27 Mayıs 2004 21:00

Geçmiş duyarlılıklar yok

1977'de fotoğrafçılığa başladığını belirten Ali Rıza Akalın iki dönem de AFSAD başkanlığı görevini üstlenmiş. Festivale katılan fotoğrafçılardan Gülnaz Çolak; 1978'den başlayarak fotoğraf sanatı ile ilgilendiğini 1984'te ise, Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği'ne (AFSAD) üye olduğunu belirtiyor.

Paylaş
Geçtiğimiz hafta sona eren 2. Çanakkale Fotoğraf Festivali birçok fotoğraf sanatçısı için bu sanat dalını tartışabilme olanağı sundu. Fikir alışverişinde bulunan fotoğrafçılar fotoğrafın güncel sorunları ve kendi bireysel deneyimleri ile ilgili pek çok konuda birikimlerini paylaştılar. Gazetemize de görüşlerini yansıtan sanatçılar, fotograf sanatına ilişkin düşüncelerini ve sorunlarını aktardılar.

Estetik ve felsefe Festivale katılan fotoğrafçılardan Gülnaz Çolak; 1978' den başlayarak fotoğraf sanatı ile ilgilendiğini 1984'te ise, Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği'ne (AFSAD) üye olduğunu belirtiyor. Fotoğrafa başladığı yıllarla bu dönemi karşılaştıran Çolak "O zamanki toplumsal gelişmelerin etkisiyle daha çok argüman bulabiliyorduk. Örneğin bir eylem fotoğrafında kişilerin yüz hatlarından mücadeleye olan inançlarını anlayabiliyorduk ve onu fotoğraflamak inanın çok zevkliydi. Şimdi ise, yine eylemlerin içindeyiz ama aynı coşkuyu göremiyoruz" diyerek gözlemlerini ifade ediyor. Çolak'ın fotoğraf sanatına yaklaşımını ise şu cümlelerle ifade ediyor; "Çektiğim resimlerde benim için felsefe ve estetik bir arada olmalıdır".

Örgütlenme eksikliği 1977'de fotoğrafçılığa başladığını belirten Ali Rıza Akalın iki dönem AFSAD başkanlığı görevini üstlenmiş. Akalın, kendisi için her dönem düşünsel ve teknik bir yenileme yaşadığını bu yenilemenin etkisiyle toplumsal gerçekçi, emekten ve üretimden kopmadan farklı temalar üzerinde çalıştığını belirtiyor. Fotoğrafın estetik ve sanatsal yönleri ile felsefi altyapısını irdeleyerek, daha geniş alanda ürünler verdiğini de ekleyen Akalın fotoğrafçıların ve onların örgütlerinin özlük hakları ve toplumsal muhalefet gibi konuların gerisinde kaldığı eleştirisini getiriyor. "AFSAD'ın geçmişinde gösterilen duyarlılık, bugün eskiyi aratır durumdadır. Bu misyon özellikle birçok adaletsizliğin, savaşların, yaşandığı bir dönemde olmamız açısından şu dönem daha da ihtiyaç olarak öne çıkıyor. NATO zirvesi, Irak'ın işgali bunlardan sadece birkaç örnek aslında"..

Halktan kopuk "Fotoğrafı 80'li yıllardan beri sanatsal bir dil olarak kullanıyorum" ifadesiyle serüvenini özetleyen Yalçın Çıdamlı; "Doğa, insan ve mekânı siyah-beyaz olarak karelemek bana müthiş zevk veriyor. Bu tercihimin öznel durumumla ilgili olduğu kanısındayım. Toplum ve insan ilişkisini birlikte işlemeye özen gösteriyorum. Örneğin bir çocuğu çekiyorsam onu toplumdan soyutlamadan, doğal ortamlarda gibi gözüken ama bilgisayar ortamında değişiklikler yaparak sergiliyorum" diyor. Bugün fotoğrafın en büyük sorununun halktan kopuk olması olduğunun altını çizen Yalçın Çıdamlı, bugün açısından sorunu "Sanatçıların bunu görmesi ve üretiminde bunu kıstas olarak alması gerekir" sözleriyle ifade ediyor.

ÖNCEKİ HABER

Halk kahramanı hırsızlar

SONRAKİ HABER

Kılıçdaroğlu'dan 2. yıl dönümünde “Adalet Yürüyüşü” açıklaması

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa