Festivalden sergi notları

Festivalden sergi notları

"Diyarbakır 4. Kültür Sanat Festivali" kapsamında genellikle sergileri ağırlayan Konukevi'nin kapısının bir tarafında "Kim(sin)likler hesap-laş-malar, yüzleş-me-ler", diğer tarafından ise "İçi boşaltılmış insan manzaraları" yazıyor.

"Diyarbakır 4. Kültür Sanat Festivali" kapsamında genellikle sergileri ağırlayan Konukevi'nin kapısının bir tarafında "Kim(sin)likler hesap-laş-malar, yüzleş-me-ler", diğer tarafından ise "İçi boşaltılmış insan manzaraları" yazıyor. Bunlar aynı salonda iki ayrı bölmede sergilenen çalışmaların isimleri. Tek tük ortalıkta dolaşanlar dışında izleyenler, tuvalin dibinde; her halleriyle resimlerin menzilinde. "Dicle Fırat Kültür Merkezi Plastik Sanatlar Birimi" tarafından sergilenen heykel ve resim çalışmalarının sergilendiği salonda, ortak çalışma olan heykeller yerde duruyor. Genco Cebe'nin yağlı boya çalışmaları da hemen çevresinde mekâna uygun siyah bezlerden oluşan panolarda asılı. Heykeller sırtından ve kollarından aldığı bükümle hareket kazansa da eyleme yeteneksiz. Yüzleri yok, cinsleri de. Bu durumu soran bir çok izleyici oluyor. Genco Cebe, "Heykeller tamamen yanbancılaşan insanı anlatıyor. Artık insanlar kendi kavuğunda. Kendileri dahil herkesten inanılmaz derecede uzak ve yalnızlar. Biz bunu anlatmaya çalıştık. Bunlar toplumsal yaralardır" diyor. Cebe, daha 24 yaşında. Resim ve heykel alanında bir çok projesi de olan Cebe'nin tek başına sergilediği resimlerde de benzer imgeleri görüyoruz. Kimi çalışmalarını soyut, kimi çalışmalarını da yarı figüratif olarak ortaya koyan Cebe, izleyenlerin, bir resmini "Türkiye haritası" bir diğerini de "dünya haritası"na benzettiklerini söylüyor. Cebe, bu çalışmalarını "insan ilişkileri" olarak tanımlıyor: "Bunlar insanların toplumsal hayattaki yaşadığı onca sıkıntıya, çatışmaya rağmen bir türlü kabuğunu kıramadığı sıkı bağların sınırlarını betimliyor. " Hesaplaşmak, yüzleşmek.. Diğer bölmede; izleyenlerin en çok etkinlendiği Ahmet Karabulak'ın çalışmaları var. Karabulak'ın çalışmaları bir komposizyon içinde bütünlüklü olarak görülmesi gereken bir öykü gibi. Savaşlar, kayıplar, kimlikler, kültürler, acılar, sınırlamalar, belirlemeler, suç, ceza gibi kavramların yanısıra küreselleşme, güç, denge ve bunların oluşturduğu kategoriler gibi yaşamdan ayrı olmayan her şeyin bu öyküde iz sürdüğü söylenebilir. Konukevi'nde yer bulan başka sergi ise yaşamı petrol işçilerinin yaşadığı Garzan'da başlayan Ahmet Güneştekin'in. 70'e yakın karma ve kişisel sergisinin yanında sürdürdüğü sanatsal etkinliklerle dünya çapında tanınan Güneştekin'in çalışmaları da Diyarbakırlılardan ilgi gören diğer sergiler arasında. Klasik ile modern arasında kendine has bir resim dili yakalayan Güneştekin'in çalışmaları için denebilecek en yerinde söz "Ben buna dokunmayayım" olsa gerek. Çünkü sonsuz serbestlik içinde canlılığıyla insana daha yakın duruyor resimleri.

www.evrensel.net