Gülen 'Laik eğitime' sponsor oldu

Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen Işık Dersaneleri ve Özel Burç Okulları'nın sponsorluğu ile yaptığı Karşılaştırmalı Sınav tartışılmaya devam ediyor.

26 Mayıs tarihinde Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Işık Dershaneleri'nin ilköğretim 6, 7 ve ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerine yönelik yaptığı Karşılaştırmalı Sınav tartışılmaya devam ediyor. Söz konusu sınavda soru kitapçıklarında Işık Dershaneleri'nin reklamı yer alıyordu. Eğitim-Sen, söz konusu sınavın eğitimin paralı hale getirilmek istenmesi sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirtirken, Milli Eğitim Müdürlüğü maliyeti yüksek olduğu için sponsor firmaya sınavı yaptırttıklarını ileri sürdü. Fethullah Gülen'e yakınlığı ile bilinen özel bir dershane ve okul tarafından yapılan uygulamanın eğitimin paralı hale getirilmek istenmesi sorunu olarak değerlendirilmesini isteyen Eğitim-Sen Şube Başkanı Halil Kara, eğitimin kamusal nitelik taşıdığını ifade etti. Dershaneler ile bu türden ilişkiler kurulmasının doğru olmadığını kaydeden Kara, "Eğitimin devlet tarafından parasız karşılanması gerekiyor. AKP Hükümeti'nin eğitime yönelik politikalarını, kadrolaşma, gerici eğilimler, YÖK Yasa Tasarısı gibi uygulamaları değerlendirdiğimizde Adana'da yapılan bu sınavın AKP Hükümeti'nin söz konusu politikalarının devamı olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

'Başka sponsor bulamadık' Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar, sınav ile ilgili bütün dershanelere çağrı yaptıklarını ancak Işık Dershanesi'nin dışında kimsenin başvuruya cevap vermediğini söyledi. Bu tür sınavları normalde kendilerinin yapmaları gerektiğini dile getiren Gülsar, "Sınavın 100 milyar lirayı aşkın bir masrafı oluyordu. Sponsor arayışlarımıza başka kurumlardan yanıt gelmedi. Işık Dershanesi'nin reklamlarının basılması karşılığında hazırladığımız şartname uyarınca sınav gerçekletirdik" dedi. Sınavın Fethullah Gülen ismiyle birlikte anılan Işık Dershanesi'nin dışında başka bir dershane tarafından yapılması halinde bu kadar tartışma yaşanmayacağını iddia eden Gülsar, "Herkese potansiyel suçlu gözüyle bakmamak lazım" dedi. Gülsar, ders saatinde sınava katılan öğretmenlere de ayrı bir ödenti yapılmayacağını söyledi.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Polis dayağı kâbus olduSerpil Savumlu Ankara Anafartalar Karakolu'nda görevli polisler tarafından, 9 Mayıs akşamı "karakolun önüne izmarit attıkları" bahanesiyle öldüresiye dövülen Kemal Yaratılmış yaşadığı olayın şokunu hâlâ üzerinden atamadı. Kendini anlam veremediği bir "arenada" bulan Yaratılmış, "Bir insan nasıl bu kadar acımasızca dövülür, bir kin nasıl bu kadar büyütülür" diye soruyor. Anafartalar Karakolu'nun önüne sigara izmariti attıkları için kuzeni Emre Camcı'yla birlikte dövülen Kemal Yaratılmış, başına gelenlerin kâbusunu yaşıyor. Gazetemizin "Karakol terörü" manşeti ile verdiği ve CHP Konya milletvekili Atilla Kart'ın da soru önergesi vererek Meclis gündemine taşıdığı olayda kolu kırılan ve kafasına dört dikiş atılan Yaratılmış, polislerin sırtına onlarca kez kürek sapı ile vurduklarına dikkat çekti. Yaşadıklarınının film şeridi gibi aklından sürekli akıp geçtiğini ifade eden Yaratılmış, "Geceleri uyuyamıyorum artık her kapı çalışında irkiliyorum. Hep gözümün önüne ayaklarıma sıktıkları mermiler geliyor" dedi. Yaratılmış, mağdur oldukları halde üstüne üstlük karakola saldırdıkları gerekçesiyle gözaltına alındıklarını hatırlatarak, karakolda da kötü muameleye maruz kaldıklarını dile getirdi. Karakolda polislerin kendisine güldüğünü ve "Daha kötüsünü yaparız" diyerek tehdit ettiklerini söyleyen Yaratılmış, "Gelen küfür ediyordu, giden küfür ediyordu. Tuvalete çıkmamıza bile kızıyorlardı. Bekletiyorlar, canları istediği zaman tuvalete gitmemize izin veriyorlardı" diye konuştu.

'Gözdağı mı vermeye çalıştılar?' Türkiye İnsan Hakları Vakfı'na başvurduklarını ve vakıf tarafından tedavi edildiklerini belirten Yaratılmış, olay gününden sonra sakinleştirici ilaç kullandığını da sözlerine ekledi. Yaratılmış, son zamanlarda yaşadıklarını "Psikolojim bozuldu. Mermilerin ayaklarımın ucuna atılması... Geceleri uyuyamıyorum. Dengem bozuldu" sözleri ile özetledi. Yaratılmış, "Buraya gelen polislerin insanlara ilk söylediği şey 'İsmetpaşa'yı dize getireceğiz' oluyor. Beni döverek mahalleye gözdağı mı vermeye çalıştılar? Beni dövmek için karakolun tüm polisleri seferber oldu. Olaydan sonra karakolda barışmam için çok baskı yaptılar ama şikâyetimden vazgeçmeyeceğim, hakkımı sonuna kadar arayacağım. Beni bu hale getirdiler onlar da yargı önüne çıkacaklar" diye konuştu.

'Kimsenin buna hakkı yok' Anne Şehriban Yaratılmış ise, polislerin yarattığı terörün aile yaşamlarını ciddi biçimde etkilediğini anlatarak, çocuklarında olaydan sonra uyku problemi çıktığını, küçük oğlunun polis gördüğünde 'dizlerinin titrediğini' söylediğini belirtti. Anne Yaratılmış sözlerini şöyle sürdürdü: "Kimsenin çocuklarıma bunu yapmaya hakkı yok. Bu olay ailemizi çok etkiledi. Mahalledeki tüm komşularımız 'Çocuklarınız elinize sağ geçtiği için dua edin' diyor. Polisler, akrabalarımıza, 'Bu aile bizimle niçin uğraşıyor bu kadar? Niye üzerimize geliyorlar? Ne geçecek ellerine biz ekmeğimizden olursak? Üzerimizden üniformamız alınırsa sanki buraya daha iyisi mi gelecek?' demişler ama biz ne olursa olsun sonuna kadar polislerden davacıyız. Eğer çocuklarımın suçu varsa yargı gerekeni yapar ama çocuklarımı kimse meydan dayağı ile cezalandıramaz."


H.Y.: "Korkuyorum" O gün marketteydim. Dışardan sesler gelince kapıya çıktım. Polisler üzerime doğru koşmaya başladılar. Beni abime benzettiler. Biri beni tuttu diğerleri de sopayla vurmaya başladı. Bir ara ellerinden kaçtım. Kaçmasam tüm polisler beni linç edecekti. Önce üstüme silah tuttular daha sonra namlularını yukarı kaldırıp havaya ateş ettiler. Olaydan sonra vakıfta tedavi olmaya başladım, zaten maddi durumumuz iyi değil. Kolum ezildiği için çalışmaya da gidemiyorum. O gün yaşadıklarım aklımdan çıkmıyor. Uyuyamıyorum, korkuyorum, artık hiç konuşmak istemiyorum, içimden gelmiyor. Ben de ancak ilaç alarak geceleri uyuyabiliyorum.

www.evrensel.net