18 Mayıs 2004 01:00

Bir işçi ne yapamaz?

"Hayal etmek". Ne diyordu o meşhur şarkısında John Lenon, "Hayal et". Bir işçi, hem de ellisinden sonra hayal ediyor. Hayal etmekle ve tasarlamakla atılıyor, güzel ve yaşanabilir bir dünyanın ilk adımları.

Paylaş
"Bir işçi, yani hayatı yaratanlardan biri neyi yapamaz?" Bu soruyu yaşamın büyük bir bölümünü Elazığ'da bir bakır işletmesinde çalışarak geçiren Nedim Armağan'a sorduk. Nedim Armağan'ın özelliği sadece işçi olması değil çocukluktan bu yana resme olan yeteneği ve ilgisi. Nedim Armağan, vardiyalı sistemle çalıştığı işçilik yaşamında resme zamanı ayıramamış, ta ki ekmekli olana kadar. "Daha güzel ve yaşanabilir bir dünya işçi Nedimler'in hayalleriyle gerçekleşecek" diyor Nedim Armağan'ın arkadaşı başka bir işçi… Nedim Armağan, Elazığ Maden ilçesinin Durmuştepe köyünde doğan bir işçi çocuğu. Maddi durumu çok iyi olmayan ailede yaşayan Nedim Armağan, "Babam bakır işletmesinde çalışırdı. 15 günde bir eve gelirdi." diyerek babası ile fazla görüşemediğinden bahsediyor. Armağan, 3. sınıfta ilkokul hocasının ders sırasında kendine mevsim çizelgesi yapılması gerektiğini ve bunu kendisinin yapması gerektiğini iletmiş.

Emekli olunca Bütün ders boyunca çizelgeyi yapan Armağan, bu sayede resme olan yeteneğin fark eder. Ancak orta ikinci sınıfta maddi olanaksızlıklar yüzünden okulu bırakıp, askere gider ve döndüğünde babasının çalıştığı Etibank'a ait bakır işletmesine çalışmaya başlar. 25 sene çalıştıktan sonra emekli olan Armağan, emeklilik hayatın da işçiliği sırasında zaman ayıramadığı resme başlar. Senede 3-4 defa resim yaptığını söyleyen Armağan, hiçbir tahsil görmemesine rağmen bu resimleri yaptığı için kendini takdir ettiğini ifade ediyor. Resimlerini satmak için hiç sergi açmayı düşünmediğini söyleyen Armağan, " Eş, dost, akrabalar beğendiği resmi alıyor" diyerek bu işi ticari olarak değil bir hobi olarak yaptığını söylüyor. "Ben resmi yaparken o resimde yaşıyorum. Benimde o resim içerisinde gezmem o resim de yaşamam hoşumu gidiyor" diyen Armağan, resimlerini yaptığı yerlere varlığı ya da yokluğu konusunda hiçbir bilgisi olmadığını ifade ediyor. Var olan sitemden şikâyet eden Nedim Armağan, "Bu ortam doğanın güzelliklerin, hayatın güzelliklerini, insanın güzelliklerini ortadan kaldırıyor" diyerek sıkıntılarını dile getiriyor. Üretimimin gerçekten yaşayabilmenin tek yolu olduğunu belirten Armağan, "Hayatta yaşamak için sadece ekmek kazanmak yetmiyor, üretmek ve kendini geliştirmek de gerekiyor" diyor.

ÖNCEKİ HABER

Haydi müzeye!

SONRAKİ HABER

Büyükçekmece'de fişlenme kaygısı: 'Kim nereli' diye soruyorlar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa