Orada devlet var mı?

Bingöl depreminin üzerinden 1 yıl geçmesine karşın kentte yaralar hâlâ sarılamadı. 6.4 şiddetindeki depreme 176 can veren Bingöl'de, ekonomi çökme noktasına gelirken, Başbakan Erdoğan'ın temelini attığı konutların büyük bölüme de hak sahiplerine teslim edilmedi.

Bingöl; bir yıl önce bugün 6.4 şiddetindeki depremle sarsıldı. Saat 03.27'de Sancak, Uzunpınar Fay Hattı'nın kırılması sonucu meydana gelen orta büyüklükteki bu depremde; 176 kişi öldü, 521 kişi yaralandı. Aradan bir yıl geçmesine rağmen kentte depremin izleri silinemedi. Evleri yıkılan ve hasar gören çok sayıda ailenin konut sorunu devam ediyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından temeli atılan konutların bir bölümü de halen hak sahiplerine teslim edilmedi. Bingöl yaşanan deprem en çok da kentin ekonomisini etkiledi. Resmi verilere göre, 237 işyeri tamamen kullanılamaz hale gelirken yüzlerce işyeri de orta ölçekli hasara maruz kaldı. Deprem sonrası devlet ekonominin canlanması noktasında da girişimde bulunmadı. O dönemde esnaflara verilen BAĞ-KUR borçlarının ertelenmesi ve düşük faizli kredi sözleri yerine getirilmezken, işyerleri yıkılanlar için yapılması gereken yeni işyerleri de yapılmadı. Bu ekonomik tablo Bingöl'de 1 yıl içerisinde yani depremden sonra 215 işyerinin tamamen kapanmasına neden oldu. DİHA'ya konuşan BİNDEP-DER Başkanı Hatip Yolcu, 1 yıl geçmesine rağmen kalıcı çözümlerin sağlanamadığını söyledi. Yolcu, "Deprem sonrası Bingöl halkı açlığa ve sefalete mahkum edildi. Özellikle deprem sonrası yapılan yapım ve güçlendirme ihaleleri yoluyla ciddi rantlar sağlandı" dedi. Konutların halen teslim edilmemesine tepki gösteren Emrullah Çibik adlı depremzede ise kura sonucu kendisine çıkan konutu henüz alamadığını ifade etti. Konutların kendilerine parayla satıldığını dile getiren Çibik, "Ayda 175 milyon ödememiz isteniyor, ancak Bingöl'de hiç kimse bu parayı ödeyecek durumda değil" diye konuştu. Kurada kendisine konut çıkan Nevzat Azak da konutların halen teslim edilmemiş olmasının büyük bir eksiklik olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Devlet, 'kira öder gibi aidat ödenecek' diyor, fakat burada kimse bu kadar pahalı kira ödemiyor ki. Bu şartlarda kimse bu evlere girmez."


DEPREMZEDELERE ATEŞ AÇILDI Bingöl depremle bir anda gündeme geldi ancak burayı en çok gündemde tutan nedenlerden biri de devletin depremzedelere yönelik tavrıydı. Depremin hemen ertesi günü Valiliğin önünde toplanarak çadır talebinde bulunan vatandaşların üzerine polis ve özel timler tarafından ateş açıldı. Olayla birlikte ikinci depremi yaşayan halk gün boyunca Valiliğin önünde protesto gösterisi düzenledi.


'KURTULDUĞUMA SEVİNDİM AMA...' Depremde en büyük yıkımı yaşayan Çeltiksuyu Yatılı İlköğretim Bölge Okulu depremin 1. yıldönümünde acılarını bastırmaya çalışıyor. 1 öğretmen ve 84 öğrencinin yaşamını yitirdiği okulda onlarca öğrenci de yaralandı. Enkazdan kurtulmayı başaran öğrencilerden Emrah Becerikli, o günleri hatırladıkça okula gelmek istemediğini belirterek şöyle konuştu: "Deprem olduğunda 4. kattaydım. Birden sarsıntı oldu ve bina yıkıldı. 5 saat enkazın altında kaldım. Yanımda bulunan arkadaşlarım ölmüştü. Okulumuz yine aynı yerde yapıldı ve biz her an o günleri yaşıyoruz." Depremzedelerden Mehmet Kıtay, depremde işyerlerinin yıkıldığını, şu anda bir gelirlerinin olmadığını belirtirken; Aydın Bukebudraç, işsizliğin işsizliğin çok büyük boyutlara ulaştığına dikkat çekti.


ÜRPERTEN İTİRAFLAR Konya'da 2 Şubat tarihinde çökerek 92 kişiye mezar olan Zümrüt Apartmanı'nı inşa eden Sermet Yapı Kooperatifi'nin Fenni Mesulü Ali Vedat Kaya, Muhasip Üye İsmail Hakkı Canlıer ve Proje Sorumlusu Halil İbrahim Elliiki'nin yargılanmasına Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Davada, sanıkların, belediye ve ilgili kamu kurumlarının, apartmanın inşaatı sırasında hiç inceleme yapmadıklarını söylemesi dikkat çekti. Sanıklardan Vedat Kaya, "İnşaatta eksik malzeme kullanmadık. Ancak proje hatalı olabilir" derken; Hakkı Canlıer ise ortaokul mezunu olduğunu, inşaatlar hakkında teknik bilgisinin olmadığını, belediyenin de sadece inşaat bittikten sonra projeye onay vermek için geldiğini söyledi. Apartmanın proje sorumlusu Halil İbrahim Elliiki de, projeyi hazırlayıp verdikten sonra kendisinin sorumluluğunun bittiğini savundu. Müdahil avukatlardan Halil İbrahim Direk, zemin etüdünden başlamak üzere sanıkların her aşamada sorumlulukları olduğunu anlattı. Müdahillerin zaman zaman tepkilerini dile getirdikleri dava, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilerek, ileri bir tarihe ertelendi.

www.evrensel.net