16 Mayıs 2004 01:00

"Üniformalı" bombalar

Terk edilmiş halde bulunan ve bir subaya ait olduğu belirtilen bombalı aracın, KKTC Başbakanı Talat'ın evine yönelik bombalı saldırıyla da bağlantılı olduğu konuşuluyor.

Kuzey Kıbrıs, "faili meçhul" bomblama olaylarının yabancısı değil. Ancak ilk kez, bir bombalama olayının ardından, olayın arkasında 'üniformaların' bulunduğu resmi çevrelerce de konuşulmaya başlandı. Avrupa ve Afrika gazeteleri matbaasına, eski Başbakan Derviş Eroğlu'nun ve 18 Şubat 2004'te de şimdiki Başbakan Mehmet Ali Talat'ın evlerine atılan bombalar, barış yanlılarının miting düzeleyeceği İnönü Meydanı'nda ortaya çıkarılan bombalar, hep faili meçhul kaldı. Olayı soruşturmakla görevli polisten bombaların türü ile ilgili pek de doyurucu olmayan kısa açıklamaların ardından, bombalar unutturulmaya çalışıldı. Avrupa ve Afrika gazeteleri matbaasında patlayan bombalarla ilgili tek "açıklama" ise KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan geldi o dönemde: Kendileri koymuşlardır!... 6 Mayıs gecesi Kıbrıs gazetesinde patlayan üç bomba ile konu yine Kıbrıs'ın gündemine geldi. Gazetenin baskıya hazırlandığı saat 23.45'te bina arka arkaya meydana gelen 3 şiddetli patlamayla sarsıldı. Olay yerine yarım saat sonra gelen polis, henüz yeterli incelemeleri tamamlamadan, bombları "ses bombası" olarak tanımladı. Bir gün sonra ise bombaların ses bombası değil, "el yapımı, fitilli ateşleme sistemli, ana maddesi dinamit olan basınç etkili bomba" olduğu açıklandı. Genel kanı, yine her şeyin ört bas edileceği, olayın kapatılacağıydı. Ancak 11 Mayıs günü Lefkoşa'ya bağlı Gönyeli köyü çıkışında terk edilmiş halde bulunan otomobille, bu olay yeniden gündemin birinci maddesi oldu. Araç, orada iki günden beri bulunuyordu. Bomba yüklü olduğu ihbarının alınması üzerine Gönyeli'ye giden polis, birbuçuk saatlik bir incelemenin ardından otomobile el koyarken tüm ısrarlara rağmen açıklama yapmaktan kaçındı. Olay yerine giden KKTC İçişleri Bakanı Özkan Murat, yetersiz de olsa ilk açıklamayı yaptı. Aracın bagajında "patlayıcı olduğu sanılan madde bulunmuş ve incelemeye alınmıştı." Ertesi gün ortaya çıkanlar ise dehşet vericiydi. Araçtakiler, onlarca binayı havaya uçurabilecek güce sahip, C4 türü patlayıcılardı. Daha önemlisi; AR 867 plakalı Renault TX marka araç, görev süresini tamamlayarak ülkesine dönen Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri'nde görevli bir subaya aitti ve bomba uzmanı olan bir astsubayın kulanımındaydı. Güvenlik Kuvvetleri'ne bağlı Polis Genel Müdürlüğü suskunluğunu korurken, İçişleri Bakanı Özkan Murat özetle şunları söyledi: "Son zamanlarda bu konuda toplumda ciddi rahatsızlık var. Bir rastlantı mı bilemiyoruz, ama bu patlayıcılar son dönemdeki patlayıcıları andıran patlayıcılardır. Bunu kesinlikle o anlamda söylemiyorum ama ilgili makamlar tarafından ciddi şekilde soruşturulmalıdır. Topluma daha açık bilgi vermek hepimizin yükümlülüğüdür..." Polis Basın Subaylığı da aynı gün akşam saatlerinde bir basın bülteni yayımladı. Soru işaretleriyle dolu bültende, "Yapılan incelemede araç sahibi şahsın, patlamayan mermilerin imhasıyla görevli (sürveyan) bir astsubay olduğu ve görev dönüşü arıza yapması nedeniyle aracını yol kenarında bıraktığı belirlenmiştir" deniliyordu. Konuyla ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğü anlatılan bültende, böylesi yüksek tahrip gücüne sahip patlayıcıların sivil bir araçta neden bulundukları, neden 3 günden beri sokak ortasında bekletildikleriyle ilgili sorulara yanıt aranmıyordu. Cumhurbaşkanı Denktaş da bildik açıklamalarını yapıyordu: "Her bomba olayının çeşitli maksatlarla çeşitli taraflarca ve bazı hallerde sempati toplamak amacıyla ilgili kişilerce yapıldığına şahit olmuş bir kişiyim."

Talat'a saldırıyla bağlantılı mı? Yeni Düzen gazetesinde dün yer alan bir iddia ise, olayın boyutlarının ciddiyetini ortaya koydu. Gazete, güvenlik birimlerine çok yakın kaynaklardan aldığını belirttiği bilgiler ışığında, söz konusu aracın, Başbakan Mehmet Ali Talat'ın evine konan bomba olayında da yer aldığına dair çok ciddi bulgulara rastlandığını yazdı. Aynı haberde, 'güvenilir kaynakların', soruşturma sırasında ordu içinde paramiliter örgütlerle işbirliği yapan kimi çevrelerin açığa çıkmaya başladığını söylediği iddialarına da yer verildi.

ÖNCEKİ HABER

SERSEM SEPELEK TEYZE

SONRAKİ HABER

The SEC ruling has tarnished every election that has been and will be held!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa