25 Mayıs 2004 01:00

Bilimin onurlu sesi

Boğaziçi Üniversitesi'nde görev yapan öğretim üyeleri bir bildiri kaleme alarak, demokratik kültürün, güvenlik kaygısıyla bir kenara bırakıldığı ve ortamın gerginlik ve çatışmaya açık hale getirildiği eleştirisinde bulundular.

Paylaş
Boğaziçi Üniversitesi'nde (BÜ) görev yapan 21 öğretim üyesi Rektör Sabih Tansal'a mektup yazarak, üniversitede son zamanlarda güvenlikle ilgili sorunlar etrafinda yaratılan ortamdan ve uygulamalardan duydukları endişeyi dile getirdiler. Mektupta, gerek öğretim elemanlarının gerekse de öğrencilerin demokratik kültür çerçevesinde gerçekleştirecekleri her türlü eylemin meşru karşılanması gerekirken, ortamın çoğunlukla polisiye yöntemlerle gerilmesinden rahatsızlık duyulduğu ifade edildi. BÜ'de polis müdahalesine pek de alışık olmayan öğretim üyeleri harekete geçerek, bir bildiri kaleme aldılar, ayrıca imza toplamaya başladılar. Bildiride demokratik kültürün, güvenlik kaygısıyla bir kenara bırakıldığı ve ortamın gerginlik ve çatışmaya açık bir hale getirildiği eleştirisinde bulunuldu. Bildiride, baskıcı uygulamaların, yaklaşan NATO zirvesi öncesi toplumsal muhalefeti önleme amacı taşıdığı vurgulanarak, şu görüşlere yer verildi: "Önümüzdeki dönemde özellikle yaklaşan NATO toplantısı nedeniyle toplumsal muhalefetin boyutlarının artacağı ve bu muhalefetin polisiye önlemlerle engellenmeye çalışılacağı anlaşılmaktadır. Bu durumu dikkate alarak, Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin son günlerde yaşanan ve üniversitemiz geleneğine uymayan, demokratik faaliyetleri kriminalize ederek gerilim ve şiddeti tırmandıran uygulamalardan kaçınması önem kazanmaktadır".

Eylemler meşrudur Öğretim üyeleri Rektör Sabih Tansal'a da gönderme yaparak, "Rektörlük seçimlerinin yaklaşmakta olduğu bir dönemde rektör adaylarının da bu konularda gerekli hassasiyeti göstereceğini ve üniversitemiz geleneğine uygun politikalar geliştireceklerini umuyoruz" uyarısında bulundular. Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Rıfat Okçabol ise, rektöre sunulan bildiriyle ilgili, gazetemize şu değerlendirmede bulundu: "Hepimizin gönlünde yatan polisin giremeyeceği bir üniversitedir. Öğrencilerin verdiği tepkinin sonuna kadar arkasındayım. Ancak yapılan eylemler de belirli bir saygınlık çerçevesinde olmalıdır. Verilecek tepkinin dozu ayarlanmalıdır. Üniversiteler adı üzerinde herkese açık, cami, mabet gibi yerler olmalıdır."

Kampanya Bu arada, öğretim üyelerinin başlattığı kampanyaya ek olarak öğrenciler de, "Demokratik kampus için demokratik mücadele" sloganıyla bir kampanya başlattılar. Öğrenciler, "BÜ yönetiminin okula polis çağırma tavrına ve kampus hayatını zorlaştıran baskıcı uygulamalarına karşı çıkmak tüm öğrencilerin en demokratik hakkıdır. Tüm öğrencileri bu haklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz" çağrısında bulundular.


TEPKİLERE NEDEN OLAN OLAY Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim üyelerinin tepkisine neden olan son olaylar şöyle gelişmişti: Ata Holding'in Munzur'daki baraj projesine tepki gösteren bir grup öğrenci, 18 Mayıs Salı günü kariyer günleri çerçevesinde üniversiteye davet edilen şirket yöneticilerini protesto etti. Toplantının yapıldığı BTS binasına girmek isteyen öğrenciler, güvenlik görevlileri tarafından tartaklanarak, çevreden uzaklaştırıldılar. Bu olayın ardından rektörlüğün talebiyle okula giren çevik kuvvet, öğrencilerin bulunduğu kantini bastı. Polis müdahalesi üzerine öğrenciler orta kantinin girişine barikat kururak, arka kapıdan çıktılar. Bu sırada çevreyi ablukaya alan polis, 26 öğrenciyi döverek gözaltına aldı. Polis saldırısı nedeniyle bir öğrencinin de kolu kırıldı. Polis, olaya müdahale etmeye çalışan personel, öğretim üyeleri ve öğrencilere de, rektörlüğün davetiyle okula geldiğini belirterek, engel oldu. Bu olay, 'demokratlığıyla' övünen Rektör Sabih Tansal'ın ne kadar demokrat olduğunu da gözler önüne serdi. Tansal, Boğaziçi Dergisi'nde çıkan yazısında, şu görüşü dile getirmişti: "BÜ ülkenin en prestijli üniversitesidir. Çok değerli bir özgürlük ve demokrasi geleneğine sahiptir. Dış koşulların en elverişsiz olduğu yıllarda bile bağımsızlık, katılımcılık, özgürlük havasını büyük ölçüde koruyabilmiş bir kurumuz biz." (Sabih Tansal Boğaziçi - Mayıs 2004, sayfa 33)"


Hazırlan bildiriye imza atan hocalar Ayşe Buğra Biray Kirli Fatma Gök Şemsa Özar Nadir Özbek Taha Parla Cengiz Kirli Meltem Ahiska Zafer Yenal Zeynep Gambetti Nazan Üstündağ Fikret Adaman Suna Ertuğrul Karanfil Soyhun Ünal Zenginobuz Yücel Terzibaşoğlu Gül Sosay Oya Köymen Nükhet Sirman Rıfat Okçabol Çağlar Keyder

ÖNCEKİ HABER

Maliyet enflasyonu aştı

SONRAKİ HABER

Cumartesi Anneleri’ne insan hakları, barış ve demokrasi ödülü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa