Halk kahramanı hırsızlar

Halk kahramanı hırsızlar

Nazi iktidarı ve özellikle İkinci Dünya Savaşı yılları her zaman sinemanın ilgi duyduğu bir zaman dilimi olmuştur. Ama son yıllarda sinema; Nazilerin 'tarih öncesi'ne giderek onların iktidara geliş koşullarını da değerlendiriyor.

Nazi iktidarı ve özellikle İkinci Dünya Savaşı yılları her zaman sinemanın ilgi duyduğu bir zaman dilimi olmuştur. Ama son yıllarda sinema; Nazilerin 'tarih öncesi'ne giderek onların iktidara geliş koşullarını da değerlendiriyor. Bu ayın ilk haftasında Menno Meyjes'in "Genç Hitler" adıyla gösterime giren filmi; 1. Dünya Savaşı'nın hemen ertesinde Hitler'in ressam olmakla 'diktatör' olmak arasındaki bocalamalarını anlatıyordu. Ayın son günlerinde ise yine Alman yapımı bir yapım "Sass", "Nazi Hırsızları" adıyla gösterimde. Yönetmen Carlo Rola, bu kez "Genç Hitler"den birkaç yıl sonraya 20'li yıllara götürüyor sinemaseverleri. Nazilerin yeni yeni palazlanmaya başladığı; 1. Dünya Savaşı'nın ekonomik yıkıntılarının insanları büyük bir yoksulluğun içine ittiği Berlin'de sosyalist bir babanın iki oğlu Franz ve Erich bir oto tamirhanesi açıyor. Ama kendilerine bildirilen vergi borçları kazançlarından fazla olunca akıllarına dahiyane bir fikir geliyor: Vergi dairesini soymak! Soygun tekniğinde yepyeni yöntemler geliştiren iki kardeş; her soygunun ardından gazetelere manşet oluyor. Hayatları yoksulluk içinde geçen iki kardeşin, çaldıkları paraları yoksul insanlarla paylaşmaları onların kentteki popülaritesini daha da artırıyor. İşin ilginç tarafı herkes soygunları kimin yaptığını biliyor. Ama polis Sass kardeşleri cezaevine tıkacak delilleri bir türlü ele geçiremiyor. Bu popülerlik bir süre sonra Sass kardeşleri 'halk kahramanı' mertebesine yükseltiyor. Oysa onların tek bir derdi var: İyi yaşamak. "Nazi Hırsızları", gerçek bir hikâyeden uyarlanan bir soygun filmi olmasına rağmen, yönetmen Carlo Rola'nın dönemin politik arkaplanını da filmin içine yedirmekte başarılı olduğunu belirtmek gerek. Bir yanda ülkede ağırlığını hissettirmeye başlayan Naziler, diğer yanda ise giderek güç kaybeden sosyaldemokratlar. Ama film esas olarak Sass kardeşlerin bir tür oyun olarak algıladıkları ve dalga geçtikleri soygunlarını anlatıyorlar. Hatta işi o kadar abartıyorlar ki, Nazilerin propaganda için ülkenin en iyi korunan bankadasında tuttukları paralara bile göz koyuyorlar. Carlo Rola'nın en büyük başarısı ise dönemin atmosferini yaratmada ortaya çıkmış. Kostümler, mekânlar belli ki titiz bir çalışmanın ürünü olarak filmde yer alıyor. Saç modellerinden müziklere, danslara kadar her türlü ayrıntının tasarlanışı; yoksul birahanelerinden balo solanlarına her mekânIn ince ince tasarlanışı perdede tam bir dönem atmosferi yaratıyor. Rola'nın kamerası, iklim özelliklerini de filmde kullanmayı başarıyor. Özellikle Sass kardeşler için filmin finali sayılabilecek karlar içindeki merdiven sahnesinin hafızalara kazınacağı söylenebilir. Fazla tanınmayan Alman yönetmen Carlo Rola'nın filmi görülmeyi hak eden bir yapım. Almanya'da çok sevilen aktörler Jüergen Vogel ve Ben Becker'i "Sass" kardeşler rolünde oldukça başarılı olduğunu; Henry Hübchen'in polis dedektifi; Otto Sander'in ise Sass kardeşlerin babaları rollerinin hakkını verdiğini ekleyelim. Son bir hatırlatma üçüncü sınıf Hollywood yapımlarının bile onlarca sinemada gösterilebildiği ülkemizde, bu film maalesef 'şimdilik' yalnızca üç sinemada gösterimde. Beyoğlu-Majestik, Kadıköy-Broadway ve Ankara-Kızılırmak. Nazi Hırsızları; Orijinal Adı: Sass; Yönetmen: Carlo Rola; Senarist: Holger Karsten Schmidt, Uwe Wilhelm ; Oyuncular: Ben Becker, Jürgen Vogel, Henry Hübchen, Frank Sieckel, Karin Baal, Otto Sander, Traugott Buhre; Müzik: Georg Kleinebreil; Yapım: Almanya

www.evrensel.net