01 Haziran 2004 01:00

Wal-Mart GERÇEĞİ - 1

Dünyanın en büyük şirketleri sıralamasında 1 numaraya oturan Wal-Mart'ın bu başarısının arkasındaki nedenler araştırıldığında ortaya şunlar çıkıyor; ucuz iş gücü, taşeron üretim, tedarikçilerine uyguladığı fiyat baskısı ve sendikasızlaştırma.

Paylaş
Wal-Mart, dünyanın en büyük şirketi. Yüzbinlerce işçinin alınteri üzerinde yükselen servet öyle büyük ki, şirketin yıllık cirosu birçok ülkenin milli gelirini geride bırakıyor. "Sürekli fiyat indirimi" ilkesi ile, piyasada hiçbir rakip bırakmıyor ve rakiplerini iflas ettirerek, işçileri giderek daha kötü ücret ve koşullara zorlayarak büyüyor. 2005 yılından sonra Türkiye'ye de el atacağı söylenen Wal-Mart'ın Türkiye'ye gelişi ise bazı şartlara bağlı. İki plan uygulayabilecek olan Wal-Mart ilk ihtimal olarak Avrupalı Carrefour veya Metro'yu alabilir, ikinci ihtimal ise Türkiye'deki herhangi bir zinciri alarak bunu yapar. Bu konuda da üç büyük aday var: Migros, Tansaş ve Gima. Bu üç şirket arasında ise Tansaş öne çıkıyor. Bu kadar hızlı gelişmesiyle "efsane" haline gelen Wal-Mart'ın stratejisi hakkında Türkiye de dahil olmak üzere dünyada birçok yerde konferanslar düzenleniyor. Wal-Mart'ın "vahşi yöntemleri" perakende sektöründe örnek gösteriliyor. Los Angeles Times gazetesine Pulitzer ödülü kazandıran Wal-Mart araştırmasından bölümler, perakende sektörü uzmanının görüşleri ve bir Wal-Mart işçisinin dilinden Wal-Mart gerçeği ile şirketin serüvenini sunuyoruz.

Açgözlü ve hasis ABD'li Wal-Mart süpermarketler zinciri, kuruluşundan bu yana geçen 50 yıl içinde, dünyanın en büyük şirketi haline geldi. Geçen yılki cirosu 245 milyar dolardı ve bu; General Electric'in cirosunun iki katı, Microsoft'un cirosunun ise tam 8 katıydı. Wal-Mart; oyuncak, mobilya, mücevherat, köpek maması gibi pek çok üründe ABD'nin en büyük satıcısı. Amerika'nın en büyük manavı. Şirketin kararları; Las Vegas'taki alışveriş merkezlerinden Honduras ve Güney Asya'daki fabrikalara dek pek çok alanda, işçi ücretleri ve çalışma koşullarını etkiliyor. Wal-Mart, ucuz ihracattan başka bir çıkış yolu bulamayan azgelişmiş ülkeler için o kadar önemli ki, bazıları, şirketin Arkansas'taki merkezine "özel temsilciler" gönderiyor. Sanki Wal-Mart bir devlet, onlar da büyükelçiler! Wal-Mart'ın akıl almaz büyümesindeki sihirli sözcük, "fiyatları acımasızca düşürmek". ABD'li iktisatçılar, enflasyon oranının düşük tutulmasında, Wal-Mart'ın bu politikasının etkide bulunduğunu açıkça ifade ediyor. Ancak bu politikanın hem ülke içinde, hem dünyada bir bedeli var.

ABD'li işçilerin durumu ABD açısından bakılacak olursa, toptancılardan hiç durmadan fiyat indirmelerini talep etmek, imalat sektöründe işgücünün ülke dışından elde edilmesine yol açmış durumda. Toptancılar, mallarını azgelişmiş ülkelerde ürettirmeye yönelirken, yüzbinlerce ABD'li işçi, sokağa atılıyor. ABD'deki 1.2 milyon Wal-Mart işçisi de, ücret düşürme politikasından payını alıyor tabii. Tam gün çalışan bir işçinin, aldığı ücretle bir aileyi geçindirmesi mümkün değil. Ayrıca, sendikalaşma fiilen "yasak". Bugüne dek sendikalaşmaya yönelik tüm girişimler, şirket yönetimince başarısızlığa uğratıldı. Bir Wal-Mart süpermarketinin açıldığı bölgede, diğer esnaf da iflasla yüz yüze kalıyor. Açılıştan birkaç yıl sonra, Wal-Mart, ortada hiçbir rakip bırakmıyor.

California grevi Geçen yıl California eyaletinde aylarca süren ve işçilerin zaferiyle sonuçlanan süpermarket grevi de, Wal-Mart'ın zorlaması sonucu başlamıştı aslında. Bu dev şirket, eyalet çapında 40 kadar "Süpercenter" açma kararı alınca, rakip süpermarket zincirleri olan Ralphs, Vons ve Albertsons, paniğe kapıldı. Sendikasız, ucuza işçi çalıştıran Wal-Mart karşısında şansları olmadığını biliyorlardı. Bu nedenle, kendi sendikalı işçilerine yüklendiler. 800 bin işçinin ücretsiz sağlık hizmeti edinme haklarını gasp etmeye çalıştılar ve işçilerden hak ettikleri yanıtı aldılar. Grev nedeniyle üç zincir de milyonlarca dolar zarar etti. Ama Wal-Mart "Süpercenter"ları açıldıkça, bu üç zincirde örgütlü olan UFCW sendikasının pazarlık gücü azalıyor. Bugüne dek, Wal-Mart'ın rekabetine dayanamayan 25 bölgesel süpermarket zinciri iflas etti. Bu da, çoğu sendikalı 12 bin işçinin sokağa atılmasına yol açtı.

Rakiplerden işçilere tehdit Safeway adlı süpermarket zinciri, geçtiğimiz aylarda işçilerine yönelik bir video mesajı yayınlattı. Ülkedeki bütün Safeway mağazalarında çalışan işçilere ulaşan mesajda, yönetici Larree Renda şöyle diyordu: "Wal-Mart, bizim müşterilerimizi ve sizin işinizi istiyor. Bizde, işçi ücretleri, toplam satışların yüzde 15'ine tekabül ediyor. Wal-Mart'ta ise bu oran yüzde 9. Eğer değişmezsek, binlerce işçiyi çıkarmak zorunda kalacağız." Wal-Mart'ta inanması güç bir "sürekli tasarruf" politikası yürürlükte; şirketin felsefesi bu. Şirket kurucusu Sam Marton, 1980'lerin sonunda "en zengin Amerikalı" listesinde bir numaraydı. Ama adam hâlâ eski bir pikap kullanıyor, birinci sınıfta uçmayı reddediyor, iş gezilerinde kendisine özel otel odasında kalmıyor ve bunun yerine çalışma arkadaşlarıyla tek bir odaya sığıyordu.

Fazla mesai dayatması Geçtiğimiz yıl, Oregon'da bir mahkeme, şirket yöneticilerini, yüzlerce işçiyi ücret ödemeden fazla mesaiye zorlamaktan dolayı suçlu buldu. Dava srasında; yöneticilerin "merkez baskısı" altında olduğu ortaya çıkarıldı. Haftalık şirket içi uydu yayınlarında, işgücü maliyeti "çok fazla" bulunan süpermarketler suçlanmaktaydı. Yöneticiler, bu durumu düzeltmek için mesai saatleriyle oynadılar veya işçileri fazla çalışmaya zorladılar. New Mexico ve Colorado'daki süpermarketler aleyhine de benzer suçlamalar yapıldı. Basına yansıdığı kadarıyla, böyle toplam 40 vaka bulunuyor.

Kaçak temizlik işçileri Yine geçtiğimiz aylarda, başka bir "maliyet düşürücü önlem", şirketin başını belaya soktu: Temizlik işlerini çok ucuza yaptırma sevdası. Taşeron şirketler, yöneticilerin talebini karşılayabilmek için, fazla mesai ücreti almayan, çok ucuza çalışan yasadışı göçmenler kullanmaya başladılar. FBI ajanları, ülke çapında 61 süpermarkete baskın düzenleyerek yüzlerce kaçak işçiyi gözaltına aldı. Wal-Mart'ın ülke ekonomisine etkisini değerlendiren, eski ABD Çalışma Bakanı Robert Reich, "Tüketicilerin düşük fiyat bağımlılığı, iki ayrı ekonomi oluşmasına yol açıyor. Bir yanda giderek küçülen bir orta sınıf, diğer yanda ise giderek büyüyen bir düşük ücretli işçiler havuzu. Wal-Mart ucuza satıyor olabilir, ama eline giderek daha az para geçen insanlar için bu ne anlam ifade eder?" diyor.

ÖNCEKİ HABER

Kanlı baskında 31 ölü

SONRAKİ HABER

Karaburunlulardan tepki: Yavuz hırsız ev sahibini goşturuyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa