Üniversitelerde soruşturma terörü

Üniversitelerde soruşturma terörü

Trakya Üniversitesi Bahar Şenlikleri'nde yaşanan polis ve jandarma terörünün ardından 105 öğrenciye soruşturma açıldı. Hazırlanan liste, şenliklerin başladığı gün rektörlüğün polise gönderdiği listenin aynısı.

Trakya Üniversitesi'nde iki hafta önce Bahar Şenlikleri'nde yaşanan polis ve jandarma terörünün ardından şimdi de üniversite yönetimi tarafından soruşturma terörü estiriliyor. 105 öğrenci hakkında "...19.05.2004 tarihinde kampusün belirli yerlerine A. Öcalan'ın resminin bulunduğu ve üzerinde ' Kürt halkı bir dershanelik halk değildir", "Öcalan'a özgürlük Türkiye'ye barış", "Eşit, özgür, demokratik yurttaşlığı yaratacağız" yazılı afişler asılması, bu afişlerin başlarında gruplar halinde durulması... " ve "20.05.2004 tarihinde Mimarlık-Mühendislik Fakültesi'nin tahrip edilmesi" iddialarıyla soruşturma başlatıldı. Hazırlanan liste, şenliklerin başladığı 17 Mayıs günü rektörlüğün Emniyet Müdürlüğü'ne gönderdiği 105 kişilik isim listesinin aynısı. Soruşturma listesinde sözü edilen günlerde okulda hatta Edirne'de bulunmayanlar, hastanede nöbette olanlar da yer alıyor.

Kaygı verici Soruşturmalar hakkında görüştüğümüz öğrencilerden Güllişan Yıldırım; soruşturmaların antidemokratik bir uygulama olduğunu, o gün okulda bulunmamasına rağmen kendisine de soruşturma açıldığını, okul yönetimi ve emniyet işbirliğinin üniversite özerkliği açısından kaygı verici olduğunu söylüyor. Dava açmayı düşündüğünü belirten Yıldırım, soruşturma listelerinin okula asılmasının hukuka aykırı olduğunu, kendilerini öğrencilerin gözünde "suçlu" gibi göstermenin amaçlandığını ifade ediyor. Buğra Bayraktar da hakkında soruşturma açılan öğrencilerden. Polis ve jandarma saldırısının yaşandığı gün üniversite şenlik alanında olmasına rağmen kendisinin de gözaltına alındığını belirten Bayraktar, polis arabasında yediği dayak sonucu kafasında 3 cm'lik yarık ve gözünde, gözünü açamayacak kadar şişlik oluştuğunu, polisin AB'ye ne kadar uyum sağladığının belli olduğunu söylüyor. Sözü edilen iddialarla ilgisi olmadığı halde kendisine ve o gün okulda bulunmamasına rağmen ev arkadaşına da soruşturma açıldığını belirten Bayraktar, bunun rektörlüğün "Okulda bulunan bu kişilere müdahale edilmesi gerekir" diyerek emniyete verdiği 105 kişilik isim listesinden kaynaklandığını söylüyor. Hayrettin Derman, Sınıf Öğretmenliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi. Bu dönem okulu bitirecek olan Derman da soruşturma mağduru. Sözü edilen günlerde okulda olmadığını belirten Derman'ın üniversite yönetimi tarafından ikinci kez mağdur edilişi. Bir buçuk ay önce ilgisi olmadığı halde "Newroz afişleri asmak" iddiasıyla hakkında soruşturma açılan Derman, şimdiki soruşturma da isminin yer almasının bununla ilgisi olduğunu düşünüyor. Soruşturmaların verilen liste doğrultusunda planlı bir şekilde gerçekleştiğini, herhangi bir ceza alması durumunda dava açacağını belirten Derman, jandarma ve polisin üniversiteye girmesini ve rektör-polis işbirliğini doğru bulmadığını ekliyor. Son olarak görüştüğümüz Yasin Kayırtar ise, iddialarla ilgisi olmadığını belirtiyor ve soruşturmaların Osman İnci'nin "demokrasi" anlayışını gösterdiğini söylüyor. YÖK yasası tartışmalarını hatırlatan Kayırtar, "AKP ile, üniversitelere kimin hakim olacağı kavgasını veren rektörler cephesinde yer alan Osman İnci ağzından özerk demokratik üniversite lafını düşürmüyor, Ankara'da İstanbul'da boy gösteriyor ama bahar şenliklerinde yaşananlar ve soruşturmalar onun bu konuda ne kadar samimi olduğunu gösteriyor" diyor.


Dokuz Eylül'de bir haftada 25 soruşturma Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Buca Eğitim Fakültesi Dekanlığı, kimlik kontrolüne tepki göstermek, müzik ve şiir dinletisi sunmak gibi gerekçelelerle öğrencilere soruşturma üzerine soruşturma açıyor. Son bir haftada 25 kişiye soruşturma açan dekanlık hızını alamayarak soruşturma açtığı öğrencilere aynı gün aynı saatte yeni bir soruşturma açtı. Dekanlığın soruşturma furyasından nasibini alan öğrencilerden Dokuz Eylül Üniversitesi Matematik Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Sinan Dedeli, "Demokrasi nutukları atan DEÜ Rektörü Emin Alıcı'nın iki öğrenciyi tehdit etmesi, son süreçte YÖK ile hükümet arasında yaşanan gerginlikte tarafların hiçbirinin özerk üniversite gibi bir derdi olmadığını gösteridiğini" söyledi.

Rektörden tehdit İzmir Meslek Yüksek Okulu (İMYO) Makina Bölümü 1. Sınıf öğrencisi Deniz Göl ise, tepkisini dile getirirken, "Son günlerde AKP ve rektörler arasında yapay bir tartışma sürüyor. Bu tartışmalar içerisinde biz öğrencilerin demokratik üniversite taleplerimiz hiçbir şekilde gözetilmiyor. Bundan iki hafta önce Ege Bölgesi'nde ve Türkiye'nin birçok yerinde rektörler eylem yaptılar. Bu eylemlerde rektörlerin savunduğu sadece statükoydu. Bunu da okulda kimlik kontrolü istemeyen müzik ve şiir dinletisi sundukları için öğrenciler üzerinde soruşturmalarla baskı kurmaya çalışarak gösterdiler." dedi. Öğrenciler üniversitelerinde yaşanan baskıların, yaklaşan NATO zirvesine karşı oluşan tepkilerin önünü almaya yönelik olduğu görüşünde birleşiyorlar.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.