail'in Filistinlileri daha fazla beklemeye niyeti yok. Terörü temizlemek için çalışmadıkları müddetçe, kıymetli şeylerini kaybetmeye devam edeceklerini anladılar" diye konuştu. Batı Şeria'da ilhak edilmek istenen bölgelerde 240 bin yerleşimci yaşıyor.

Yeni oylama gerek Şaron'un kabineye sunduğu planda, Gazze'deki yasadışı Yahudi yerleşimlerinin dağıtılması yer almıyor. Yerleşimlerin dağıtılması için, yeni bir oylama yapılması gerekecek. Şaron, Gazze ve Batı Şeria'nın ilhak edilmesi ve Filistinlilerin topraklarından sürülmesini isteyen ırkçı bakanlarının desteğini alabilmek için, böyle bir manevraya başvurmuştu. İsrail Başbakanı, planı savunduğu konuşmasında, ırkçı ifadeler kullandı. Batı Şeria'dan "Samariya" olarak bahseden Şaron, buradaki 4 yerleşim biriminin de boşaltılacağını belirterek, "Bu plan İsrail topraklarının güvenliğine, siyasi duruşuna ve Yahudilerin demografisine (Yahudi nüfusun saflığına) katkıda bulunacaktır" dedi.

İktidar mücadelesi ABD'nin de destek verdiği "Gazze'den çekilme" planı konusunda kabine içinde ortaya çıkan çatlak, koalisyon hükümetini çökme tehlikesiyle karşı karşıya getirdi. Şaron'un, oylamadan önce 2 bakanı görevinden alarak yerlerine kendisine yakın isimleri ataması, Maliye Bakanı Benjamin Netanyahu'nun da aralarında bulunduğu muhalifler ile Şaron'a destek veren bakanlar arasındaki mücadeleyi körüklüyor.

'Burası Ortadoğu' İsrailli siyaset yorumcusu Nahum Barnea, "Gazze'yi terk etmek konusundaki mücadele sona ermedi, yeni başladı. Burası Ortadoğu. 6 ay içinde birçok olumsuz olay vuku bulabilir" sözleri, yeni bir oylamaya dek hükümet bünyesinde birçok değişiklik olabileceğine işaret ediyor. Plana karşı çıkan ve koalisyon hükümetinde kilit önemi bulunan Ulusal Din Partisi (UDP), planın onaylanması üzerine hükümetten çekilmeyi gündeme getirdi. UDP'nin böyle bir karar alması halinde, 120 üyeli parlamentoda koalisyonun sandalye sayısı 55'e düşecek. Bu durumda Şaron; ya 19 milletvekiline sahip olan muhalefetteki İşçi Partisi'ni koalisyona katacak, ya da erken seçime gidecek. İşçi Partisi, Şaron'un planına onay veriyor.

Şalom Kahire'de Bu arada, İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom, Mısır'ın başkenti Kahire'de Hüsnü Mübarek'in danışmanı Usame El Baz ile görüştü. Mısır ile İsrail arasındaki barış anlaşmasında değişikliğe gidilmeden Mısır'ın Gazze sınırında askeri varlığını güçlendirmesine olanak tanıyan bir formül bulunduğunu belirten Şalom, Mısır'ın İsrail'in Gazze'den çekilme operasyonu sırasında ve çekildikten sonra Gazze'de "düzen ve güvenliği sağlamak" için anahtar rol oynamayı kabul ettiğini de belirtti. Şalom, daha sonra Cumhurbaşkanı Mübarek tarafından kabul edildi.

Arafat bazı yetkileri devretti Öte yandan, Filistin lideri Yaser Arafat, ABD ve İsrail baskısına uzun süre direndikten sonra, elindeki yetkilerin bir bölümünü Başbakan Ahmed Kurey'e devretmeyi kabul etti. Arafat, güvenlik birimlerinin idaresini içişleri bakanlığına bıraktı. Filistin lideri, başbakanı tayin etme ve görevden alma yetkisini ise korudu.


Barguti'ye 5 kez ömürboyu hapis İsrail mahkemesi, Filistin direnişinin önderlerinden, El Fetih komutanı Mervan Barguti'yi beş kez ömür boyu hapse mahkûm etti. 4 İsrailli ve bir Yunan rahibin öldürülmesinden sorumlu tutulan Barguti, buna ek olarak 40 yıl hapis cezasına çaptırıldı. El Fetih'in Batı Şeria temsilcisi olan ve Yaser Arafat'ın yerine geçebilecek kişiler arasında görülen Barguti'nin 2 yıldır süren yargılanması 20 Mayıs'ta tamamlanmıştı. Barguti, daha önce İsrail mahkemesini ve alacağı kararı tanımadığını birçok kez belirtmişti. El Fetih'in askeri kanadı El Aksa Şehitleri Tugayları, bu kararın intikamının alınacağı tehdidinde bulundu. Örgütün açıklamasında, "Tüm savaşçılarımızı; siyonistleri, çocukları, kadınlarla askerleri kaçırmaya ve onları ölüm cezasına çarptırmaya çağırıyoruz" ifadesi yer aldı. Arap Birliği de, yasal olmayan bir mahkemenin verdiği cezanın geçersiz olduğu yönünde bir açıklama yaparak, Barguti'ye destek verdi.

TBMM duruşmaya yetişemedi! Bu arada, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 'işlemler yetişmediği' gerekçesiyle İsrail Cezaevi'nde tutuklu bulunan Filistinli milletvekili Mervan Barguti'nin duruşmasını izlemeye gidemedi. Komisyon Başkanı Mehmet Elkatmış ile AKP'den iki, CHP'den bir milletvekili, 6 Haziran'daki duruşmayı izlemek üzere İsrail'e gitme kararı almıştı. Ancak heyet, işlemler yetişmediği için geziyi iptal etti.


Sistematik işkenceyi anlattı 3 Haziran'da Haaretz gazetesinde bir yazı yazan İsrailli Ze'ev Schiff, işgal yönetiminin işkence yöntemlerini anlattı. Yazar, işgal ve işkencenin İsrail toplum yapısını alçaklaştırdığı ve soysuzlaştırdığını ifade etti. İsrail'in işkencelerini ABD'ninkilerle kıyaslayan Schiff, İsraillilerin işkencelerini fotoğraflama veya filme kaydetme gibi yöntemler uygulamadıklarını belirtti. İsrailli yazar, işkencecilerin bedensel iz bırakmamaya özel önem verdiğini vurguladı. Schiff, yazısında şu ifadelere yer verdi: "Sorgu öncesinde yapılan kötü muamele genelde uykusuz bırakma ve şüphelinin başına poşet veya çuval benzeri bir şey geçirme olarak ortaya çıkıyor... İsrailli sorgu uzmanları, tutukluyu tartaklamak ve şiddetle sarsmak gibi yöntemler geliştirmişlerdir. Tümü kendi beyanları ile kayıtlara geçen 26.000 civarında mahkûmun sarsılması ve tartaklanması olayı gerçekleşmiştir. Sorgu sırasında birkaç ölüm olayı da gerçekleşmiştir. Tüm bunlar 'kaza' olarak görülmüştür. Bazı olaylarda sorgu görevlileri bir süreliğine açığa alınmış ve Birinci İntifada sırasında iki sorgu uzmanı hapis yatmıştır."


15 yıl önce felç etmişlerdi, pazar günü öldürdüler İsrail askerleri, Kudüs'ün kuzeyinde bir protesto eylemine katılan, tekerlekli sandalyeye bağlı bir Filistinli'yi vurarak öldürdü. Görgü tanıkları ve doktorlar, 3 çocuk babası 31 yaşındaki Arafat Yakub'un, Kalandiya mülteci kampındaki kontrol noktası yakınlarında, İsrail askerlerinin taş atan Filistinlilere açtığı ateşte vurulduğunu söylediler. Kalandiya kampı sakinleri, Yakubi'nin 1989 yılında İsrail askerlerinin açtığı ateşte vurularak felç olduğunu, 2002'de benzer bir olayda ikinci kez yaralandığını kaydettiler. Arafat Yakub'un, engelliler basketbol oyuncusu olduğu ve Kalandiya'da bir rehabilitasyon merkezini işlettiği belirtildi. Bu arada, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'da, İsrail askerlerince öldürülmüş bir Filistinlinin cesedi bulundu. Öldürülen kişinin, 17 yaşındaki Muhammed Cemal El Hadi olduğu öğrenildi. El Hadi'nin de, katıldığı protesto eyleminde vurulduğu açıklandı. İsrail ordusu, önceki gece yarısı Batı Şeria'da 10 Filistinliyi de tutukladı.

ÖNCEKİ HABER

Kültürler buluşması

SONRAKİ HABER

Aliağa Belediyesinde işçi kıyımı sürüyor: 15 işçi işten atıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa