21 Mayıs 2004 01:00

Grevciler dayanışmaya çağırıyor

Havalar ısınmaya başlasa da direnişçilerin bulunduğu açık arazi oldukça soğuk. Kent merkezinden gelen birisi için, insanı kış ayında gibi hissettirecek kadar kuvvetli.

Paylaş
Havalar ısınmaya başlasa da direnişçilerin bulunduğu açık arazi oldukça soğuk. Kent merkezinden gelen birisi için, insanı kış ayında gibi hissettirecek kadar kuvvetli. Direniş çadırı yan yana tutturulmuş üç güneş şemsiyesinden oluşuyor. Şemsiyelerin yatay olarak konmasının amacı rüzgârı kesmek. İşçiler üşümemek için şemsiyelerin önünde sıralanıyor. Bu zorluğa rağmen işçiler "Zoru atlattık" diyor. Çünkü Ayser Tekstil işçileri tam üç aydır kara kışa, yağmura, çamura rağmen grev yerini terk etmediler. Düşük ücrete ve günde 12 saatlik çalışmaya karşı insanca yaşamak ve çalışmak için TEKSİF Bakırköy Şubesi'nde örgütlenen Ayser Tekstil işçileri, patronun sendikayı kabul etmemesi nedeniyle grevde. Sınıf kardeşlerinden destek bekleyen Ayser Tekstil işçileri, "Dayanışma direncimizi artırıyor" diyor. "İşçi hakkı bir yana buralarda çalışan işçiler insan haklarını kullanamıyor. Çocuklar bile çalıştırılıyor" diyen Selami Büyüksivri, herkesi patronlara, hükümete, savaşa ve haksızlıklara karşı harekete geçmeye çağırıyor. "Her koyun kendi bacağından asılır hesabı yapılıyor, ama artık olanlara seyirci kalmamak gerekiyor" diyen Büyüksivri, grevlerinin çalışan herkesin insanca çalışması ve yaşaması için önemli olduğunu ekliyor.

Patron da örgütlüyor Salih Ateş ise fabrikada çalışan işçileri göstererek "Birlik olsak daha iyi olur, patron da onları örgütlüyor" diyor. Evli ve üç çocuk babası Ateş, yaklaşık 6 yıl bekçilik yaptığı fabrikadan bir lira tazminat verilmeden atıldığını söylüyor. Abdullah Sürgü, 26 yaşında ve bekar. Ayser Teksti'de günde 12 saat çalışarak 220 milyon lira ücret aldığını söyleyen Abdullah Sürgü, Kürt. Çevrelerindeki kot atölyelerinde çalışan işçilerin korktukları için kendilerini ziyaret edemediğini söyleyen Sürgü, şunları anlatıyor: "Burada en az 2 bin kişi çalışıyor ve onların da çoğu Kürt. Çok kötü koşullarda çalışıyorlar. Sigorta, sendika ne bilmiyorlar. Bütün fabrikalardan işçilerle görüşüyoruz, toplantı yapıyoruz. Bildirilerimizi ulaştırıyoruz. Ancak korkuyorlar. Zaten onlardaki işleyiş şu: Patron bir kişiye 'Bana 20 işçi getir' diyor. O da memleketinden getiriyor. İşçiler kölece çalıştırılıyor. İşçi getiren de o işçiler üzerinden para kazanıyor."

Aileler destekliyor Üç aydır direndiklerini ve artık zor günleri geride bıraktıklarını ifade eden Sedat Özel, eşinin, anne ve babasının, kardeşlerinin kendisine destek verdiğini belirtiyor. "Çünkü haklıyız ve onlar da bunu biliyor" diyen Özel, 8 yıllık işçi. Sendikalaşmaya yeni gelen müdürün günde 12 saat çalışmayı zorunlu yaptığında ve sosyal hakları kaldırdığında karar vermiş. İş Mahkemesi'ne açtıkları iade davasının 15 Haziran'da görüleceğini hatırlatan Özel, destek beklediklerini dile getiriyor.

ÖNCEKİ HABER

Hurdalar ölüm saçıyor

SONRAKİ HABER

Halime Encu: Veli kalmıştı elimde, onu da aldılar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa