Kardeşliğe jandarma copu

"ODTÜ'den Dicle'ye Kardeşlik Köprüsü" etkinliğinin ikinci ayağı olan Dicle Üniversitesi (DÜ) öğrencilerinin ODTÜ ziyaretine rektörlük ve jandarma el ele dinamit koydu.

Dicle Üniversitesi (DÜ) öğrencilerinin ODTÜ'yü ziyareti, rektörlük ve jandarmanın engeline takıldı. Her yıl birçok üniversiteden öğrencilerin katıldığı şenliğe, rektörlüğün talimatıyla DÜ öğrencileri alınmadı. Bunun üzerine kampüse birlikte girmek isteyen her iki üniversiteden öğrencilere jandarma saldırdı. Saldırıda 10 öğrenci yaralandı, 2 öğrenci gözaltına alındı. ODTÜ öğrenci toplulukları, geçtiğimiz ay, Dicle Üniversitesi'ne bir ziyaret gerçekleştirmişti. "ODTÜ'den Dicle'ye Kardeşlik Köprüsü" adlı bu buluşmada paneller, söyleşiler, şenlikler yapılmıştı. Ziyaret sırasında, "ODTÜ'den Dicle'ye Kardeşlik Köprüsü"nün ikinci ayağı olarak Dicle Üniversitesi öğrencilerinin, ODTÜ'yü ziyaret etmesi kararlaştırılmıştı. ODTÜ öğrencileri Dicleli kardeşlerini ağırlamak için hazırlıklarını sürdürürken, ODTÜ Rektörlüğü buluşmaya "güvenlik gerekçesiyle" izin vermeyeceğini bildirdi. ÖDTÜ öğrenci topluluklarının önceki gün yaptıkları görüşmede, Rektör Ural Akbulut, "ihbar aldıklarını, DÜ'den gelen öğrencilerin olay çıkartacağını" öne sürdü.

Jandarma yığınak yaptı Ankara'ya üç otobüsle hareket eden DÜ öğrencileri, ODTÜ öğrencileri tarafından dün sabah Gölbaşı'nda karşılandı. Bu sırada sabah erken saatlerde, etkinliklere katılmak için ODTÜ'nün Yüzüncü Yıl girişinden kampuse girmek isteyen 4 kişilik ilk heyet jandarma tarafından engellendi.

Yürüyüş başladı ODTÜ öğrencileri, "Bahar şenlikleri bünyesinde düzenlenen etkinlik biletlerinin ODTÜ dışında da satıldığını, her yıl ODTÜ'ye çeşitli üniversitelerden yüzlerce öğrencinin girdiğini" hatırlatarak, uygulamanın antidemokratik olduğunu belirttiler. Jandarma komutanları ise "Rektörlüğün kesin talimatı olduğunu, etkinliklere ODTÜ öğrencilerinden başka kimsenin alınmadığını" ileri sürdü. DÜ öğrencilerinin içeri alınmadığını öğrenen ODTÜ öğrencileri, kampus içinden yürüyüşe geçerek, Yüzüncü Yıl girişine geldi. DÜ'den gelen öğrenciler ve yanlarındaki ODTÜ öğrencileri de "Kardeşlik Köprüsü engellenemez", "Yaşasın halkların kardeşliği" sloganlarıyla ODTÜ girişine ulaştı. Jandarmaya bağlı kuvvetler yığınaklarını artırırken, öğrencilere destek vermeye gelen ODTÜ akademisyenlerinden Prof. Dr Semih Bilgen ve Cem Somel ile '68 önderlerinden Mustafa Yalçıner, öğrencilerin içeri alınması için görüşmelerde bulundu. Ancak sonuç alamadılar. Bir süre daha bekledikten sonra kampuse doğru yürüyüşe geçen ODTÜ ve DÜ öğrencileri ilk barikatı aşarken, kampus girişindeki ikinci barikatta jandarma joplarla öğrencilere saldırdı. Bir panzer de öğrencilere su sıktı. Saldırıda yaralanan 10 öğrenci hastaneye kaldırıldı, 2 öğrenci de gözaltına alındı.

Muhabirimiz gözaltına alındı Jandarma müdahalesi sırasında gazetemizin stajyer muhabirlerinden Oya Tezel de gözaltına alınarak, bir süre jandarma karakolunda alıkondu. Tezel, daha sonra serbest bırakıldı. Olayları değerlendiren öğrenciler, Anti-NATO Zirvesi'ni kampüs dışında gerçekleştirme kararı aldı. Marşlar eşliğinde halaylar çeken öğrenciler, "Kardeşlik köprüsünün kurulmasının önüne geçilemeyeceğini" vurguladılar.


DÜO-DER: Saldırıyı kınıyoruz Dicle Üniversitesi Öğrenci Derneği (DÜÖ-DER) Başkanı Hüseyin Aydın, "Kardeşlik Köprüsü"nün kurulması için ODTÜ'ye geldiklerini ifade ederek, "Ancak karşımızda jandarma ve sivil polisleri bulduk. ODTÜ Rektörü 'her gün binlerce kişi bizim üniversiteyi ziyaret ediyor' diyor. Peki bizi niye engelliyorlar? Biz Kürt olduğumuz, farklı bir bölgeden geldiğimiz için mi ODTÜ'ye alınmıyoruz? Saldırıyı kınıyoruz" dedi.

Emek Gençliği: Saldırı kardeşliğe Emek Gençliği Merkez Yöneticisi İlhan İlbay, jandarmanın öğrencilere saldırmasına tepki gösterdi. Dicle Üniversitesi'nden gelen öğrencilerin, iki halkın kardeşleşmesi için ODTÜ'ye geldiğini hatırlatan İlbay, "Bu saldırı iki halkın gençliğinin kardeşleşme çabasına yöneliktir. Jandarma ve rektörlüğün tutumunu kınıyoruz" diye konuştu.

src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Gecekondular yıkılıyor villalar yükseliyorÇağrı Yağar Antalya'da Kepez ve Muratpaşa belediyelerinin yoksulların evlerini başına yıkma operasyonu sürüyor. Gecekonduları yıkan belediyeler kaçak villalara, dublex villalarını triplexe çevirmek isteyenlere göz yumuyor. Oteller ve villalar söz konusu olduğunda ne İmar Kanunu, ne de Kıyı Kanunu işletiliyor. Ermenek Mahallesi'ndeki gecekondu yıkımlarını sürdüren Muratpaşa Belediyesi, aynı semtte denize sıfır villalarına kat çıkanları seyrediyor. Ermenek Mahallesi'nin hemen yanındaki Örnekköy'de bulunan Martılı Sitesi'nde dubleks villalarının çatılarını kata çeviren, pencerelerinin önüne balkon çıkan ve evlerini triplekse dönüştüren mülk sahipleri görmezden geliniyor.

'Kolay gelsin' demişlerdi Antalya'nın Ermenek Mahallesi'nde bulunan evler hakkında yıkım kararı çıkarılması Muratpaşa Belediye Başkanı CHP'li Süleyman Evcilmen ile halkı karşı karşıya getirdi. Polis eşliğinde gelen yıkım araçlarını mahalleye almayan mahalle sakinleri, Evcilmen'e ateş püskürüyor. Gazetemize açıklama yapan, ancak yıkım sırasındaki çatışma nedeniyle polis tarafından arandıkları için isimlerini vermek istemeyen mahalle sakinleri, "kandırıldıklarını" söylüyorlar. Seçim öncesi mahallelerine sürekli yıkım araçlarının geldiğini ve evleri yıktığını anlatan halk, seçim sürecinde yaşananları şöyle anlatıyor: "Seçim sürecinde hiç gelmediler. Oy amacıyla yapılan bu olay üzerine insanlar bankalardan kredi alarak evlerini yeniden yaptılar. Seçim sürecinde tüm evlerin elektrik ve su bağlantısı yapıldı. Hatta evlerimizi yaparkan belediye başkan adayları bizi ziyaret ederek 'Kolay gelsin' dediler. Süleyman Evcilmen de mahallede yaptığı kahve toplantısında 62 evin tapusunun hazır olduğunu 978'inin ise hazırlandığını anlattı. 'Seçim sonrası davul zurna eşliğinde tapuları size vereceğiz' dedi. Evcilmen başkan olduktan sonra ellerinde gaz bombaları ile evlerimizi yıkmak için polisi yolladı." Evcilmen'in bütün bu sözleri gazeteciler huzurunda verdiğini de anlatan mahalle halkı, Evcilmen'e 'hodri meydan' çağrısı yapıyorlar. Evcilmen'in daha önce de kendilerini kandırdığını anlatan mahalle halkı, Evcilmen'in 1999 seçimlerinde de Ermenek Mahallesi halkını "toplu konut projesi" sözü verdiğini söylüyorlar. Mahalle halkı, yıkım araçlarının mahallelerine girmelerini engellemekte kararlı.

Onlarca kişi yaralanmıştı Antalya'nın Lara bölgesinde bulunan Muratpaşa Belediyesi sınırları içinde yer alan Ermenek Mahallesi'nde gecekondu yıkımları sırasında polisle mahalle halkı arasında çatışma çıkmıştı. 10 Mayıs günü yıkım ekiplerini karşılarında gören mahalle halkı, kendilerine söz veren Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen'in mahalleye gelmesi talebiyle yıkıma direnmişti. Mahalle halkının bu tutumuna polis, kadınların üzerine araba sürerek ve gaz bombaları atarak cevap vermişti. Olayda onlarca kişinin yanı sıra 22 polis yaralanmış, 9 kişi de gözaltına alınmıştı.


Tek eczane de tehlikede İkinci katı kaçak olarak yapıldığı için yıkılan evin altında Ermenek Mahallesi'ndeki tek eczane bulunuyor. Binanın ikinci katı Muratpaşa Belediyesi'nce eczanenin üstüne yıkılmış ve öylece bırakılmış. Hastalar eczaneden ilaç almak için mecburen yıkıntının altına giriyor. Mahalle halkı binanın üstünü nasıl temizleyeceğine karar veremiyor çünkü her an yıkılabilir. Mahalle halkı soruyor: "Peki burası insanların üstüne çökerse bunun suçlusu kim olacak?"


Kitaplarımın hepsini alamadım 2 ay önce Santral Mahallesi'nde yaptıkları gecekonduda yaşayan Yüksel ailesinin evi, Kepez Belediyesi yıkım ekipleri tarafından yerle bir edildi. Yüksel ailesinin 14 yaşındaki kızı Nesibe ile küçük kardeşi Nesrin, polisle birlikte gelen yıkım ekiplerinin uyarısı üzerine ders kitaplarını ve okul çantalarını alıp evden çıktılar. Fatma Parıltı İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Nesibe, evlerinin yıkılmasını gözyaşları arasında izlerken, gecekondunun enkazı arasında 'Maviş 'adını verdiği kedisini aradı. Doğuştan engelli Nesibe, kitaplarının çoğunu alamadığını belirterek, "Evde televizyon izliyordum. Yıkım ekiplerinin geleceğini söylediler. Ekipler gelince çantamı ve kitaplarımı aldım. Çoğunu da alamadım. İnşallah çıkartmışlardır. Evimiz de yıkıldı. Şimdi ne yapacağımızı bilmiyorum" diye konuştu.

www.evrensel.net