17 Mayıs 2004 01:00

Yaylalara vize uygulaması

Ağrı Valiliği, Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı dağı eteklerinde bulunan yayların boşaltılmasını isterken; diğer yaylalara çıkılmasını da izne bağladı.

Paylaş
Ağrı Valiliği, Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı dağı eteklerinde bulunan yayların boşaltılmasını isterken; diğer yaylalara çıkılmasını da izne bağladı. Valiliğin kararı, İl Jandarma Komutanlığı ile Doğubeyazıt ilçe Jandarma Komutanlığı'na bildirildi. Karara uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacak. Ağrı Valiliği, "2. Derece Askeri Yasak Bölge" olduğu gerekçesiyle; Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı dağı eteklerindeki yaylaların boşaltılmasını istedi. 4 Mayıs 2004 tarihinde alınan karar göre; Mıhtepe, Küçük Ağrı, Biçare, Resul, Abdiyurdu, Kazer, Sakaniler ve Gedikyurt yaylalarında yaşayanlar, 20 Mayıs 2004 tarihine kadar bölgeyi terk etmeleri gerekiyor.

'Çoban Tanıtım Kartı' Valilik, izin verilen yaylalara çıkılmasını da şartlara bağladı. Bu göre, izinli yaylalara çıkmak isteyenler, Kaymakamlığa başvurarak, kendisi ve 10 yaşından büyük çocukları için, "Yayla İzin Kartı", çobanları için, "Çoban Tanıtım Kartı" alacaklar. Ayrıca yaylalar bölgesinde süt ve yoğurt gibi ürünleri toplamak için gelen araçlar içinde "Araç İzin Belgesi" alınacak. Valilik, bu belgeleri almayanların kesinlikle yaylalar bölgesine çıkamayacağını bildirdi. Ağrı Valiliği, yasaklanan bölgeye çıkanlar hakkında ve yasaklanan bölgeden zamanında inmeyenler hakkında, "Yasaklanan Bölgeye Girmek", "Askeri Yasak Bölgeyi İhlal Etmek" ve "Hükümet Emirlerine Muhalefet Etmek" suçlarından işlem yapılacağını belirtti.

İmza kampanyası Yaylaların yasaklanması kararına karşı köylüler ise imza kampanyası başlattı. Sulekose ve Beyro köylerinde yaklaşık 500 imza toplayan köylüler Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na faks çekti. Köylüler gönderdikleri faksta, tapulu arazilerinin kendilerini çekemeyenlerin yaptığı asılsız ihbarlar üzerine ellerinden alınmak istendiğini, yaylaların 'askeri bölge' ilan edilmesinin altında bu gerçeğin yattığını belirttiler.

Göç-Der tepki gösterdi Bu arada Göç Edenler Derneği Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği (Göç-Der), yaptığı yazılı açıklamada yayla yasağına tepki gösterdi. "Yerleşim özgürlüğünün sağlanmasını" isteyen Göç-Der, kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


"Bergama'da yakında
    yine ateşler yanacak"Özer Akdemir Bergama köylüleri ABD sermayeli Normandy'nin topraklarında siyanürle altın çıkarmasına karşı verdikleri mücadeleden çok şey öğrendiklerini söylediler. İletişim kitapevinde önceki gün Bergama köylülerinin bu mücadelesini konu alan bir etkinlik yapıldı. Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Ethem Özgüven'in hazırladığı madene karşı verilen mücadeleyi anlatan "Işık İnsanları" adlı belgesel filmin gösterilmesinin ardından, köylülerin sözcüsü Oktay Konyar, Ovacık köyünden Şahsine Dikemoğlu, Ayşe Yüksel ve Mehmet Uslu'nun katıldığı bir söyleşi yapıldı. Ovacık köyü kadınlarından ilerlemiş yaşına rağmen eylemlerde önde olmasıyla tanınan Şahsine Dikmenoğlu, altın madenine karşı yıllardır birçok yürüyüşler, eylemler yaptıklarını dile getirdikten sonra; "Ama devlet bizi hiç duymadı. Bizle hiç ilgilenmedi. Bizim halimiz n'olacak. Bizim tarlalarımız var, biz tarlalarla yaşıyoruz, geçiniyoruz. Pamuk, buğday, nohut, bakla, zeytin herşeyi yetiştiriyorduk. Ne olacak şimdi? Tilkileri öldürdüler devlet ceza verdi yapanlara. Bizim tilkiler kadar bile değerimiz yokmuş." dedi. Dikmenoğlu şöyle devam etti: "Altın madeni, altın madeni. Bize ne altın madeninden. Bizim tarlalarımız zaten altın veriyor. Pamukçuluk yeter bize. Kimse altınla gömülmez ama herkesin ölürken bile giydiği kefeni pamuktandır. Sonra sebzeler olmasa şehirler neyle yaşayacak?Atatürk'ün kurtardığı bu toprakları devlet satıyor."

"Böl-parçala taktiği uyguladılar" Madende çalışırken hastalanan, bu nedenle işten çıkarılıp, sosyal güvencesiz şekilde kaderine terk edilen eski altın madeni işçisi Mehmet Uslu, sağlığını altın madeninin bozduğunu dile getirdi. Çalıştığım süre boyunca madencilerin, karşı çıkan köylüleri kendilerine "vatan haini" Türkiye'nin zararına işler yapan insanlar olarak anlattıklarını dile getiren Uslu, "Bizlere böl- parçala taktiği uyguluyorlardı. Bundan da başarılı oldular" dedi.

"Mücadeleyle yaşıt kızım var" "Biz madene karşı mücadeleye başladığımızda ben hamileydim" diye konuşmasına başlayan Bergama köylülerinden Ayşe Yüksel ise, "Eylemlerin içinde büyüyen, mücadeleyle yaşıt bir kızım var." diye konuştu. "Yapılabilecek hemen herşeyi yaptık. Köylüler olarak daha da bilinçlendiğimizi düşünüyorum. Bunlar bizim kazanımlarımız. Biz şunu gördük; bizim önümüzde öyle bir şirket var ki devletten daha büyük. Bunu üzülerek söylüyorum. Şimdi duyuyoruz "Bergama köylüleri durdu" deniliyor, aslında duran biz değiliz, tüm ülke durdu." Söyleşide son olarak konuşan köylülerin sözcüsü Oktay Konyar, dünyanın hiçbir yerinde örgütlü bir mücadele kendiliğinden gelişmediğini belirterek, "Mücadelenin koşulları önemli. Bergama'daki mücadele içinde çevrecilik, insan hakları, demokrasi, özgürlük tüm evrensel değerleri bulabileceğiniz bir mücadele. Jandarmadan korkan kaçan insanlar jandarmaya barikat oldular. Yasaları öğrendik. Akşamları evlerimizde hukuk çalıştık. Gözaltına alınırsak haklarımız nelerdir, mahkemelerde nasıl ifade verir bunları öğrendik. En önemlisi de emperyalizmin gerçek yüzünü öğrendik." diye konuştu. Geriye dönüp baktıklarında denenmedik hiçbir şeyin kalmadığını, yapılabilecek her şeyin yapıldığını gördüklerini söyleyen Konyar, "Geçen gün su tahlillerini beraber aldık hocalarla 0.38 pm siyanür çıktı. Arsenik çok yüksek. Bu tahlilleri köylerin kahvelerine asmak istiyoruz asamıyoruz. Yasal prosedürü bekliyoruz. Bunu başarabilirsek köylerde iyi bir motivasyon yaratabiliriz." dedi. Kendi halkını emperyalizme yenik düşürmek için korkunç yöntemler geliştiren bir ülkenin insanları olduklarını dile getiren Bergama köylülerinin sözcülerinden Konyar, sözlerini, "Şunu altını çizerek, inanarak söylüyorum. Hani nasıl kimse Bergama'dan böylesine bir enerji beklemiyordu, şu Maden Yasası çıksın. Madende bir küreği 6 kişi tutuyor. O bir kişiye düşsün. Bergama'da ateşler yanacak yeniden. Bunu hep beraber göreceğiz." diye bitirdi.

ÖNCEKİ HABER

Sınavlar rant kaynağı mı?

SONRAKİ HABER

Kayseri Büyük Bürüngüz köylüleri siyanürle altın aramaya karşı çıkıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa